MAKALELER

ÖTEKİ (2024): "Emin Alper ‘Dostoyevski’nin İzinde, ‘Bergman’ ın Yolunda!"

2024.01.21 00:00
| | |
2783

Emin Alper’ in Dostosyevski’nin aynı adlı eserinden sahneye uyarladığı ‘Öteki’ geçtiğimiz günlerde...

Tepenin Ardı, Abluka ve Kurak Günler filmleri ile sinema dünyasında tanınan, aldığı ödüllerle adını sinema tarihine kazıyan Emin Alper’ in Dostosyevski’nin aynı adlı eserinden sahneye uyarladığı ‘Öteki’ geçtiğimiz günlerde Türkiye prömiyerini yaptı. Sinema yönetmenlerinin teatral deneyimleri pek alışık olduğumuz bir durum değil. Bunu dünya sinemasında Woody Allen ve Bergman kusursuz biçimde gerçekleştirip uygulamıştı. Emin Alper, Öteki adlı oyununda “Sinematografik Tiyatro”nun eşsiz ve de kusursuz bir örneğini vererek, yıllar önce Bergman’ ın başardığı bu olayı 2024 yılında tiyatro sahnesinde yeniden başarıyor. Bu çarpıcı çalışmada sahnede Cem Yiğit Üzümoğlu, Erdem Şenocak, Derya Karadaş ve Gökhan Yıkılkan rol almış. 

Öteki’de Dostoyevski Yakov Petroviç Golyadkin’in başından geçenleri konu alır. 9. dereceden memur olan ve bulunduğu konumdan yükselemeyen Golyadkin bir gün işyerinden kendisinin tıpatıp aynısıyla karşılaşınca büyük bir travma yaşar. Eser psikolojik romanlar arasında önemli noktadır. Derin psikolojik tahliller barındıran öykü; yalnızlığı, sınıf ayrımını ve benlik bilincini kurgusuyla harmanlar. Emin Alper, konuyu günümüz Türkiye’sindeki beyaz yakalıların hikayesine getirir. Burak adlı şahıs, kendisinden ödün vererek çalıştığı iş yerinde bir türlü istediği terfiyi alamamış, bu olayın psikolojik baskısı altında ezilmektedir. Bir gün çalıştığı bankada tam karşısına kendisinin tıpatıp aynısı olan bir kişi gelir ve işe başlar. Bu ‘öteki’ Burak, Kayseri’den gelip işteki insanlara kendisini sevdirmeyi başarmış, diğer Burak’ ın istediği terfileri kovalamaya başlamıştır. Burak, hayallerinin kendi zıttının ellerinde yükseldiğini gördükçe çıldıracak, olaylarla baş etmeye çalışacaktır. 

Emin Alper’ in Türkiye gerçeğini yakaladığı ‘Öteki’, ülkede çalışarak bir yerlere gelinemeyeceğini, işini en iyi yapanın değil, aksine en güzel yalakalık yapanın bir noktalara taşınacağını cesur hamlelerle seyirciye aktarıyor. Dostoyevski’ nin eserini güncellerken öylesine keskin, psikolojik noktalara dokunuyor ki, yönetmen sahnede yeni karakterini yaratırken bir yandan da gözümüzün önünde sürekli Golyadkin karakterinin durmasını istiyor. Memur ya da beyaz yakalı bir bankacı… kader değişmiyor. İnsanın bulunduğu her yerde hoşa gidenlerin, çabalayanların önüne geçtiği sapkınlıkları yaşıyoruz. Şüpheci, sinirleri bozuk, içten içe duygularını yaşayan Burak çıldırmanın eşiğinde hayata kabusa dönerken, sahnede kara komedi sürükleyici bir boyut kazanıyor. 

Emin Alper’ in çalışması öncelikle muhteşem. Bir eleştirmen olarak uzun yıllardır üstüne basa basa yazdığım ‘Sinematografik Tiyatro’ bu oyunda zirveye çıkmış. İkiz olgusunun gerçeğe dönüşmesi için yaratılan illüzyon öylesine net ki, sahnede sinemadan çıkmış bölümlerle karşılaşıyoruz. Yönetmen, Deniz Göktürk Kobanbay ile sahne tasarımında kusursuz çalışma gerçekleştiriyor. Özellikle sahne geçişlerinde, şehirde oluşan psikolojik atmosferde dijital teknoloji ile bütünleşmiş oyuncu performanslarını izledik. Emin Alper, oyunda çoğu bölümde sinema filmi çeker gibi davranıyor. Aynaların yarattığı terslik düzlük algısı ve de oyuncuların hareketli sahne üzerinde gerçekleştirdiği eylemler, bizleri konunun içine hapsediyor adeta. Tüm bunların yanında sahnedeki espriler, ‘kara komedi’ duyguların, yüzümüze tokat gibi inen diyaloglara dönüşmesine tanık oluyoruz. 

Yönetmenin bu başarısı yıllar önce tiyatro ve sinema yönetmeni olan Bergman’ ın çalışmalarını hatırlattı bana. Zaten iyi bir sinema yönetmeni, iyi bir tiyatro yönetmeni de olmalıdır. Karakter yaratımında, rol analizinde, konu anlatımında sahneye ve kameraya hakim olan gözler, ortaya çıkan eserle sanata damga vurabilir. Bergman ‘Persona’da bunu nasıl başardıysa, Emin Alper de ‘Öteki’ oyununda bunu çarpıcı şekilde başarıyor. 

Cem Yiğit Üzümoğlu ve Erdem Şenocak ikilisi ‘Burak’ karakterlerini öylesine derinlikli oynuyorlar ki, seyirciyle dertleşir gibi, ortaya çıkan diyaloglar, monologlar insanı sistem içindeki sınıfsal ayrıma kadar sürüklüyor. Üzümoğlu’nu en son ‘Baklava Cumhuriyeti’nde izlemiştim, rolünün hakkını veren bir oyuncu. Erdem Şenocak’ ın ‘Tehlikeli Oyunlar’da neler yaptığını zaten biliyoruz. Emin Alper her iki oyuncu seçiminde son derece doğru tercih yapmış. Goldyakin’in uşağı Petruşka’ nın güncel hali olan Hayriye’de Derya Karadaş ve Burak’ın bankadaki arkadaşı Onur’da ise Gökhan Yıkılkan karşımızda. İki oyuncunun ana rollere katkıları olağanüstü. Komedi ve dram oyuncuların olduğu bölümlerde zirveye çıkıyor. 

Nisan Ceren Özerten’in yapımcılığında, Luz Yapım prodüksiyonuyla seyircisi karşısına çıkan ‘Öteki’, gösterimlerine devam ediyor. Emin Alper’ in muhteşem çalışmasını kaçırmayın.

Oyun, 31 Ocak, 1-2 Şubat tarihlerinde Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde, 16 ve 17 Şubat’ta Caddebostan Kültür Merkezi’nde, 29 Şubat ve 1 Mart’ta ise Maximum Uniq Hall’da!

[email protected]

Anahtar Kelimeler: emin alper, Yaşam Kaya, öteki, öteki tiyatro, öteki tiyatro yorum, öteki tiyatro eleştiri, Cem Yiğit Üzümoğlu, erdem şenocak, derya karadaş, gökhan yıkılkan



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir