TEZAT SANAT - CÜNEYT İNGİZ "HEİM " İLE YERİDEN ALMANYA'DA...

Cüneyt İngiz’in yazdığı ‘’HEİM’’ adlı Tiyatro Oyunu İle İlgili Konuştuk.
• HEİM oyunu nasıl yazıldı?
Benim babam Almanya’ya misafir işçi (Gastarbeiter) olarak giden bir işçiydi. Biz çocukken, bize Almanya’da yaşadıklarını hikâye gibi akşam yemeklerinde, hafta sonu kahvaltılarında eğlenceli şekilde anlatırdı. İyi bir anlatıcıydı. Ben tiyatrocu olunca, kendi tiyatromu kurduğumda babama bu anlattıklarını bir tiyatro oyunu yapalım mı? diye sordum. Babam bunun bireysel hikayeleri olduğunu, kimsenin ilgisini çekmeyeceğini söyledi. Ben de bir döneme ışık tutacağımızı, o dönemi bilen çok az insan olduğunu ve gelecek nesillere bir anı olarak kalacağını söyledim. Babamı ikna edince ses kayıtlı röportajlar yaptık. Elimde babamla yaptığımız röportajın 16-17 saatlik ses kayıtları oldu. Bunlardan ‘Heim-Bir Göç Hikayesi’ adlı oyunu çıkardım. Hepsi yaşanmış, büyük bir kısmını benim de bildiğim hikayelerdi.
Oyunu yazdıktan sonra yönetmenim Ali Yaylı ile paylaştım. Ali Yaylı da abileri Almanya’ya işçi olarak giden bir sanatçı. Provalarda sık sık kendi yaşadıklarını da paylaştı. Bazı provalarda duygulanıp, bir süre ara verdiğimiz de oldu.

‘Heim-Bir Göç Hikayesi’ o dönemi uzaktan yakından yaşayan herkeste iz bırakan anıların toplamı aslında. Maalesef babamın ömrü vefa etmedi, oyunu göremedi ama ona okumuştum. Hastanede yanında refakatçi kaldığım bir gün bana dönüp ‘Bu oyun çok güzel olacak oğlum, göreceksin’ diyerek yanağımı okşadı. O günden beri onu onurlandırmaya çalışıyorum. Sevgi ve rahmetle anıyorum.
• Bir de ödül aldınız değil mi HEIM?
Evet, oyunumuz önce Film-San Vakfı Tiyatro Ödülleri’nde Tek Kişilik Erkek Oyuncu Ödülü’ne aday oldu. Kazanamadık ama aday olmak da gurur vericiydi.

Daha sonra Kocaeli’de oynadığımız oyun sonrası yerel bir basın kuruluşu bizi aday gösterdi. Avrasya Prestij Ödülleri’nde En Özgün Tiyatro Oyunu Ödülü’nü kazandık.
Çünkü bugün bile Almanya’ya giden işçilerimiz hakkında sinema filmleri yapılmış olsa da tiyatro sahnesine yazılmış çok az oyun var. Bu arşive bir eser bıraktığım için mutluyum. Bunun ailemin hikayesi olması da benim için ayrıca anlamlı ve kıymetli.
- Ve HEIM yeniden Almanya Turnesi yapıyor, bu turnelerden bahseder misiniz?
Tabii ki. Oyunumuz Ekim 2025 yılında başladı. İstanbul ve birçok şehirde sahnelerken, Köln’de bulunan Theater Tiefrot adlı Alman Tiyatrosu’nda bulunan arkadaşımız oyunu Köln’e götürmeyi teklif etti. Sevinerek kabul ettik, çünkü bu hikaye aslında tam da orada olan gurbetçilerimizin hikayesiydi.
Oyunumuzun Almanca üst yazılarını hazırladım. Böylece Alman seyirci de seyredebilecekti. Çünkü ben oyunu yazarken hem Türklerin hem de Almanların açısından bakarak o dönemi tarafsız anlatmaya çalıştım. Haziran ayında iki seans Theater Tiefrot sahnesinde oyunumuzu sahneledik. Türkler de Almanlar da çok etkilendiler. Oyundan sonra kuliste üstümü değiştirirken seyirciler salonda bekledi, çünkü ağlıyorlar, anılarını anlatıyorlardı. Çok etkilenmişlerdi.

Şimdi yine Köln’de Multikultur denilen, yani çok kültürlü öğrenci yapısına sahip olan Genoveva Gymnasium’da 12 ve 13 Kasım’da oyunumuzu hem Almanlara hem de Türklere sahneleyeceğiz. Türk ve Alman çocukları, aileleri, hep beraber oyunumuzu izleyecek.
Mart ayında da Bremen’de yani oyunun hikayesinin doğduğu şehirde bu oyunumuzu oynayacağız. Benim için çok anlamlı ve değerli olacak. Çünkü tam 56 yıl sonra babamın işçi olarak gittiği Alman şehrine ben bir sanatçı olarak gidip babamın ve bütün Türklerin hikayesini anlatacağım.
Almanya ile Türkiye arasında imzalanan işgücü anlaşmasının 65. Yılında Almanya’da oyunumuzu sahnelemek bir misafir işçi çocuğu olarak beni gururlandırıyor. Bir tiyatro sanatçısı olarak bunları başarabildiğim için önce anne ve babama bana bu yolda destek verdikleri için, ama özellikle ustam Lale Oraloğlu’na beni yetiştirip bugünlere getirdiği için çok şey borçluyum. Hepsi huzurla uyusunlar, mekanları cennet olsun.
Anahtar Kelimeler: heim, bir göç hikayesi
0 Yorum