
Yaşadığımız ne zaman ve hangi noktada kendi hikayemiz, ne zaman başkalarının önerdiği ya da dayattığı hikayelerdir ?
Bulunduğumuz eşikte kendi gerçeğimiz ile yüzleşmeye ne kadar hazırız ya da değiliz ?
Peki ya önemli olan kim olduğumuz mu ya da nasıl biri olduğumuz mu ?
Hiç boşluğa düşüp çakıldınız mı ?
Karadan kara, zifirden kara zamanlarınız oldu mu ?
Yedeğimizde taşıdığımız ne çok " ama " larımız var, öyle değil mi ?

" Aşka inanıyorum ama
Demokrasi var biliyorum ama
Eski dostları çok özlüyorum ama
O yine dönse affederdim ama..."
Sahi, hiç düşündünüz mü : Bir mülteci çocuğun sırt çantası kaç kilogramdır ? Ortalama bir insan ömrü boyunca kaç kez gaz çıkartır ?
Sertaç Sayın'ın yazdığı " Eşik " adlı oyunun, konsept ve yönetmenliğini Ozan Ömer Akgül, hareket tasarımını Salih Usta, dekor tasarımını Serkan Kavurt, kostüm ve maske tasarımını Hilal Polat, ışık tasarımını Ayşe Sedef Ayter, ses ve müzik tasarımını Güneş Bozkır, proje koordinatörlüğünü Ece Şahin üstlenmiş.
Oyunun yönetmen yardımcılığını Beste Yılmaz Özen gerçekleştirmiş." Eşik"in reji asistanları ise Saliha Bozkurt ve Zeynep Köksalan.
" Biz, iki oyuncu sizi bize maruz bırakacağız..Modern Sisifos'larız sizler de kayalarımız."
Lütfi Can Bulut " Gabo İllyas ", " Bir Halk Düşmanı ", " İçimizdeki Şeytan " adlı oyunlarında olduğu gibi " Eşikte " de başarısıyla göz dolduruyor ve hak ettiği alkışı alıyor.

Mehmet Küçükgünaydın’ı da belleğim beni yanıltmıyorsa " Bir Halk Düşmanı " nda izlemiştim.Sahnede çok sevimli, enerjik, inandırıcı ve bir o kadar da sahici.
Her iki oyuncu da kara komediye yaraşır, son derece dinamik, kalite scalası yüksek yorumlara imza atmışlar.Dahası canlandırdıkları karakterlerin iç aksiyonlarını çapaksız biçimde ortaya koymuşlar.Ve bunu yaparken sahnede her anı yaşıyor, her söylediklerini gerçekten hissediyor, rollerinin hakkını tam olarak veriyorlar.
" Eşik " cesur, saran, bağlayan, kalıplaşmış, dar alanları aşan, güldürürken, düşündüren bir oyun.İzlemenizi, öneririm.
Anahtar Kelimeler: Eşik
0 Yorum