Tıpkı Huysuz Showlarda izlediğimiz gibi seyirciye sataşan, yeri geldiğinde küfrü bile esirgemeyen, seyirciyle birlikte...
62 yıldır perdelerini kapatmadan bu gün Türkiye'nin en eski ve köklü şehir tiyatrolarından biri olan Ordu Büyükşehir Belediyesi...
Yönetmenliğini, 2015–2025 yılları arasında Londra'daki National Theatre'ın genel sanat yönetmenliğini üstlenen Rufus Norris üstleniyor.
...iki sanatçının birbirine duyduğu hayranlıkla örülü lakin aynı ölçüde kıskançlık ve rekabetle beslenen ilişkiyi ironik bir dille işliyor.
1950’lerin İstanbul'u…Denize paralel tenha bir park ve gecenin ıssızlığında kesişen iki yabancı...
Kin, kıskançlık, nefret kadar yaşadıkları bir dizi hayal ve hayat kırıklıkları....
Oyun, sadece metniyle değil, mühendislik harikası olan ama her an bozulmaya programlanmış ...
Yaşamak adına çalışmak yerine salt çalışmak adına yaşamayı seçmişlerdir bir kez.
Bir kadın yazarın sesi, kalemin gücü ve bir dönemin vicdanı üzerine etkileyici bir sahne deneyimi sunuyor...
İnsan bazen yıllarca sustuklarını, tek bir oyunun içinde dile getirir…
Yarım kalmışlığın iç kırıklıklarını yaşayan iki kişi bir parkta karşılaşmıştı...
Türkiye’de kurumsal tiyatro üretiminin en önemli yapı taşlarından biri olan Devlet Tiyatroları...
Beni müzelik bir eşya gibi muhafaza etmektense, ismimi de, yazıp çizdiklerimi de unutun gitsin.
Bu sözler, bir kabulleniş değil; her günün içindeki o gizli trajediyi görme biçimidir.
Tahliye vapurunun iskeleden hareket etmesine dakikalar kalmıştı.Yüzlerde sadece korku, endişe, panik vardı...ve bir tokat !
Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde Rufus Norris’in yönetmenliğinde sahnelenen prodüksiyon, bu klasik metni...
Özellikle de, her hayatın, her günahın hikayesini ve o hikayenin nedenini ustalıkla ele almış...
Tiyatro sanatı, tarih boyunca yalnızca bir eğlence biçimi değil; aynı zamanda düşüncenin, estetiğin ve eleştirinin en yoğun biçimde...
Oyuncu Özge Özder tarafından yönetmen Ersin Umulu'ya atılan kutlama mesajıyla yeni projenin sahnelemeye ilişkin düşüncesi 2024 yılında başlamış...
Ve halk: koyun sürüsü gibi takılıp bir tiranın peşine bazen üç-beş altına, bazen inancı sömürülerek, bazen de vatan sevgisi masalıyla kandırılıyor yüzyıllardır...