MAKALELER

Oyuncaklar yolda... Oyuncaklar Elazığ'da…

2020.02.29 00:00
| | |
5639

Elazığ depreminin sonrasında Gezgin Akademi çatısı altında iki haftalık bir süreç içinde Türkiye’nin bir çok yerinde organize olan gezginler...

Elâzığ depreminin sonrasında Gezgin Akademi çatısı altında iki haftalık bir süreç içinde Türkiye’nin bir çok yerinde organize olan gezginler deprem bölgesindeki çocuklar için oyuncaklar toplamaya başladılar.

Tüm Türkiye bölge için kıyafet, ayakkabı, çadır,soba,battaniye ve diğer eksikleri tamamlamak için çabalarken bizlerde bu hengame içinde çocukların ve hayallerinin unutulabileceğini düşünerek şiddet içermeyen oyuncakları topladık.

Ayrıca destekçilerimiz sayesinde yüzlerce çocuk için hiç açılmamış paketli oyuncaklar topladık.

 Türkiye’nin bir çok yerinden gezginler otostop ve başka ulaşım yöntemleri ile 7 şubat Cuma günü yollara çıktılar.

Bizim bakış açımız her zaman yardım götürmekten ziyade zor bölgelerde yaşayan insanlarla gülümsemeyi ve sarılışımızı bölüşmektir.

Deprem bölgesindeki çocuklar ve aileleri içinde birbirinden güzel hazırlıklar yaptık.

Daha önce Mardin (Midyat Mülteci Kampı) ve Hatay ( Altınözü Mülteci Kampı)  illerinde yaptığımız etkinliklerde ne dağıttığımızdan ziyade mutluluğu nasıl çocuklarla paylaşıp, büyütebildiğimiz önemliydi.

Biz Elazığ ilimize iki binden fazla oyuncak ile ulaşabildik.

Türkiye’nin değişik illerinden gelen elliden fazla gezgin yanlarında müzik aletleri, yüz boyaları, palyaço kostümleri, balonlar, gofretler ve en önemlisi de vatanın her noktasındaki her bireyin yalnız olmadığı ve kardeşlerinin yanında olduğu duygusunu taşıdılar.

Yapılan yardımların doğru noktalara ulaşabilmesi adına kent genelinde alınan bir valilik kararı ile bütün yardım malzemeleri kent girişlerinde jandarma ve emniyet tarafından teslim alınıyor ve AFAD’a yönlendiriliyor.

Mardin’den gelen ve yanlarında yüzlerce oyuncak getiren dostlarımıza ait araç görevliler tarafından durdurulmuş ve oyuncaklara el koyulmak istenmiş.

Etkinlik öncesi aldığımız izinler ve bağlantı kurduğumuz yetkililer ve daha önce yaptığımız etkinliklerimize referans olan kamu görevlileri sayesinde sorun çözüldü ve Mardin gezginleri de aramıza katıldı.

Topladığımız oyuncakları hediye paketi yapabilmemiz için Elâzığ’da yaşayan dostlarımız evlerini açtı ve daha önce birbirini tanımayan gezginlerin ortak çabası ile güzelce dağıtıma hazır hale getirildi.

Yıllardır yollarda olmamız ve yaptığımız etkinlikler sayesinde tecrübe kazanan dostlarında yardımı ile keyifli bir şekilde hazırlıklarımızı tamamladık.

Yanımızda bulunan Psikolojik Danışman ve çocuk gelişimi uzmanı arkadaşlar afet sonrasında travma yaşayan yetişkinler ve çocuklara nasıl davranılması gerektiği ile ilgili Psikososyal bir bilgilendirme çalışması düzenledi.

Etkinliğe katılacak Pantomim Sanatçısı, performans sanatçısı ve diğer animatör dostlar hızlı bir şekilde makyajlarını yapıp kostümlerini giydiler.

Etkinliğin yapıldığı gün kent merkezinde sıcaklık eksi 7 ile eksi 15 derece arasında hissediliyordu.

Özellikle batı bölgelerinden gelen gezginlerin çoğu hayatlarında böyle bir soğuk ile tanışmamışlardı.

Valilik ile yapılan görüşme sonrasında kent merkezinde bulunan Kültür Park bölgesinde bulunan çadır kente gitmek istediğimizi ilettik.

Çadır kente gittiğimizde görevli polis arkadaşlar çadır kent için gerekli iznin çıkmadığını ve evleri yıkılan yada ağır hasarlı bulunan çocukların barındığı  bir liseye gitmemiz gerektiğini ilettiler.

Sivil polislerin arabasına Tavşan kostümü ile sığmaya çabalayarak okula ulaşabildik.

Okulda sadece otuz çocuk ve ailesi vardı. Alan yapmayı planladığımız etkinlikler için pek uygun değildi.

Tüm ekibin morali bozulmuştu.

Sanatçı dostlarımız ile durumu kotarmak adına daha da neşeli bir şekilde çocuklarla ilgilenmeye başladık.

Bir yandan çocukların yüzleri özel olarak aldığımız ve her hangi bir zararlı kimyasal madde içermeyen boyalarla boyanırken bir yandan balon katlama sanatçımız çocuklar için balondan hayaller yaratıyordu.

Pantomim gösteri ve Mardin’den pembe pamuk şekerlerin ortaya çıkması ile çocuklarla aradaki buzlar eridi.

Kolu kırılmış bir çocuk mutlu bir şekilde sırayla tüm gezginlere sarıldı.

Aileler de mutlu bir şekilde fotoğraflar çekiyordu.

Hediye paketli oyuncakların dağıtılması ile çocukların yüzlerindeki mutluluğu görmek mükemmel bir hissiyattı.

Biz binlerce çocuğu hayal ederken bu otuz kişilik grupla denk gelmiş olmak keyifti.

Sanırım bu keyfi gören görevli sivil polislerin bağlantısı ile kentin en büyük çadır alanına girişimiz ve etkinliği yapmamıza yönelik izin Vali beyin oluru ile ayarlandı.

Geldiğimiz yolu tekrar arabanın bagajında döndük.

Kültür parka ulaştığımızda havanın kararmasına çok az kalmıştı.

Görevli olan Kızılay, Afad ve diğer kurumların görevlileri ateşler yakmış ve ısınmaya çalışıyorlardı.

Günlerdir alandalar ve çoğu uykusuzdu. Duş alıp üstlerini bile değiştirme şansı bulamayan bu modern zamanların kahramanları ile etkileşim kurduk.

Yüzlerindeki ufacık bir gülümseme geliş amacımızı bize hatırlatıyordu.

Gezginler ,sanatçılar ve yardım gönüllüleri hemen kaynaştık.

Fotoğraflar çekildi, ikramlar yapıldı.

Çadır kentin çocuk sakinleri bu esnada başımıza toplandı.

Yüzlerce çocuk bir anda çadırlarından çıkıp başımıza birikti.

Gülücükler,sarılmalar,şarkılar,türküler ve en önemlisi korkusuz geçen anlar.

Tüm gezgin dostlar iş bölümü yaparak çocukları mutlu etmek adına işe koyuldu.

Bir yandan gitarla güzel günler göreceğiz çocuklar diye seslendik.

Bir yandan Pantomim oyunu ile ; tamam bu çadır kentte belki bir çok şey yok ama bakın hayal dünyamızda her şey var dedik.

Provokatör bir tavşanın peşine takılıp kentin buz tutmuş kaldırımlarında zıp zıp zıpladık.

Palyaço ablalarla köşe kapmaca oynarken dağıttıkları köpük balonlarla yüz milyon baloncuk yaptık.

Havanın kararmasına yakın başlayan lapa lapa kar eşliğinde getirdiğimiz oyuncakları çocuklarımıza dağıttık.

Çadır kent etkinliği esnasında depremin merkez üstü Sivrice ilçesinin belediye başkanı ile görüşülüp ertesi gün için etkinliğin izni alındı.

Kent merkezine uzak olan ilçe için belediye vasıtası ile otobüs ayarlandı.

Çadır kentten ayrılırken çocukların mutluluğu gerçekten görülmeye değerdi.

Aileler bizlere teşekkür ediyor ve hayır dualarını eksik etmiyordu.

Elli genç hiçbir yerden destek almadan karıncanın sırtına yükleyip getirdiği el kadar mutlulukla yüzlerce insana ilham olmuştu.

Etkinlik sonrasında ayarlanan mekanda sobanın başına toplanmış ve demli kaçak çay eşliğinde ısınmaya çabalayan gençler amaç kardeşi olmuşlardı.

