MAKALELER

Altkat Sanat - Sevdadır...

2021.11.06 00:00
| | |
871

2012 yılında kurulan ve o zamandan beri de tiyatro, pantomim, dans, yazarlık ağırlıklı olmak üzere sanatsal ve edebî üretimlerine devam eden

2012 yılında kurulan ve o zamandan beri de tiyatro, pantomim, dans, yazarlık ağırlıklı olmak üzere sanatsal ve edebî üretimlerine devam eden Altkat Sanat ekibi, pandemi döneminde de faaliyetlerine ara vermediler ve geçtiğimiz sezon başında prömiyerini gerçekleştirdikleri “Sevdadır” adlı oyunlarını, yine pandemi şartlarının müsaade ettiği ölçüde sahnelemeye devam ettiler. 

Tiyatro Kooperatifi’nin organizasyonuyla düzenlenen Yaz Buluşmaları kapsamında izlediğim oyun, Arkadaş Zekâi Özger’in şiirlerinden bir seçki sunuyor tiyatroseverlere. Şiirleri siyasî çalkantıların çok olduğu ‘60’lı yıllarda dergilerde yayımlanan Arkadaş Z. Özger henüz 25’inde hayata gözlerini yumuyor. Şairin şiirleri, döneminin siyâsi buhranından ziyade aşk, sevda, yalnızlık, iç çekişme, yüzleşme, yaşamı anlamlandırma gibi konuları içermekle beraber tenkit içeren şiirlerinde ise hafif bir alaycılık seziliyor. Esasında bu da bir nevî mücadele yöntemi olarak karşımıza çıkıyor; zira bu alaycılık, bir yandan tepki içerdiği gibi bir yandan da hayatın türlü zorluklarına ve kederli olaylara rağmen umudu ve yaşama tutunmanın zorunluluğunu da simgeliyor. Öldükten sonra şiirleri bir kitapta toplanıp önce “Şiirler”, ardından “Sevdadır”, son olarak 2014 senesinde “Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası” adıyla yayımlanıyor. Kitabın son adı, tam anlamıyla Arkadaş’ın mirasını taşıyor çünkü şair "Ne zaman yayımlarsam yayımlayayım adı 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' olacak!" diyor kitabının adı için.

Uyarlama Başlı Başına Bir İştir…

Klâsik bir şiir dinletisinden öte şiirin, dansın, teatral performansın, müziğin ve ışığın olabildiğince iç içe girdiği bir yorum olan çalışma, oyunun yönetmen koltuğunda da oturan Nevzat Süs tarafından uyarlanmış. Süs, uyarlamak ve yönetmekle kalmayıp, sahnede enstrümanıyla da oyuna destek veriyor. 

Şiirden veya romanlardan adapte edilen oyunlar, titiz ve etraflıca bir tasarım ve projelendirme gerektirdiği için, yönetmen Nevzat Süs’ü her şeyden önce bu gayretinden ve ortaya koyduğu çalışmadan dolayı tebrik etmek gerekiyor. Zira şiirsel oyunlarda seyircinin dikkatini sıkılmadan ve uzun süre ayakta tutmak kolay değildir. Süs, bunu sağlıyor ve çok iyi bir sıralamaya koyduğu şiirler, oyuncular tarafından sadece okunmuyor; beraberinde dinamik bir şekilde dramatize ediliyor. 

Vedat Ali Sezer’in oyunun, dolayısıyla şiirlerin derinliğini aktaran özgün müzikleri, başlı başına bir destek. Sahnede canlı olarak çalınan müzikler; şiir performanslarında genelde gördüğümüz durağanlığı tamamen ortadan kaldırarak, oyuna enerji kazandırıyor. 

Selver Çavuş’un ışık tasarımı; şiirlerdeki duygusallığı seyirciye aktardığı gibi aynı zamanda atmosferi oluşturmada da çok etkili. Dolayısıyla izleyenleri oyunun içine çekiyor. 
Kostüm tasarımları için maalesef olumlu bir şey diyemeyeceğim. Zira o rengin, o tasarımda bir elbisenin, elbiseler üzerindeki o desenlerin ne anlama geldiği; neden özellikle onların tercih edildiği ve niçin bütün oyunculara aynı elbisenin giydirildiği anlaşılmıyor. İlla bir nedeni olmak zorunda mı denmesin; evet, oyuncular tek tip giydirildiyse anlamının olması ve o anlamın da oyun içinde mutlaka bir yerlerde hissettirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde “neden” diye sorulur.

Oyunculuklar…

Şiirleri okuyan, aynı zamanda şiirlerin ruhuna ve duygularına uygun şekilde dramatize eden oyuncular Müge Saut, Esra Kucur, Cemre Akkaya’da, şiir performanslarının birçoğunda gördüğümüz zorlama duygular, coşkular ve tonlamalar neredeyse hiç yok. Çok doğal şekilde okuyor, oyunun akışına uygun yorumluyor ve her bir satırı hem bedenlerine hem de mimiklerine yerleştiriyorlar. Üçünün de on parmağında on marifet adeta; şiir okumanın ve oynamanın yanında enstrüman çalıyor ve harikulâde şekilde de dans ediyorlar. Üstelik devinimi yüksek şekilde dans ederken bile duyguyu yitirmiyorlar. Durumdan duruma geçerken hiçbir açık vermiyorlar. Dolayısıyla çok iyi bir performans sergiliyorlar.

Pandemiye rağmen, adeta bir direniş gösteren ve sanatlarını icra etmeye devam eden Altkat Sanat ekibini izlemeli ve takip etmeli. Yıllardır olabildiğince kendi yağlarında kavrulan ve kendi imkânlarıyla deneysel çalışmalar yapan benzeri grupları tiyatromuzun ilerlemesi ve farklı açılımlar sağlaması adına desteklemeli. 

Anahtar Kelimeler: altkat sanat, sevdadır



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir