Bay Biedermann ve Kundakçılar oyunu Max Frisch tarafından 1958 yılında yazılmıştır.
Kavuşmak için uzun zamandır beklediğim oyunlardandı "Babamın Cesetleri" O kadar zaman sonra kavuşmak bir hayal kırıklığına dönüşebilir,
Patlayan silahlar, öfkeden gözü dönenler, intikam yemini edenler, yenildikçe daha da hırslananlar,
Geçtiğimiz hafta sanatla dolu dolu geçti, birbirinden ilgi çekici oyunları, konserleri izleme şansına eriştim.
Amerikalı oyun yazarı ve oyuncu Lyle Kessler’ın, Türkçedeki karşılığı “Yetimler” anlamına gelen 1983 yılında yazdığı “Orphans” başlıklı oyununu
Ne hazindir ki insanoğlu, her daim kendinden önceki dönemi arar ve özlem duyar. Geçmişin daha güzel günler barındırdığı zannıyla önceki hayatlara atıflarda bulunur. Her şeyin daha kötüye gittiği düşünülür...
Goldoni, halk tuluat (doğaçtan yaratım) tiyatrosundan yola çıkışla “Commedia dell’Arte”ye edebi karakter kazandırması sonucu...
Babasını öldürüp annesiyle evlenerek Danimarka Krallığı’nı ele geçiren amcasına ve kendi korkularına karşı uğraş veren Danimarka Prensi Hamlet’in öyküsü...
Tiyatronun son on sene içinde geçirdiği devinim yeni sahnelerin doğmasına neden oldu.
Tiyatro Karnaval’ı Şişli’deki Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda oyunlarını sergilemeye başladığı günden bu yana takip ederim.
David Greig (1969)’in kaleme aldığı “Sarı Ay”, Britanya’da doğmuş olan In-Yer-Face tiyatro akımı oyunlarını Türk seyircisiyle tanıştıran Tiyatro DOT yapımı
Turgay Doğan’ı tanırım, geçtiğimiz sene Gnlev’in ilk oyunu ‘Yüksek Derece’ ile ‘fütürizm’ denilen akımı tiyatromuzun içine yerleştirmiş birisi.
Dinçer Sümer’in ilk kez 1994 yılında basılan “Toplu Oyunları” kitabında yer alan Eski Fotoğraflar,
Ray Performans Kolektifi ilk projesiyle tiyatro seyircisi karşısına geçti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBŞT) yapımı olarak izlediğimiz, Vasıf Öngören (1938-1984)’in 1977 yılında yazdığı “Zengin Mutfağı” başlıklı oyunu
İkinci Kat yapımı, Alper Kuş (1975)’un yazdığı “Barselo” başlıklı oyun, gerçekten derin ve acı verici duygusal bir öze sahip.
Geçtiğimiz sezon cinayete kurban giden kadınların anlatıldığı “Ayna”nın ardından üçlemenin ikinci ayağı olan “Şiddet Üçlemesi 2- Şeker”
Modern dünyanın sunduğu imkanları ve bu imkanların getirdiği iletişimsizlikleri merkezine alan “Site”, Gnlev’in ikinci oyunu.
Berlin Duvarı’nın yıkıldığı günü unutamıyorum. Duvarın doğu yakasındaki sosyalist Alman askerleri batıda yaşanılan sevinç gösterilerine korku dolu gözlerle bakıyordu...
Kent Oyuncuları bu sezon, Donald Margulies (1954)’in 1996 yılında yazdığı “Toplu Hikâyeler- Collected Stories”ini...
Belki de pek azımızın bildiği Harold Pinter, henüz 2008 yılında kaybettiğimiz, yazarlıktan yönetmenliğe ve hatta oyunculuğa kadar birçok işe el atmış,
Mitolojiye göre eskiden insanların Unutma Irmağı'nın – diğer adıyla Lethe Irmağı'nın geçtiği bir şehirde yaşadığı söylenir...
Geçtiğimiz tiyatro sezonu içinde ilk kez denediğim, daha sonra konsept olarak çokça tutan ‘sezon önerileri’ başlıklı oyun listesine devam ediyorum...
Cef Tiyatro, Devlet Tiyatroları’nın çağdaş yönetmeni Kemal Başar’ın yönetiminde Shakespeare’in dünyaca ünlü eseri ‘Hamlet’i sahneye koyuyor.
Ülkemizde üzerine nice Türküler yakılmış bir halk masalıdır Kızılırmak- Karakoyun…
İstanbul Devlet Tiyatroları’nın yeni dönem repertuarı hakkında geçtiğimiz yazılarda ‘çarpıcı’ yorumunu kullanmış, oyunların bu sezon içinde çok ses getireceğini yazmıştım...
“Küçük Adam Ne Oldu Sana-Kleiner Mann Was Nun”, kendilerine üç kişilik küçük bir dünya kurmak amacıyla, yaptığı herhamlede umutları biraz daha tükenen...