MAKALELER

Sardunya Hücresi, Tiyatro Sahnesi

2021.10.08 00:00
| | |
677

Ortaokul öğretmenimiz bizlere bir mikroskop göstermişti. Sardunya yaprağı hücrelerinden aldığımız bir kesitle ilk kez hücreler dünyasını gördüm…

Ortaokul öğretmenimiz bizlere bir mikroskop göstermişti. Sardunya yaprağı hücrelerinden aldığımız bir kesitle ilk kez hücreler dünyasını gördüm… Bize şöyle derdi: “Haydi çocuklar hepiniz sırayla bakın, sonra gördüklerinizi defterinize çizin… Büyüyünce sardunya hücresi görmedim demezsiniz…” Oldukça mizahi bir kişiliğe sahip olan öğretmenimizin son cümlesindeki esprisini uzun yıllar gerçek olarak algılamış, mikroskopta sardunya yaprağı hücresini görmüş olmanın onurunu yaşayacağım günleri hayal etmeye başlamıştım… Lise yıllarımın bu değerli bilgiye sıra gelmesinin heyecanı ile geçtiğini hatırlıyorum… Bir yerde işe yarayacağını biliyordum… Gördüğüm şeyler, lam ile lamel arasındaki o hücre dünyası beni çok etkilemişti; hipotezi kanıtlanmış bilim adamı gibi mutlu olmuştum… Bu dünyadan başka bir dünya olduğunu biliyordum; bilimin, sanatın, hayal gücünün dünyası idi bu dünya… Işık müzik reji odasından sahneye bakarken,  bu dünyayı sık sık hatırladım…

Tiyatro derinlerdeki gözle görülmez gerçekleri gösterir…  Bir derinlik sunar… Oyuncu, yönetmen, tasarımcı, hangi meslekten olursanız olsun, tiyatronun içindeyseniz dünyanın herhangi bir yerine,  bir teleskop, büyüteç, mikropskop vs…  kurmuş gibi olursunuz. (tıpkı bir koyunu ve çiçeğiyle yaşayan Küçük Prens gibi) Artık tüm olanlara emin olduğunuz, güvenli bir yerden, provalardan, değişimin tek gerçek olduğu değişmez bir kaleden, köpük kalesinden, kumdan kaleden bakabilirsiniz… Canlanmaya başlamış olan, yaşayan oyundan… Hayatın yeniden oluştuğu güvenli bir yerdir burası… Hayata gerçekliğini yeniden sağlayan tiyatronun tüm rolleri bulup oraya çıkardığı yerden… Merhaba ile selam arasındaki koca bir yaşamda, biir sardunya yaprağının derinine bakar gibi kendinize ve çevrenize daha detaylı, anlama lambalarını yakarak bakmanızı sağlar tiyatro… 

Tiyatro canlılığı başlatarak suskun kalabalıkları konuşturur. Prometheus’un çaldığı yaşamın o kadim ateşini bir yerden tutuşturmayı başarmıştır. Çoğu zaman dışarıda, somurtan birbirinin yüzüne bakmayan, ortak kullanım alanlarımızda, metroda, vapurda, otobüste, dolmuşta, suskun bir kalabalık görürüz…  Konuşmayan, biri bir şey dediğinde canlanarak, ondan cesaret alarak konuşmaya başlayan birileri mutlaka vardır… Tiyatro işte o ilk konuşmaya başlayandır… Tiyatro sahnesindeki oyuncula bunu sağlar… İnsanlara kendilerini ifade etme cesaret verir… Kasveti dağıtır, pencere açar, umut verir… Keçeleşmiş bilinçleri tifter; insana içinde olduğu durumu gösterir, gelecekle ilgili planlarını gözden geçirttirir... Geçmişle hesaplaştırır; çünkü şimdinin üzerine kuruludur ayakları sağlamca… Öyle bir şimdi yaratır ki nerede ne zaman yer alsa hep şimdiyi yaşatır… 

Sahneden sanki görünmez bir çubuk uzanmış insan kalabalığını karıştırmış, herkesi hareketlendirmiş, düşünceleri hızlandırmış,  içinde bulundukları durumu sorgulatır olmuştur: Nasılız? Nasıl yaşıyoruz? Tiyatro bir kendine bakma durağıdır. Mikroskopla teleskopla, büyüteçle, küçülteçle… Akışı sağlar, tıkanıklığı açar… Tiyatro alkışı sağlar… Alkışın bilinçaltındaki ilkel kökeni; bir ses zincirinin devam etmesi, ortak bir ritimle sağlanan birliktelik, bir oluş, hiç kimseyi dışlamama, yaşayan her şeyi, doğayı, bitkileri hayvanları kapsama, kucaklama demektir… Alkış oyuncu ile seyirci arasındaki en güzel dokudur, dildir… 

O tanımadığımız, akşam boyunca hikâyesini dinlediğimiz, bilmediğimiz, belki de bir oyun metnindeki ADAM: ve KADIN:’ın dünyalarını paylaştığımızın içten bir kanıtıdır alkış… O en ilk baştaki halleri, henüz herkes olan, kimsesiz halleri dağılıp gitmiş, içimizden birileri olmuşlardır… Bilimin sanatla, oyuncunun seyirci ile bütünleştiği o kurnada, kim bilir belki de insanın inandığı bir bilgiye değer vermesinin içsel bir ödülüdür alkış; sardunya hücreleri kadar genişlemiştir üstünde Küçük Prens’in oturduğu dünya sahnesi…

Anahtar Kelimeler: sahne



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir