MAKALELER

Cam Yapraklar - Tiyatro Yanetki

2012.03.01 00:00
| | |
3195

Sizce Nasıl?
Philip Ridley’ in yedinci oyunu olan ‘Cam Yapraklar’ İngiltere’de Soho Tiyatro’da 2007 yılında prömiyer yaptığında, ...

Kırılgan ‘Cam Yaprak’ Yere Düştüğünde.
 

Philip Ridley’ in yedinci oyunu olan ‘Cam Yapraklar’ İngiltere’de Soho Tiyatro’da 2007 yılında prömiyer yaptığında, yazarın dünyaya bakış açısında kırılmalar olduğunu ABD’li ve İngiliz eleştirmenler söylemişlerdi. ‘Kürklü Merkür’ oyununda küçük yaştaki çocukları zenginlerin seks fantezilerine sunan zihniyetin bıraktığı izler tiyatro sahnelerinde sansürün konuşulmasına neden olurken, yazar yeni oyununda kırılgan bir zeminde ‘cinsel istismarı’ derinlemesine işliyor. Disfonksiyonel düzensizliğin içinde iki erkek kardeşin kanamalı geçmişi gözler önüne serilmiş. Tiyatro Yanetki’ nin ikinci başarılı çalışmasında genç yönetmen Sami Berat Marçalı’ yı görüyoruz.
 
Yanetki ilk oyunları ‘Yalnız Batı’ ile tiyatromuza muhteşem bir giriş yaparken, ‘ilerleyen zamanlarda bu çizgilerini koruyabilecekler mi?’ sorusu zihnime takılmıştı. Grubun genç kurucusu Faruk Barman ile Genel Sanat Yönetmeni Serkan Üstüner çağdaş batı tiyatrosunun güncel yapısını yakalamayı başarmışlar. Zamanında tek örnek olması sebebiyle çokta kıyaslama yapamadığımız Dot Tiyatro’ nun sahnelerde bıraktığı ‘in yer face’ etkisi, önce ‘0.2’ nin sonra ‘Yan Etki’ gibi grupların ortaya çıkmasıyla artık kıyaslanır bir hale geldi. İngizlerin dünyaca ünlü akımını bildiklerimizin aksine, naif bir dille sahneye aktarmak; aktarırıken çıtayı bir üst noktaya taşımak kolay değil. 

Philip Ridley’ in oyunlarını çok seven bir eleştirmen olmasam da, çağımız itibariyle anlattıklarını ciddiye almak lazım. ‘Cam Yapraklar’ da Ridley, Barry ile Steven kardeşler arasında geçen çarpıcı bir öyküyü sunuyor bizlere. Grafiti adlı temizlik şirketinin sahibi, iş adamı Steven yaşamının gidişatından pek memnun gözükmezken, alkol tedavisi görmüş, daha sonra hayata tutunmak için çarpıcı çizimlere yönelmiş Barry olayın nirengi noktasını oluşturuyor. Steven’ in sevgilisi Debbie’ nin hamile kalıp Steven’ in monoton yaşamına dahil olması; evdeki geçmişi resmeden, kardeşlerin annesi Liz’ in ailesini ayakta tutma gayreti; babalarının intiharının ardından Barry’nin bir öğretmen tarafından cinsel istismara maruz kalması; küçük yaşta yaşanılan cinsel istismardan Steven’ in pişmanlık duyması konuyu zincirleme birbirine bağlıyor. Barry, Steven’ ı küçük yaşta kendisine yönelik cinsel saldırıdan sorumlu tutuyor. Liz yaşanılan tüm kötü olayları hatırlamak istemeyerek görmek istediği dünyanın içinden olan biteni seyrediyor. Debbie ise karnındaki çocuğunu temiz bir aile ilişkisi içinde dünyaya getirmek için çabalıyor.
 
Sami Berat Marçalı, çok zor konuyu yine ince zekasıyla çözümlemeyi başarmış. Olayların geçmiş ile gelecek arasında gidip geldiği ortada. Ayrıca oyundaki birçok sahne geçişini unutmayalım. Dört bölümlü küçük sahnede konu içinde konu ortaya çıkarken kolay sahne geçişleri sayesinde herhangi bir dağınıklık oluşmamış. Oyuncuların duygu patlamasından çok, anlık duyguyu seyirciye vermeleri ‘Cam Yapraklar’ ı izlenir kılmış. Yönetmenin önünü açan bir diğer olay metnin çevirisi. Özlem Karadağ’ ın çevirideki teatral diline aşığım. Bu kadın ülke tiyatrosu için bulunmaz bir nimet. 

Oyunda Barry’İ Ulaş Tuna Astepe, Steven’ ı Faik Ergin, Debbie’yi Melike Güner, Liz’i Şerif Sezer canlandırmış. Öncelikle Ulaş Tuna Astepe’ nin rol yetisini sevdim. Alkolik bir dünyadan kendisini var eden, daha sonra geçmişle fütursuzca yüzleşen karakterini eksiksiz ifade ediyor. Bakışları, konuşmaları, olayların aktarılışı etkili. Debbie’ de Melike Güner güzel oynamasına oynuyor da, şu ses tonuna takıldım. Yani tüm sahnelerde aynı kısık ses tonuyla, aynı vurgularla konuşmak ne derece doğru? Faik Ergin, Steven’ ın çelişkilerle dolu dünyasını yorumlarken konuyu dağıtmıyor. Karakterin ne fazla duygusal ne fazla trajik yönü ağır basmış. Ergin karakterine doğru biçimde eğilmiş. Şerif Sezer’ in polyanacı mutluluk tablosu, kötüyü zihninden silme gayreti Liz’i bütünüyle anlamamız için yeterli olmuş. 

Tiyatro Yanetki, kendisine has üslubuyla çarpıcı bir oyunu seyircisine sunuyor. Grubun enerjisinde en dikkat çekici özellik, yeniyi aramak! Zor metinlerin altından başarıyla kalkan ekibin doğru isimlerle çalışıyor olması oyun kalitelerini bir üst noktaya çekiyor. Philip Ridley izmalı ‘Cam Yapraklar’ izlenir, güzel bir oyun.
 
6-13-20-27 MART 2012 21:00
İkinci Kat, İstanbul

Yaşam KAYA / yasam.kaya@gmail.com 

Anahtar Kelimeler: Tiyatro Yanetki, Cam Yapraklar



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir