
Santral Kumpanya ikinci yılında "Bir Aşk Söyleminden Parçalar" adlı oyunla seyircilerinin karşısında. Oyun Roland Bartes'ın kitabıyla aynı ismi taşıyor. Bartes'ın eseri aşkı felsefi bir yaklaşımla ele alır. Kitapta Victor Hugo, Alain Proust, Johann Wolfgang von Goethe, Andre Gide, Charles Baudelaire'in eserlerinden yola çıkarak edebi kimlikleriyle; Lacan, Sigmund Freud, Friedrick Nietzsche felsefi kimlikleriyle aşkı, aşık olanı, aşık olunanı özne ve nesne durumlarıyla ele alır. Bütün bu yazar ve düşünürleri okumanın en güzel yoludur, Bir Aşk Söyleminden Parçalar.
Bir ekip çalışması olan oyun, Bartes'ın eserinin bir uyarlaması değil. İyi ki de değil. Böylesine edebi ve felsefi yanı ağır basan bir kitabın tiyatroya uyarlanmış biçiminin hiç de kolay olmayacağı bir gerçek. Edebi dil ile dramatik dil arasındaki farkı gözetecek olduğumuzda araya bir de felsefi söylemin girmesi işi iyice zorlaştıracaktır. Bartes'ın kitabından bir parça:
“Aşkın atopia’sı, onu bütün bilgiç yorumlardan kurtaran özellik, herhalde sonuçta ondan ancak sıkı bir konuşu belirleyimine göre söz etmenin olanaklı olmasıdır; ister felsefel, ister özdeyişsel, ister lirik, ister romansı olsun, aşk üzerine söylemde her zaman kendisine seslenilen biri vardır, bu biri bir hayalet ya da gelecekteki bir yaratık durumuna girse bile. Biri için olmayınca, hiç kimse aşktan söz etme isteği duymaz.” s.71
Bütün bu dramatik dile çevirme derdine hiç girmeyen ekip altı kişiden oluşuyor. Yönetmenliğini Baran Şaşoğlu'nun yaptığı oyun dört genç oyuncuyla tamamlanıyor. Oyun metni ekibin bütününe ait olsa da dramaturgi Süreyya Bursa'ya ait. Aynı zamanda oyun karakterlerinden birine can veren Bursa, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturgi bölümünde yüksek lisansa da devam ediyor. Oyununun en başarılı özelliği olarak da metnin diyaloglarının günceli takip ederken bir yapaylığa düşmemesi ve temayı komedi yönüyle zenginleştirmesi sayılabilir. Erkek karakterlerin oynadığı tenis, cep telefonunda yazılan belirtili isim tamlaması gibi ayrıntılar bu zengin malzemeden birkaç örnek.

Oyun, Bartes'ın kitabını okuyan genç çiftin ilişkisini tanımamızla başlar. Oyun boyunca ayrıntılı biçimde ele alınan bu ilk ilişki aşkın pek çok halini seyirciye ulaştırır. Zamanla aynı evi paylaşan arkadaşlarının da yeni bir ilişkiye girmesi ile aşkın diğer boyutlarıyla da karşılaşırız.
Bir Aşk Söyleminden Parçalar, Aysa Prodüksiyon'dan 2009 yılında izlediğimiz "Aşk Sözleri" oyunuyla benzerlikler taşıyor. William Shakespeare'in oyunlarından aşk üzerine söylemler üzerine kurulan oyunda yönetmen Kemal Kocatürk, Shakespeare'in şiirsel dilinin de yardımıyla aforizmalar çevresinde bir oyun oluşturmuştu. Genç tiyatrocularımız, "bildiğini okuyarak" günceli yakalamada gösterdikleri başarıyla yepyeni bir dil yaratmışlar. Kullanılan bu dil, kimi zaman argoları barındıran bir yapıya sahip olsa da seyirciyle iletişimi kurmayı kolaylaştırıyor. Oyuncuların samimiyetleri de başka bir artı. İki perde ve yüz dakika süren oyun, uzunluğuna rağmen seyircide bir kopmaya neden olmuyor. Yönetmen Baran Şaşoğlu'nun/ ya da ekibin verdiği kararla yer yer açık biçime kayan oyunun, doğaçlamalarında da sorun hissedilmiyor. İnteraktif yapıya uygun olmasına rağmen bu yola ise başvurulmamış. Gençler, bu seçimleriyle de oyunun hakimiyetini seyirciye bırakmak istemeyerek doğru seçim yapmış.
Sahneleme düzeninde iki parçalı bir bölünme görüyoruz. Olayın geçtiği mekan ve onu izleyen diğer bölüm olarak sahnenin sağında ve solunda oyuncuların yer değiştirdiği iki parça kullanılmış. İşlevsel olmasının yanında başka bir özelliği olmayan dekor gündelik yaşamı yansıtan kostüm ve aksesuarlarla desteklenmiş. Kostümlerin belirleyici yanı ise karakterlerin kişiliklerine ve fiziksel özelliklerine uygun olarak seçilmesi olmuş. Sahnenin tam ortasına fon üzerine yansıtılan sinevizyon ile sinematik boyut oluşturulmuş. Oyuncuların yüzlerine odaklanan çekim onların sahne üzerindeki duruşlarının daha keskin görünümünü veriyor. Oyun sonunda diğer ikilinin birlikte yazdığı oyunu oynamaları da daha estetik bir hal yaratıyor.
Dört oyuncu da rollerine sahip çıkmışlar, tutarlı bir oyunculuk seçmişler ve yaşlarının getirdiği avantajı kullandıkları için yabancılık çekmiyorlar. Özellikle Taner rolüyle Süreyya'nın oyunun komedi yükünü taşıdığı söylenebilir. Yönetmen dahil bütün kadronun yeni mezun ya da hala okumakta olduğunu hatırlatarak oyunculukların zaman içinde şekilleneceğini de belirtelim.
Genel ışık uygulamasının sade ve başarılı bir çalışmasını görüyoruz. Müzikte oyun öncesi ve arasında verilen atmosfere uygun Batı müziği örnekleri karşımıza çıkıyor. Cep telefonlarının çalarken çıkardığı seslerin kimi zaman efekt olarak verilmesi kimi zaman verilmemesini ise nazar boncuğu sayalım.
Genç tiyatrocuların yazıp yönettikleri oyunda kendilerinin oynaması tiyatronun tam bir ekip işi olduğunu gösteriyor. Profesyonelce ele alınan bu çalışmada olduğu gibi dinamik ekip ruhunun titiz çalışmayla birleşmesi ortaya temiz ve sağlam bir ürün çıkarıyor. Daha da profesyonelleşecek olan Santral Kumpanya benzeri çalışmalarla tiyatroda farklı bir yer edinebilir.
Künye:
Oyuncular: Gizem Mercan Ağçal, Süreyya Bursa, Hasan Canberk Karaçay, Merve Şen
Yöneten: Baran Şaşoğlu
Danışman: Oğuz Arıcı
Dramaturg: Süreyya Bursa
Teknik Ekip: Baran Şaşoğlu, Hasan Canberk Karaçay, Bulut Şaşoğlu
Anahtar Kelimeler: santral kumpanya, bir aşk söyleminden parçalar
0 Yorum