MAKALELER

Terk edilmiş koro sendromu."ÇARPIŞMA"

2024.06.06 00:00
| | |
1931

İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulan "ÇARPIŞMA" Müge Oskay tarafından yazılmış ve Kubilay Karslıoğlu tarafından yönetmiş...

İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konulan "ÇARPIŞMA" Müge Oskay tarafından yazılmış ve Kubilay Karslıoğlu tarafından yönetmiş,  tasarımlarını ise Dekor & Kostüm Tasarımı Arzu Özdemir McArthur, Işık Tasarımı Yakup Çartık, Dramaturg Sündüz Haşar, Yönetmen Yardımcıları Can Şıkyıldız, Çiğdem Yıldız, Asistan Asena Hotamış, SahneAmiri Neslihan Eman, Kondüvit Süleyman Kaleli, Işık Kumanda Serdar Yaman, Dekor Sorumlusu Mesut Kaya, Aksesuar Sorumlusu SerkanDürser, 

ErkekTerzi Nuri Sezer yapmış

Oyunun tek oyuncusu ise Can Atak 

Size anlatacak ailemden ve müzikten başka şeyim yok diye başladı söze..

Oyun oldukça başarılı, Kubilay Karslıoğlu rejisini oldukça sevdim ve oyuna tam anlamıyla her detay hizmet etmekte. Belli ki çok düşünülmüş ve her ayrıntısı titizlik ile çalışılmış. Tek kişilik orkestra içinde sanki koca bir orkestra  vardı. Kalabalık orkestranın birbirine dehşet ile bakan gözlerini ve fısıltıları hissettim izlerken. Her meslekte kıskançlıklar, eleştiriler ve mutsuzluklar olur.  Ancak Karslıoğlu oyunu çok güzel bir taraftan yakalamış ve yazar Oskay ise kelimelerin hakkını vermiş..

Yeteneğinizi siz harcamazsanız günün birinde gelip başkaları harcayacak.

Oyuncu Can Atak oldukça başarılı ve son derece lezzetli bir performans sergiledi. Tek kişilik oyunlar aslında oldukça zordur. Orkestra mı ? İşte size tel kişilik bir virtiöz tadında resital. İzlerken keyf aldım sıkılmadım ve dağılmadım. Oyunculuk seyirciyi ilk 15 dakika ve sonrasında sahneye kilitlemektir. Belli ki Karslıoğlu'nun sözünü dinlemiş ve başarı da kaçınılmaz olmuş.

Susmakta bir müziktir.

Sevgisiz, umutsuz ve yetersiz hisseden bir adamın konserine davetliydik bu akşam.  Şefin konumlandığı yerde bir nokta kadar görünse de, eserin büyük hir bölümüne eşlik etmese de. Bu onun konseri ve biz sadece onunizlşyoruz. Anlmaya çalıyoruz. Konser boyunca şefin bileğine kenetlenen bakışlarını, yarım notacık olsun dalıp gitmeye inancını, çapışmalarla ortaya çıkan, çoğalan, yayılan, acılarını, anılarını. Çünkü sevmek için anlamak gerekir diye öğrendik. Doğrusu bu mu ? Bilemiyoruz. Tutarlı olmayacak kadar, kendine dürüst bir adamın konserine davetliydik bu akşam. Müziğin karanlık tarafına, içinde hiç gülüş barındırmayan kahkahalara, binlerce cevap arayan sorulara. Bu onun gecesi, yerlerimizi aldık. Sustuk. Bekliyoruz.

Bir insanın yeteneğini harcamaya hakkı olmalı. 

Terk edilmiş koro sendromu.

Bir insan anlamadığı birini sevebilir mi ? 

Estetik yoksunu sözler.

Hassasiyet, uyum, derinlik, ruh... İşte bir orkestradan beklenenler... Uyumu ve hassasiyeti ne bozabilir? Sıranın en arkasında oturan, konser boyu belki de tek bir vuruşu bekleyen bir orkestra üyesinin aklından neler geçer? Beklerken derinliğini kaybeder mi yahut ruhunu hangi sorular ele geçirir?: Neden kompozitörler bazı enstrümanlara bu kadar çok “sus” yazarlar? Orkestra içinde bir besin zinciri varsa, en üstteki kimdir? Ya da kim en altta?

Oyunu tekrar izleyeceğim sanırım. Bundan sonraki röportajın Kubilay Karslıoğlu ve Can Atak ile olacak.  Ben şimdiden sizlere keyifli oyununu kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Orkestra arkasında en son adam.

Anahtar Kelimeler: istanbul devlet tiyatrosu, çarpışma



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir