Devlet Tiyatrosunda geçtiğimiz sezon sahnelenmeye başlayan “Kasaplığın ElKitabı” adlı oyunun yönetmen
Başkent -Ankara 2019 yılının eylül ayında, kadrosunda genç oyuncuların çoğunlukta olduğu sanatçı, eğitmen...
Kapatalım efendim, her şeyi kapatalım. Sanat ve onu ifade her yere kilit vuralım...
Tahta iskemlelere oturmuş kadın ve erkekler. Oturanların ardında ayakta duranlar dimdik tarihin objektifine bakıyorlar...
Geçtiğimiz sezon 100’ün üzerinde izlediğim oyun arasında beğendiğim oyun sayısı, ne yazık ki iki elin parmaklarını geçmedi.
Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Geçen yüzyılın başları, 1920'li yılların kozmopolit İstanbul şehri, çok renkli, çok kültürlü bir toplumda tiyatro kumpanyaları.
23. İstanbul Tiyatro Festivali Şahika Tekand’ ın kurucusu olduğu Stüdyo Oyuncuları’ nın IO oyunuyla ile seyircisine perdelerini açtı...
Sahnede bir parça soğan, koca demir yığını ve nefes kesen bir gaz bulutu. Ellerinde bavullar her an gitmeye, terk etmeye, yola çıkmaya hazır,..
Bu sene DasDas’ ın yeni projesi olarak ortaya çıkan gösteri, 2009 yılında yine aynı yönetmen Celal Cadri Kınoğlu tarafından sahnelere aktarılmıştı...
Oyun Atölyesi'nin bu sezon programında yer alan bu oyunu Ekim ayında izleme fırsatım oldu.
Aylardan, Ekim oldu mu, beni bir heyecan sarar, bu heyecan öyle sonbahar, sonbahar yağmurları ve aşk değil hayata başka ...
Aslında uyarlamalar, özellikle de klasiklerden yola çıkılarak yapılan uyarlamalardan, bir süredir hep uzak durmaya çalışıyordum...
Moda Sahnesi Fransız asıllı yazar Marguerite Duras imzalı Yeni Bir Şarkı (La Musica Deuxieme) adlı oyunla yeni tiyatro sezonuna etkili bir giriş yaptı...
2018-2019 sezonunun ödül zengini olan ve tiyatro seyircilerinin neredeyse tamamı tarafından beğeniyle izlenen...
Türkiye Kayası bu oyunlardan biri. Metin-oyunculuk ve sahne estetiği ile harmanlanan güçlü bir atmosfer var.
Tiyatro Pangar’ ın ortaya koyduğu tüm projeleri izlemiş ve de eleştirel anlamda değerlendirmiş bir eleştirmen olarak sezonun hemen başlangıcında gidip...
Miguel de Cervantes Saavedra tarafından yazılan Mihail Bulgakov’ un tiyatroya uyarladığı Baba Sahne prodüksiyonu olarak karşımıza çıkan Don Kişot’ um Ben...
İstanbul Temaşa Tiyatrosu aracılığıyla seyirciyle buluşan “İkinci Bahar”, bu yıl da tiyatro seyircisini güldürmeye devam edecek gibi görünüyor.
Bir söylemi olması gerekiyor tiyatronun, varlığını kanıtayabilmesi için. Bir derdi olması, bu derde inanması ve inandırması gerekiyor.
Oyun atölyesinin bu sezon izleyici karşısına çıkardığı oyunlardan biri olan “Kral Lear”, aymazlıkla verilen kararların bireyleri düşürdüğü zor durumu ve trajediyi anlatır.
Craft Tiyatronun yeni sezon oyunlarından “Fotoğraf 51”, DNA, x-ışınları, fosfatlar ve hırslı bir yarışın ortasında ‘yaşamın sırrını’ bulmaya çalışan bir grup
Işıl Kasapoğlu yönetiminde seyircisi karşısına geçen Sinematografik Tiyatro ‘Madde 22’ ve Semiha Berksoy Opera Vakfı’nın ‘Sanat Yemekte Yenir mi?’ adlı oyunları...
Bir rüya gördükten sonra, bir iyi bir film izledikten sonra, bir de iyi bir kitap okuduktan sonra, iyi bir şarkı dinledikten sonra, iyi bir şiir, iyi bir resim, iyi bir fotoğraf iyi bir heykel…
Çağımızda eleştiri hala olumsuz kalıbını ve düşüncesini bütün tazeliği ile koruyarak sürdürmeye devam etmiş...