MAKALELER

Martı Ve Göl

2026.10.26 00:00
| | |
568

Paylaş:
Herkes felsefe yapar ama kimse parmağını bile kıpırdatmaz

MARTI VE GÖL

‘Herkes felsefe yapar ama kimse parmağını bile kıpırdatmaz’

Her Martı’nın kaderi karanlığı düşlemek mi?

Gölün kenarında olan dört insan, ve herkese yetecek kadar hüzün ve hayal kırıklıkları… Üstelik herkesin kendi oyununda başrol olduğu bir hikaye!

Ünlü oyuncu Arkadina, ile kalemi kuvvetli olan yazar sevgilisi Trigorin, ezber bozan bir tiyatronun peşindeki oğlu Treplev ve henüz şöhret kapısında bekleyen genç oyuncu Nina aynı çiftlikte buluşur. Birileri alkışların peşinde koşarken birileri ise aşkın, peşinde koşarak  kendini kanıtlamaya çalışmaktadır. Gölün suyu durgun görünse de kıyısında kopacak olan boran fırtınası herşeyin habercisi olabilir.

Herkes sahnede bir şeyler anlatmak ister; ama hayat, replik sırasında kimseye fırsat sunmaz. Aşkın, sanatın, kıskançlığın ve ünlü olma tutkusunun birbirine karıştığı bu karşılaşmada asıl soru: İnsan hayatının başrolü olmayı mı ister, yoksa başkasının hikayesinde unutulmaz bir karakter kalmayı mı?

Perde açılır seyirci heyecan ile sahneye yönelinir ve susar. Kalbi kırılanların sayısı, sahnedekilerden daha fazladır.

İnsanlar için yazarları cezbetmek, onlara  kur yapmak, çağıl ambarında fare beslemek kadar tehlikelidir. Mesela bir kadın, bir yazarı tuzağına düşürmek istedi mi, daha onu tuzağına düşüremeden kendisi ona aşık olur. Uzağa gitmenize gerek yok. Trigorin'e bakınmanız yeterli olacaktır.

Oyun bitse bile aklınız ile yüreğinizin bir kenarında ‘’Martı’’ kalıyor. Perde kapansada ışıklar sönsede  Arkadina, Trigorin, Treplev, ve Nina’ya veda edemiyorsunuz.

‘’Martı’yı izlerken bir göle bakarak kurulan hayalleri, acıyı hüznü aşkı ve sevgiyi iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

Oyun dekoru gözlerinizi kamaştıracak…Dantel işlemeli masa örtüsü,  gümüş semaver, sazlar, göle uzanan tahta bir iskele...

Yapımcılığını Tiyatro Pera'nın yaptığını, Anton Çehov'un yazdığı, Nesrin Kazankaya'nın günümüze kazandırdığı ve yönettiği " Martı " adlı oyunun dramaturgluğunu Şafak Eruyar, dekor ve kostüm tasarımını Cemre Bulak, dekor ve kostüm uygulamasını Eylül Ceren Kığılı, ışık tasarımını Güney Can Yılmaz üstlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: martı, tiyatro pera



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir