
Çiğdem Tunç Tiyatrosu bu sezon Mustafa Aslantaş'ın kaleme aldığı " Neon Çiçekleri " ile perde açmaya hazırlanıyor.
Renkli neonlar altında hep aldanışlarla yaşamak da bir yazgı ya da tercihti aslında.
Aysel Yangın ve Şengül Şar kiminle derine daldıklarını biliyorlardı. Nelerden vazgeçtiklerini de.
Güneş giderek kızıldan pembeye dönüşen, serin karanlığı yırtarken, neonlar çoktan sönmüş olurdu.
Vedet Oryantal Neptün sabah kırağısı düşmüş çiçeklere doğru uzattı elini. Gözlerinde firuzeler, pembeler menevişleniyordu.

Mustafa Aslantaş'a neden " Neon Çiçekleri " dedim önce.
- Bu oyun nasıl yazıldı ?
- Bir pazartesi akşamı Çiğdem Tunç’tan gelen telefon üzerine bismillah dedik, genel tema, karakterler, olaylar genel olarak hazırdı. Bana kalan sadec hayal gücüydü ve bir Perşembe akşamı oyunu teslim ettim.

- Kim bu Kaçak Nuri, Manav Nizamettin, Mondragon Hamdi ya Karanlık Ejder ?
- Olay bir pavyonda geçiyor. Kaçak Nuri pavyonun sahibi, mühendislik okumak için köyünden göçmüş şehre, yolu pavyona çıkmış. Manav Nizamettin ise Çiğdem Tunç’un hayat verdiği Aysel karakterine aşık, masum, romantik ve dili döndüğünce şairane, Mondragon Hamdi, pavyonun gedikli müşterisi eli sıkı, mizahi yönü yüksek, Karanlık Ejder ise, adı gibi karanlık bir tip. Ama oyunun sonunda fenerle aydınlatıyoruz.
- Neden bilmem, Şengül Şar benim için hep Cesare Pavese'den bir cümle sanki :" Ölüm gelecek ve gözleri senin olacak..." Ne dersin ?
- Aşk var, aşk. Gelen yepyeni bir hayat!. Cevaplar oyunda
- Aysel Yangın bir labirentin çoğalan çıkmazlarındaydı. İkame hayatlar yaşamıştı hep. İçinde bir matem, belki bir şarkı, bir şiir gizliydi. Yedeğinde Hicran rüzgarları, kırık tebessümler.

Yanılıyor muyum ?
- Böyle anlatırsan Aysel Abla kızar. “Entel miyim oğlum ben” der, önüne kaşık atar; “sıkıyorsa gel karşıma dikil oyna” der. Ama sonra bir yudum su alır ve oturur suratını asarak müşteri masasına... Düşünür. Cümlelerini beyninde tekrar eder ve sana hak verir. Evet öyle bir şeyler tanımlar Aysel’i, sonra bir eliyle döndürdüğü zipposunu artık çakar, ojeli parmakları arasına tutturduğu tütününü usta ve “iş icabı” bir zerafetle yakar.
- Oyunumun tek sözcüğüne dokundurtmam diyen bir yazar mısın ?
- Çok dokunulmazsa mutlu olurum. Metne sadık kalınmasını içten içe isterim, fakat! Oyuna hizmet eden her türlü düzenleme, reji tarafından ilave, oyunu sığlaştırmayacak özende doğaçlama vb her ne ise kabulüm. Metni teslim ettikten sonra teknik olarak benim işim biter, sabırla oyunu izleyeceğim günü beklerim.
- Üslubu, dili, iletisi farklı bir oyun " Neon Çiçekleri "... yazar olarak kurduğun dünyanın sence yüzde kaçı sahneye yansıyacak ?
- Açıkçası bunu merakla beklemekteyim. Ama bol keseden bir niyet tutmam gerekirse, bence %70' i sahneye yansıyacak.
Anahtar Kelimeler: neon çiçekleri
0 Yorum