Siyasi görüşler, ırksal farklılıklar, anadil ayrılıkları tek potada umut ekseninde birleşmişti.

Söylenen şarkılar, anlatılan yol hikayeleri yeni tanışan insanları kırk yıl sonrasının dostları haline getirmişti.

Yerel halkın evlerini açması ve gelen gezginleri başının üzerinde ağırlaması unutulmaz paylaşımlara neden oldu.

Aile evine kız arkadaşlarımızı götüren kadın arkadaşlar,

Kendi evini gezginlere açıp başka yerde uyuyan gönüllüler,

Kafenin anahtarını bizlere bırakıp buyurun burayı da kullanın diyen mekan sahipleri ne güzel insanlarsınız.

Siz hiç yirmi kişi ufacık bir odada hiç tanımadığınız insanlarla sarılıp uyudunuz mu ?

 

Ertesi gün uyandığımızda kalan bolca malzemeyi kentin bir diğer ucunda bulunan ve Sivrice otobüslerinin kalktığı alana taşımamız gerekiyordu.

Hava bir önceki gün kadar olmasa da oldukça soğuktu.

Eşyaları taşıdığımız yol boyunca sağda solda boşaltılmış ve yıkılan evleri görmek hepimizi olaya ve duruma yabancılaştırdı.

Bizim önünden geçtiğimiz virane binalarda birkaç hafta önce insanlar yaşıyor ve mutlu bir şekilde hayatlarına devam ediyordu.

Manzara karşısında hepimiz sessizleştik.

Aracı kaçırdığımızı öğrenince yakında bulunan iki küçük çayhaneye sığındık.

Eşyaları kapının önüne yığarken mekanlarda bulunan insanlar bizi izledi.

Deprem gerçeği ve içimizdeki mahzunluk çayhane de bulunan insanların sohbeti ile biraz dağıldı.

Bir amca nereden geldiğimizi nereye ne yapmak için gittiğimizi sordu.

Dilimiz döndüğünce mekandakilere anlattık.

Aracımız gelip ona doğru binmek için yöneldiğimizde hesabı ödemeye gittik.

Dükkan sahibi az önce sohbet ettiğimiz adamın hepimizin içtiği çayları ödediğini söyledi.

Bir çay belki başka bir yerde başka bir zaman diliminde pek bir anlam ifade etmeyebilir lakin o an da ruhumuzu ısıtan kocaman bir ‘Hoş geldiniz çocuklar ‘ oldu bize.

Otobüse binmemiz ile bizim dışımızda birkaç yolcunun gelmesi ile otobüs doldu.

Başka bir proje için getirilen atkı ve berelerin Sivrice için dağıtılması kararı ile otobüsün içinde bir mutluluk çığlığı yükseldi.

Her gezgin boynuna ve kafasına onlarca atkı ve bere takarak hediyeleri bölüştü.

Siz hiç mutluluk taşıyan bir otobüs gördünüz mü ?

Sivrice ilçesine geldiğimizde  merkezde bulunan geniş bir kahvehaneye davet edildik.

Günlerdir alanda bulunan Mehmetçik ile orada sohbet edebilme şansı bulduk.

Vatanın değişik noktalarından gelen gezginler memleket havasını taşıyordu askerlere.

Bazen bir hoş sohbet o günlük izne bedeldir.

Elinde can dostumuz Çakırbeyli ile tam bir saat kapı önünde bizleri bekleyen bir askerle sohbet edebilmek büyük bir keyif.

Etkinlik için ilçenin en büyük okulu ayarlanmış ve o alana çocuklar toplanmıştı.

Hızlı bir hazırlıkla bir önceki günden tecrübeli olan ekiplerimiz iş bölümü yaptı ve onlarca çocuk ile tek tek ilgilenildi.

Yolda gördüğümüz çocuk büyük herkese hediyelerini dağıttık.

Bizler yola çocuklar için çıktık ve kendi hikayelerimizi çcocukların hikayelerine ekleyip kocaman bir Oyuncaklar Yolda hikayesi yarattık.

Kentten ayrılmadan üç çadır kenti daha ziyaret edip çocuklar için getirdiğimiz hediyeleri dağıttık.

Projeye emek verip destek olan tüm dostlar iyi ki varsınız…..

Anahtar Kelimeler: oyuncak, elazığ, sokak tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir