MAKALELER

Çok Tuhaf Soruşturma - İzmir Şehir Tiyatrosu

2025.05.01 00:00
| | |
20717

Paylaş:
En son ne zaman bu kadar güldüm hatırlamıyorum. Epey geç kalmakla birlikte nihayet İzmir Şehir Tiyatrosu...

En son ne zaman bu kadar güldüm hatırlamıyorum. Epey geç kalmakla birlikte nihayet İzmir Şehir Tiyatrosu’nun Ferhan Şensoy’un yazdığı, Harun Özer’in yönettiği Çok Tuhaf Soruşturma adlı oyununu izledim. 

Ferhan Şensoy’un toplumcu gerçekçi mizah anlayışı, kara komedisi, seyirciyi her zamanki gibi güldürdü. Sahnede hepsi birbirinden değerli yaşayan bir oyunculuk vardı. Dekorun işlevsel kullanımı, kostümler, ışık, müzik, her şey yerli yerinceydi… Güzel bir oyun izledik. 

Yıllar geçmiş, doğruluğuna zorlandıkları hikayeye kendileri de inanmış mahkumlar, bu kez suçsuz olduklarına inanmakta güçlük çekiyorlar. Körleşmeyi çok güzel anlatıyor oyun aynı zamanda.  Biri size “artık bitti, geçti,” diyor, ama ümitsizliğe ve karanlığa öyle çok alışmışsınız ki kabul etmekte güçlük çekiyorsunuz. Oyunun en güzel yeri işte burasıydı. İnsanın görünmez bir kabukla kaplanmışçasına fark etmediği o ümitsizliğin, o karanlığın kalkış anı…

Hapishane müdürünün kendi küçücük yaşamı içinde çiçekleri ve sürekli tekrar edip durmaktan bıkmadığı şairi arasında nasıl zihin fukarası bir hayat sürdüğünü görüyoruz. Yanındakilerin de tıpkı bir fabrikanın dişlileriymiş gibi bulundukları ortamla organik bir ilişkiye girmiş olduklarını… Bu da sebep oldukları körleşmenin, körleştirenleri de içine aldığını çok güzel anlatıyor. Yaşamı çalan da yaşamsız kalıyor çünkü eksik olan şey, düşünmek. Her seferinde kendi hikâyemizi unutturuyor birileri bize ve yazdıkları hikâyeyi ezberletmeye çalışıyorlar; unuttururken kendileri de ezberlenmiş bir hayatı yaşıyorlar. Sokrates’in dediği gibi “sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez” Başkalarına çizdikleri o dar alana, yaşamaya değmeyecek bir hayata hapsoluyorlar. Küçülen, bir kağıt parçasından,  bir nesneden, bir çiçekten bile kıymetsiz kalan insan… Adalet nedir? İşlerin yürümesi mi? Herkes bir şeyleri korumaya çalışırken körleşen gözleri yeniden açmak gerek. Öğrenilip unutulmuş derslere yeniden bakmak gerek… Sorgu sahnesi oldukça öğretici. Bir hayatı kabul ediyoruz. Ama kimin hayatını? Bize ezberletilmiş olan, suçlandığımız bir hayatı mı? Adalet kavramı üzerine düşündüren bir oyun. Boşa giden yıllar, mahkûmların kaçışını gazeteden öğrenen hapishane müdürü ile gördüğümüz kendi kendini tüketmeye başlamış bir adalet sistemi… 

Oyunla ilgili tek olumsuz eleştirim, belki tüm oyuncuları erkeklerden oluşundan kaynaklı bir sorundur, bilmiyorum; bedensel ve sözsel eril dil kullanımı oldu. Karakter-dil uygunluğu bakımından doğru olsa da belki seyirciye ayna olma, amacı taşısa da bir şeyi tekrar ettikçe aynı zamanda var etmiş olmuyor muyuz? Bir başkasının acısına gülmek, oyunun en komik sahnesinin böyle kurulmuş olması (Aydın’ın sorgu sahnesi) seyircisine “güldüğün şeyler üzerine düşün” mesajını veriyor elbette ama yine de eril dil kullanımı, bu tür bir mesaj olduğunu hissettirmedi. 

Oyuncular çok başarılıydı. Çok güzel bir oyun izledik. Güldürürken düşündüren… 

Herkesin eline emeğine sağlık. İyi seyirler.

Anahtar Kelimeler: İzmir Şehir Tiyatroları, çok tuhaf soruşturma, izmir şehir tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir