MAKALELER

Keşanlı Ali Destanı - Sadri Alışık Tiyatrosu

2012.01.09 00:00
| | |
5022

‘Eleştiri-Yorum’ köşemde geçtiğimiz aylarda ‘Keşanlı Ali Ne Zaman Kürt Cemali Olacak?’ diye bir yazı yazmış...


Gerçek Destanlar Ölümsüzdür!

‘Eleştiri-Yorum’ köşemde geçtiğimiz aylarda ‘Keşanlı Ali Ne Zaman Kürt Cemali Olacak?’ diye bir yazı yazmış; Haldun Taner’ in 1960’lı yılların başında yazdığı ‘Keşanlı Ali Destanı’ nı Altındağlı meşhur Kürt kabadayı Cemali’den yola çıkarak kaleme aldığını anlatmıştım. Yazdığım yazı Tiyatronline ve Birgün’den sonra Mimesis sahne portalında da yayınlanınca, olaya vakıf kişilerin açıklamaları ardı arkasına gelmeye başladı. Özellikle Kürt Cemali’ nin torununun Mimesis’teki tartışmaya dahil olması, Haldun Taner’ in tilki kurnazı uyanıklığını deşifre etmesi bizler için büyük bir milat! Türkiye Tiyatrosu’ndaki demokratik açılıma öncü olabileceğini düşündüğüm tartışmalar yaşandıkça, ülke tiyatrosunun bazı ‘inkar’ unsurlarından temizlendiğini görüyorum. 

Aylar önce yazdığım yazının ardından ‘Keşanlı Ali Destanı’ önce özel bir televizyon kanalına dizi olarak çekilmeye başlandı. Tiyatromuzun dahi kalemi Özen Yula tarafından diziye dönüştürülen oyun, şimdide Sadri Alışık Tiyatrosu’ nun birbirinden usta oyuncuları tarafından tiyatro seyircisine sunuluyor. Ahmet Mümtaz Taylan’ ın akıl dolu sahne denemesi, gösteriyi günümüz dünyasından uzaklaştırmadan güncel biçimde bizlere ulaştırmış. Oyunun bundan otuz küsür sene önceki halini buradan sizlere anlatacak değilim. Şehir Tiyatroları’nın 2006 senesinde sahneye koyduğu son şekli ile Ahmet Mümtaz Taylan rejisi arasında bir takım benzerlikler olduğunu belirtmeliyim. Sadri Alışık Tiyatrosu’ nun işlediği destanda Yönetmen Taylan, oyuna farklı bir giriş yaparak, Sineklidağ’da bir yazlık sinemada Engin Cezzar ile Gülriz Sururi’ nin seneler önce TRT’ ye oynadıkları gösteriden kesitlerle oyuna adım atıyor. Kahramanlarımız sinemaya gelerek oyunu izleme telaşına kapılırken birden sinemanın ses sistemi, görüntüsü bozuluyor; olaya sinirlenen Sineklidağlı insanlar müzikali kendileri oynamaya koyuluyorlar. 

Sahnede Harikalar Yaratan Bir Kadın! 

Oyunumuz Sineklidağ’da çok kültürlü bir yapıyı temsil eden bir mahallede geçiyor. Haldun Taner’ in eserinde Zilha’ya deliler gibi aşık Keşanlı Ali, birgün Zilha’ nın dayısını öldürme iftirası ile hapse atılır. Kendi halinde ortalıkta dolaşan Ali, cezaevi günlerinde sözde namlı bir kabadayıya dönüşerek Sineklidağ’daki mahallesinde herkesin gönlünde taht kurar. Fakir halk, Keşanlı’nın hapisten çıkarak kendilerini tefecilerin, hırsızların elinden kurtaracağını umut eder. Fakat işler halkın istediği gibi gitmeyecek, Ali’de öncekiler gibi fakirlerden haracını almayı sürdürecektir. Tüm yaşanılanlarla beraber Zilha, dayısını öldüren Ali’yi affetmek istememektedir.


 
Ahmet Mümtaz Taylan oyununu koyarken eserin ilk hallerini sahneye taşıması iyi bir düşünce, ama müzikali günümüz tiyatro seyiricisine gösterdiğini bu noktada unutmuş. Yani artık Gülriz Sururi ile Engin Cezzar ikilisinin oynadığı oyunu kimse izlemek istemiyor. Şimdinin teatral algısıyla, o dönemden farklı, çok iyi bir oyun var sahnede. Zilha’ yı oynayan Songül Öden, bugüne dek oynanan tüm gösterilerdeki en iyi Zilha olmayı başarıyor. Sesi, bedeni, sahne duruşu gösteri boyunca muhteşem bir Songül Öden ortaya çıkarmış. Kendisini tiyatro sahnelerinde bir eleştirmen olarak devamlı izlemek isterim. Songül Öden, Zilha’yı oynarken, sahnede çok noktada pasif kalan Keşanlı Ali rolündeki Yavuz Bingöl’ ün açıklarını kapatıyor. Yavuz Bingöl, böylesi ağır bir rol için çok çalışmalı. Mesela Manyak Cafer, Profesör ve Sarhoş Rasih’i Yavuz Bingöl, Keşanlı Ali’yi Keram Alışık oynamalıydı. Kerem Alışık müzikal boyunca ortaya koyduğu performansla yine tiyatro seyircisinin kalbinde taht kurmayı başardı. İzmarit Nuri’de Mustafa Üstündağ, müzikali komediye dönüştüren isim. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi gösteriyi zirveye çıkarıyor. Rolünü mükemmel oynuyor. Ekibin diğer isimleri de başrolleri paylaşan isimler kadar başarılılar. Çiğdem Erken’ in müzik direktörlüğünde destanın müzikleri canlı bir anlam kazanmış. Başak Özdoğan’ ın harika kostümleri müzikalin dönemini; Kürt, Türk, Laz, Arnavut, Çerkez... mahallede yaşayan her halkı yerinde biçimlendirmiş. Barış Dinçel ise sahne tasarımının gücü sayesinde oyuncuların performansını zirveye taşımış. Kullanışlı, ihtişamdan uzak, çok amaçlı bir sahne tasarımıyla karşı karşıyayız. 

Keşanlı Ali (Kürt Cemali) Destanı, Sadri Alışık Tiyatrosu’ nun muhteşem kadrosunun elinde öylesine güzelleşiyor ki, tiyatro seyircisi tadında bir müzikalle başbaşa kalıyor. Sezonun en iddialı oyununu mutlaka izleyin. 


Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com 

Anahtar Kelimeler: Keşanlı Ali Destanı, Sadri Alışık Tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir