MAKALELER

Yeni Rejisiyle Bir Kosta Kortidis Oyunu

2022.09.30 00:00
| | |
2190

Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz...

Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz  Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasından  Ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım Durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için...                                                                                                     Onat KUTLAR

‘Yaşam daha başında kaybedilmiş bir savaştır’ diyor Kafka. 

Yazılı tarihin son 3500 yılında sadece 270 yıl savaş görülmediği gerçeği Kafka’nın bu sözünü nispeten doğruluyor. Yüz yıllar içinde savaştan etkilenen sanatçıları düşünün, hem savaş karşıtı direnişleriyle hem de savaş içinde eserlerini ortaya çıkarmışlar.  İspanya iç savaşından etkilenip o çirkin tabloyu gözler önüne sermiştir Picasso… Ve Dali’nin tüm tablolarında yana yatan başı vardır bir kenarda Lorca’nın. Nazım Hikmet Kurtuluş Savaşı’nda bizzat gidip savaşmıştır. Nietzsche de ikinci Dünya Savaşı’nda bulunmuştur. Savaş insanoğlunun değişmez bir gerçeğiyken, günümüzde hala Ortadoğu’da, Doğu Avrupa’da savaşlar söz konusuyken, sanatçının duyarsız kalması beklenemez. İşte geçenlerde Teatro Rudius’un yeni sezona merhaba dediği Kosta Kortidis’in yazıp yönettiği, Sorgu oyunu da savaşın acı yüzünü sergileyen, vatan sevgisi, merhamet duygusu, dostluk ve aidiyet gibi olguları, bir sorgu esnasında sorgulayan, son yıllarda seyrettiğim yerli yapımların içinde, farklı ve etkileyici bir oyundu. 

Oyun, 1971 yılında herhangi bir ülkenin ordu karargâhında, bir Noel akşamında geçer. Birlik Kumandanı Sam Andrew (Sibel Taşçıoğlu) düşman askerini korumak, gitmesine izin vermek ve vatana ihanet suçlarından, yakın dostu Albay Charles Kotalaris ( Özdemir Çiftçioğlu) tarafından sorguya alınır. Sorgu öncesi Uzman Çavuş Green F. Sonny (Kosta Kortidis)’in işkencelerine maruz kalan Sam, vicdan ve kahramanlık arasında sıkıştığı gerçek hikayeyi, düşman asker Teğmen Hardy H’ Andrew (Akın Kaplan)’in gitmesine neden izin verdiğini oyun içinde oyun kurarak anlatır. 

Kosta Kortidis’in 2016’da yazdığı ve 2017’de ilk Ankara’da sahneye koyduğu bu oyunda Sam rolünü bir erkek oynamış. Bu rejisinde Sam’i bir kadına oynatma fikri mükemmel bir değişiklik olmuş. Oyunu seyrederken Savaş Ve Kadın başlıklı bitirme tezim için ne kadar uygun bir oyun olduğunu düşündüm. 2005 yılında Savaş ve Kadın temalı oyunları incelerken bu oyun olsaydı tezimin için harika bir kaynak olabilirdi.  Kosta Kortidis bir kadının savaş içindeki rolünü anlatan bir oyun yazmamış olabilir ama bu yeni rejisiyle bana hissettirdiği ve tezimle de bağlantılı olarak, oyunun ben de bıraktığı etki; kadınların karar alma organlarında ve savaş kadrolarında daha fazla yer almasının, kadın-erkek kimliklerinden kaynaklanan farklı uygulamaların kaldırılacağı ve savaşın çehresinin değişebileceği iddiasıdır. 

Bu oyunda da Sam, kahraman vasfını almış bir askerken, aile mefhumuna verdiği değer, merhamet duygusunun ön plana çıkması, kadının biyolojik yapısından kaynaklanan duygusal durumları, oyunun finalini yaptığı sözle çok bağdaşıyor. 

‘Temiz bir vicdandan daha yüksekte duran bir yasa var mıdır sizce?’

Şüphesiz bana bu duyguyu geçiren oyunculuktaki devinim ve akıcılığıyla bütün bir oyunun kilit noktası görevini üstlenen, Sam rolündeki Sibel Taşçıoğlu oldu. Duygu geçişleri ve geçmişi anlatırken yaptığı canlandırmalar, ilk oyunun heyecanı üzerinde olmasına rağmen mükemmeldi.

Sam’in eski dostu ve sorguyu gerçekleştiren Albay Charles Kotalaris rolündeki Özdemir Çiftçioğlu, oyunculuktaki yılların tecrübesiyle, Sibel Taşçıoğlu’ile çok uyumlu bir biçimde oynadı. Yalnız Sam ile Charles’in geçmişte aralarında aşk var mıydı yok muydu pek anlaşılmadı. Daha çok dostluklarından söz ederken arada bir yakınlaşmaları, acaba aşkla mı, dostça mı ben çözemedim.

Hiç repliği olmamasına rağmen sahnede zarif duruşuyla düşman asker Hardy Andrew rolündeki Akın Kaplan, gözleriyle bize masumiyeti oynadı. Sam’in iyiki kaçmasına izin vermiş hissini bizde açığa çıkarması, muhtemelen Akın Kaplan’ın sakin oyunculuğundan kaynaklıyor. 
Ve oyunun yazarı, yönetmeni Uzman Çavuş Green F. Sonny rolündeki Kosta Kortidis yaptığı işkencelerde çok inandırıcı olmuş olmalı ki, bir ara farkında olmadan sesli olarak istemsizce şerefsiz dediğimi ve yanımdakileri güldürdüğümü hatırlıyorum. Bazı yerlerde oyunun dışına çıkıp espriler yapmasının çok anlam ifade etmediğini düşünsem de, bu bir Kortidis oyun geleneği de olabilir. 

Daha çok seyirci toplamak adına komedi oyunları tercih eden özel tiyatroların aksine teması mesajı elle tutulur, üzerinde çok emek verilmiş bir oyunu bizlerle buluşturduğu ve ana karakteri bir kadın yaptığı için Kosta Kortidis’i tebrik ediyorum. Sorgu’yu seyrettikten sonra sağlam bir kalem sağlam bir reji böyle olur diyebilirsiniz. Elbette bu sözü destekleyen sahne ve ışık tasarımını, ayrıca özgün müziklerdeki başarıyı yadsımamak gerekir. Işık oyunu ile şeffaflaşan kapılar, oyun içindeki oyun için mükemmel düşünülmüş bir tasarım olmuş. Batuhan Bozcaada ve Aykut Burak Gürsoy’u ve özgün müziklerde Altuğ Akınsel’i kutluyorum.

Radyo Yapımcılığı mesleğini, dış seslerde ve efektlerde konuşturan Teatro Rudius’un Koordinatörü Gülay Oktar ve oyunda emeği geçen herkese teşekkürler bize tiyatrodan ayrılırken ‘Ne güzel bir oyundu’ dedirttikleri için…

Zeynep BAYRAKTUTAN

bayraktutanzeynep@gmail.com

Anahtar Kelimeler: sorgu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir