
ŞEYH BEDREDDİN SERHAD RAŞA İLE TİYATRO SAHNESİNDE
• Ortaokul ve lise yıllarında Hatay’da başlayan müzik serüveniniz Ankara’da almış olduğunuz klasik piyano eğitimiyle nasıl büyüdü?
- Aslında benim için müzik ilkokul, hatta öncesine kadar gider. Evde hep bir enstrüman sesi olurdu. Annem akordeon çalardı, amcam amatör düzeyde de olsa gitar... Benim blokflütüm vardı ve onunla bayağı mesai yapardım. Sonra melodikam oldu, sonra orgum. Yine ilkokuldan başlayarak ortaokul ve lisede hep bando takımında yer aldım; trampet, borazan vb. çaldım. Lisenin ilk yıllarında yine müzikle haşır neşir olan arkadaşlarımla bir grup kurduk (Grup Gençler) ve hatta lise mezuniyet gecesinde ilk konserimizi verdik. Biraz bahtsız oldu tabii, repertuar seçimi nedeniyle.
• Şeyh Bedreddin’i sahneye nasıl taşıdınız? Proje nasıl gelişti?
-Şarkıda indirdiler sahneden; malum, yıl 1984. Liseden sonra Ankara'ya yerleştim. Orada Kemal Eroğlu Müzik Eğitim Merkezinde piyano ve şan eğitimi aldım. Yine o yıllarda kafelerde müzik yapmaya başladım. 2004 yılına kadar Ankara sahnelerinde programlar yaptım. Yine aynı yıl Yusuf Hayaloğlu ile kesişti yolum; aslında biraz da onun telkiniyle İstanbul'a taşındım. Yusuf abiyle hem İstanbul'da hem de başka illerde programlar yaptık. İlk albümüm olan Merhabada da sözleri Yusuf Hayaloğlu'na, müziği bana ait olan şarkılar yer aldı. O süreçte Selda Bağcan ile konserlere gitmeye başladım ve bugünlere geldik.
Aslında Şeyh Bedreddin için bir oyun yapma fikri çok daha önce (7 yıl önce) şekillendi. Yazar ve yönetmen bir arkadaşım oyunu yazıp yönetecek, ben de müziklerini yapacaktım. Bir nedenle proje hayata geçemedi. O dönemde bir de koro kurmuştum (Bedreddin Korosu); oyun yapılamadı ama koro 7 yıl çalışmalarına devam etti. İşte 7 yıl sonra oyunu ben yazdım, yönetmenliğini üstlendim ve oyuna ait besteleri yaptım. Provaları devam ediyor. 2026 Kasım ayında ilk oyunu Şişli Tiyatrosunda oynayacağız; sonrasında İstanbul'da ve başka illerde de gösterimi olacak.

• Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa, ve Torlak Kemal’in hayatlarını tiyatroya taşınmak nereden esinlendi?
- Şeyh Bedreddin ve yoldaşları Börklüce Mustafa ile Torlak Kemal’i her ne kadar tarihteki başkaldırı hareketinden bilsek de hikâyeyi görünür kılan ve bizdeki etkisini büyüten, Nâzım Hikmet'in Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı olmuştur. Etkilenmemek mümkün değil tabii, inanılmaz bir edebî yapıt. İşte bu etki; içinde adalet, hak, hukuk, eşitlik gibi kavramları taşıyan her insan için bir itici güç oluşturuyor bence. Bu etkiyle bu oyunun yazılması ve oynanması gerektiğini düşünüyorum.
• Şeyh Bedreddin tiyatro oyununu yazan, yöneten, müziklerini yapan ve sahnede oynayan sizsiniz. Tiyatrodaki tüm rolleri nasıl paylaştırdınız?
- Aslında oyunun her şeyini yapmak biraz yorucu ama şartlar ve koşullar bazen bunu gerektiriyor. Yani bu işe gönül veren bir yönetmen, bir yazar olsaydı da ben sadece müziklerini yapıyor olsaydım daha doğru bir yöntem olurdu. Ama işte dediğim gibi, bu bir gönüllülük işi ve süreçler her zaman olmasını istediğimiz gibi ilerlemiyor. Aslında ben oyuna oyuncu olarak dâhil olmak istemedim en başta; fakat yine koşullar gereği Şeyh Bedreddin rolünü oynamak durumunda kaldım. Daha önceden tanıdığım, başka oyunlarda oynayan oyuncu arkadaşlarımla görüştüm ve rol dağılımı bu şekilde oldu.
• Şeyh Bedreddin oyunu için turne yapmayı planlıyor musunuz?
- Tabi ki düşünüyoruz ama bu sadece bizim düşünmemizle olacak bir şey değil; aynı şeyi isteyen kişi ve kurumların da olması gerekiyor. Henüz netleşmemiş görüşmelerimiz var.

• Sosyal medyada Şeyh Bedreddin oyununa ait afişe tıkladığımızda oyunla bütünleşen bir türkü okumuşsunuz bu türküyü yeni bir albüm çıkarttığınızda okuyacak mısınız?
- Oyunun tüm müzikleri (10 şarkı) oyuna özel yapılmış yeni besteler. Sözleri ve müzikleri bana ait. Oyun müziği (soundtrack) şeklinde bir albüm olarak yayınlanabilir tabii.
• Şeyh Bedreddin Tiyatro oyunu haricinde kaleme alacağınız başka oyunlar olacak mı?
- Bu benim yazdığım ilk oyun. Dediğim gibi, her ne kadar ekip eksikliğinden kaynaklı bana kalmış olsa da çok keyifli bir durum. Başka oyunlar yazma planım var, evet.
• Şeyh Bedreddin oyununda repliği unutursanız oyunu nasıl toparlayıp devam ederdiniz?
-Sahnedeki insanın başına gelebilecek en zor durum sanırım bu; ama sahnede olunca o an bir şekilde bunu telafi edebiliyor insan. Bu da tecrübe ile ilgili sanırım.

• Hem müzik hemde tiyatro yapıyorsunuz ikiside provalarda sizi zorlamıyor mu?
- Eğer yaptığınız işi seviyorsanız, her ne kadar fiziksel ve zihinsel olarak efor sarf etseniz de günün sonunda ürettiğiniz şey ve onun sonuçları o yorgunluğu telafi ediyor.
• Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir gibi seslendirdiğiniz eser dinleyicinin hafızasında büyük yer edindi. Sizin için yeri en ayrı ve önemli olan, eser hangisi?
- Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir insanlarda karşılık buldu; 20 milyona yakın bir izlenme/dinlenme oranı var. Bu çok gurur verici tabii. 7 tane solo albüm yaptım, 12 kadar single çıkardım ve çok solistli (karma) albümlerde yer aldım. Tabi bu 100'ün üzerinde şarkı demek; herhâlde hepsi benim için özel ve biricik.
• Selda Bağcan ve şair Yusuf Hayaloğlu ile uzun yıllar sahne aldınız, iki dev isimle çalışmak hayata bakışınızı nasıl etkiledi?
- Tabii Yusuf Hayaloğlu ve Selda Bağcan ile sahne almak çok önemli benim için. Konser ve turne yolculuklarında yaptığımız sohbetler çok şey kattı bana. İkisine de müteşekkirim.
• Müzisyenlik yerine başka bir mesleği tercih etmek zorunda kalsaydınız ilk tercihiniz hangisi olurdu?
- Sanattan başka bir mesleği asla düşünemezdim herhâlde.
• Son dönemde Şeyh Bedreddin projesiyle seyircinin karşısına çıktınız. Müziği tiyatral bir anlatıyla birleştirmek üretkenliğinizi nasıl sağlıyor?
- Müzik ve tiyatro her ne kadar birbirini beslese de ayrı disiplinler. Tiyatro yazmak ve tiyatro müziği bestelemek, belki de bugüne kadar kendimde keşfetmediğim başka bir alanı gösterdi bana. Herhangi bir beste yaparken sanatçı şarkının formuyla ilgili istediği kadar özgür davranabilir; ama tiyatro müziğinde bu durum biraz daha farklı. Yapacağınız beste; olay örgüsünün, anlatılan dönemin ya da hikâyenin dışında kalmamalı, form ve hissiyat olarak anlatıyı yansıtmalıdır. Bu da sanatçı açısından çok geliştirici bir açı.
Anahtar Kelimeler: şeyh bedrettin, serhad raşa
0 Yorum