MAKALELER

Onikinci Ev

2026.06.02 00:00
| | |
648

Paylaş:
Beyaz bir camın ardında, sesini duyurmaya çalışan bir kadın aktörün yaşam hikayesini anlatıyor.

ONİKİNCİ EV

Beşinci sezonunu bitirmek üzereyken sonunda izleme fırsatı bulabildiğim, birden fazla ödüllü* ONİKİNCİ EV çok başarılı bir performans oyunu.

Beyaz bir camın ardında, sesini duyurmaya çalışan bir kadın aktörün yaşam hikayesini anlatıyor. Oyunun çıkış noktası da “Artık kavga etmek istiyorum” cümlesi. En bilinen çağrışımıyla “ağlamayana meme yok” durumu, aslında günümüz toplumunun geldiği BAĞIRA ÇAĞIRA KAVGA hali.. Artık kimse sakince ve birbirine saygı duyarak iletişim kuramıyor sanki.. Varlığınızı ispatlayabilmeniz, ne kadar görülebilir ya da ne kadar duyulabilir olduğunuza bağlı ve mesleği görünür olmak üzerine kurulu olan bir aktörün, sektörde kendine yer edinebilmesi için ne gerektiğini sorguluyor. İşte bu noktada BEYAZ CAM ardında performans sergilemenin yarattığı metafor daha da kuvvetli vuruyor insana..

Ayrıca Anadolu’da kadın olmanın, daha küçük bir kız çocuğuyken bile size verilen sorumlulukların ağırlığını hissetmek ve sizi sokmaya çalıştıkları kalıba uymanız için hem bedenen hem de ruhen törpülenmek anlamına geldiğini anlatıyor.. Hep “Sus, dur, yapma!” diyerek büyütülen bir kadın kendini ifade etme özgürlüğünü nasıl kazanır? İçinde büyüdüğü aileden/evden çıkma cesaretini gösterip, tek başına ayakta kalma mücadelesine girerek pek tabii..

Yüzlerce farklı din, mezhep, ırk ve dilin bulunduğu bir coğrafyada özellikle aşk/evlilik konusunda hep bir çatışma söz konusu olur.. Geleneksel aile yapısında herkes kendi küçük çerçevesi içinde kalmak durumundayken; siz ÖTEKİ diye adlandırılanı severseniz, bir cephe de burada açılacaktır.

Tüm cephelerde savaşırken insana eşlik eden ve hayatı anlamlandıran yegane şey sanatın kendisidir. Melek’in hikayesi boyunca tutunduğu ŞARKILAR ve MÜZİK de bunun bir sembolü. Bebeklikten itibaren kulağına okunan ninnilerle başlıyor, ilk aşkın acısına, gizlice içilen sigarasına, üniversite partilerine, Adana-Mersin arası tren yolculuklarına eşlik eden şarkılarla devam ediyor ve sahneye çıkıp okuduğu türkülerle duyulma isteğini haykırıyor.

Sanatçının yaşadığı zorluklar ve sektörün açmazları ise apayrı bir mücadele alanı: güvencesiz çalışma şartları, yapımcıların (yani parası olanın) iki dudağı arasından çıkacak bir sözle rol kapabilmek, rolü kapsan bile adaletsiz kazanç dağılımından payına düşenle geçinebilmek, üst üste katlar arasında kaybolan evlerde yaşayabilmek, mahalle baskısından sıyrılabilmek ve KADIN BAŞINA VAROLABİLMEK…

Mücadelenin, yaşamın her alanında devam ettiğini ve kadınlar için çok daha fazla çaba gerektirdiğini anlatan performansıyla Melek Ceylan’ı ve tüm ekibi can-ı gönülden tebrik ediyorum..

 

*Ödüller

Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Ödülleri 2020-2022 > “Jüri Özel Ödülü"

Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri 2019-2022 > "Seçici Kurul Özel Ödülü"

Anahtar Kelimeler: onikinci ev



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir