Kişiler: Erdal Beşikçioğlu

ERDAL BEŞİKÇİOĞLU

Görevi

Genel Sanat YönetmeniOyuncuReji AsistanıYönetmenYönetmen Yardımcısı

Sosyal Medya

Oyunlar


|
0
|
1850




Kariyer Bilgisi

Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı




Ödüller

Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri 2017

Tüy Kalemler - "Yılın Erkek Oyuncusu" Erdal Beşikçioğlu



Eleştirmen Notları

Woyzeck Masalı - Tatbikat Sahnesi

Tatbikat Sahnesi, 2017-2018 tiyatro sezonunu Goerg Büchner’ in yazdığı ‘Woyzeck Masalı’ ile açtı. Oyun iki sene önce sahnelerdeki yerini almış, bu dönemden sonra daha çok Ankara seyircisi ile buluşmuştu. Erdal Beşikçioğlu, geçmiş dönemde yaptığı işlerin kalitesini devam ettirmeye çalışırken, kalabalık kadro ile elini yine taşın altına soktu.

Erdal Beşikçioğlu yönetmenliğiyle yeniden karşımızda olan ve 38 oyuncu, 6 müzisyenden oluşan rock müzik ‘Woyzeck Masalı” sahne yolculuğuna devam ediyor. Beşikçioğlu, Tom Waits ve Nick Cave’den sonra Woyzeck Müzikali yaparak, kendisini bu iki ismin yanına koymayı tercih etmiş. Oyuna giderken kafamdaki düşünce, sahnedeki yapılan işin, iki isimin yaptığı işle ne derece benziyor oluşu idi? 

Erdal Beşikçioğlu bu oyunu aslında 2015 yılında ilk kez tiyatro sahnesine çıkardı, ama yenilediği kadrosu ile 2017 yılında konu yeniden seyirciyle buluşmaya başladı. Ahlak bekçiliği içinde oradan oraya savrulan insanların görüntüleri grotesk öğeler kullanılarak, canlı müzik eşliğinde verilmiş. Konuyla ilgili değerlendirme yapacağım, ama sahnedeki oyuncuların diğer gösterimlere göre daha profesyonel olduğunu belirtmem lazım. Yaşam Kaya

http://tiyatronline.com/woyzeck-masali_-tatbikat-sahnesi-5646


1806 Laveyn - Tatbikat Sahnesi

Bizim kuruculuğumuzda 75 yıl sonra Ankara ve İstanbul gibi Türkiye’nin iki büyük tiyatro metropolünde canlanan Tatbikat Sahnesi, nitelikli sanat beğenisini geliştirmek, sanat ortamına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Bunun için akademik bir şekilde araştırıp, öğrenim içerisinde eğitimi vurgulayacağız. Manifestomuzu bunun üzerine kurduk.” diyen Erdal Beşikçioğlu, 2014 yılında Ankara’da 2015 yılında da İstanbul’da Tatbikat Sahnesi’nin açılmasına öncülük ederken Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan röportajında bu sözlerle Tatbikat Sahnesi’nin kuruluş amacını anlatmış. Şirin İnci

http://tiyatronline.com/1806-laveyn_-tatbikat-sahnesi-5344


Aşk Aptalı - Tatbikat Sahnesi


Erdal Beşikçioğlu  -Ankara Tatbikat Sahnesi

Ankara Tatbikat Sahnesi (ATS) oyuncu, yönetmen Erdal Beşikçioğlu tarafından Ankara da (2015) yılında kurulmuştur. 

Alternatif Tiyatro Sahnesi olarak kendinden başka Elvin Beşikçioğlu ve Jason Hale isimlerinin de şimdilik yönetmenlik yaptığı bu sahne de ’’Aşk Aptalı’’ adlı oyunda yönetmen olarak Jason Hale imzası görülmüştür. Füsun Balkaya

http://tiyatronline.com/ask-aptali_-ankara-tatbikat-sahnesi-3825

Mezarsız Ölüler - Tatbikat Sahnesi

Erdal Beşikçioğlu’ nun sanat yönetmenliği yaptığı Tatbikat Sahnesi, 1963 ve 1990 yılında (ayrıca 2013 yılında Gri Sahne) sahnelenen bu çarpıcı oyunu yeniden tiyatro severlerin beğenisine sunmuş. Marksist olgunun duygularla çatışma içinde kaldığı konu, keskin işkence sahnelerinin insan belleğinde bıraktığı tahribatı anlamaya çalışıyor. Sartre, nesnel gerçekliliğin ardındaki insan davranışlarını kontrol etmek için ‘Mezarsız Ölüler’i kaleme almış. Az sonra konu hakkında detaylı bilgi verirken, Erdal Beşikçioğlu’ nun ‘Varoluşçu Marksizm’ sorgulamasının ne derece güçlü noktalara temas ettiğini, ‘İn Yer Face’ üzerinden akan olayların çarpıcı noktalarını açıklayacağım. 

Oyunu yöneten Erdal Beşikçioğlu sorgu odasını ölen insanların konulduğu ‘morg’ ortamına dönüştürmüş. Her birey kendi ölümünü kucaklayacağı bölmesinden çıkıp konuşuyor. Sartre eserine ‘Mezarsız’ derken, Beşikçioğlu ‘Yaşayan Ölüler’ kavramını sahne tasarımının üzerine yıkmayı başarmış! Yazarı çok doğru anlayan bir yönetmen var karşımızda. Kişisel tercihler, yani ‘öz’ fikirden sonra gelirse, istersen insanın derisini canlı canlı yüz, yine de insan kendi doğrularından vazgeçmiyor. Bunun en büyük kanıtı ‘Sorbier’ de Adem Aydil’ in performansı! Oyuncu, korkularına yenik düşmemek adına kendi canına kıyan karakterinin çaresizliğini doğru bir psikolojiyle oynuyor. Ayça Eren’ in on beş yaşındaki ‘Francois’ yorumu ise tam anlamıyla dört dörtlük. Durmaksızın ağlayan, her sahnede ‘ölüm’ korkusuyla bağıran zor bir karakterin altından başarıyla kalkmak herkesin yapabileceği bir durum değil. Elvin Beşikçioğlu’ nun Lucie’ ye kattığı ise olağanüstü! Oyunun ‘soğuk kanlı’ duruşu Lucie üzerinden aktarılmış. Erdal Beşikçioğlu kısa zaman dilimi içinde sahnede görünüp, ‘Jean’ın simgesel açılımını harikulade sergilemiş. Yönetici takımın umarsız, duygusuz duruşu karşısında ‘acı’ kavramının yok olduğuna tanık oluyoruz. Ali Yoğurtçuoğlu, Aytek Şayan, Berkan Şal, Burak Küçükosman grubun başarılı isimleri! 

Hayatın asıl problemi; varlık ve hiçlik. İnsan olarak nefes almak varlığımızı devam ettirmek için birincil sebebimiz mi? Tatbikat Sahnesi, Erdal Beşikçioğlu’ nun başarılı ‘Marksist Varoluşçu’ dışavurumuyla bu soruların cevaplarına ulaşabiliyor. Konu dışında küçük bir eleştirim olacak. Oyun 1 Mayıs 2014’ten yana sahnelerde. Oyunla ilgili kim ne yazmış diye kritiği yazdıktan sonra baktığımda, İstanbul’dan magazin yazarlarının oyun hakkında yazılar yazdığına şahit oldum. ‘Şiddet söyledir, böyledir’, ‘oyundaki şiddet sahnelerinden seyirci rahatsız olup salondan çıktı’ gibi, Sartre felsefesinin yanından bile geçmeyen saçma cümleler okudum. Erdal’a bir çift sözüm olacak; ‘Mezarsız Ölüler’ gibi bir oyunu, hayatında Jean Paul Sartre felsefesini duymamış, duyumsamamış kişilere ilk kez oynamak nasıl bir düşüncedir, anlamak zor?! Ya da anlamamak en güzeli! Yaşam Kaya


http://tiyatronline.com/mezarsiz-oluler_-tatbikat-sahnesi-3381


Bir Delinin Hatıra Defteri - Ankara Devlet Tiyatrosu

SEYİRCİ İLE AKTİF İLİŞKİYE “KAPALI BİÇEM” 

Erdal Beşikçioğlu , deliyi “oynamıyor” ya da deliyi “göstermiyor” ; o bizzat ve tamamen “deli oluyor” …Sahnede müthiş bir illizyon ; olağanüstü bir büyü var. Ne ki oyunculukta ve yorumda tercih edilen bu biçem ; doğası gereği “dördüncü duvar” illizyonuna/yanılsamasına dayandığı için olsa gerek seyirciyi yoksayıyor-hiçliyor ; son kertede oyuncu-seyirci iletişimini (en azından İspanya Kralı olduğu sahneye kadar) asgaride tutuyor. Seyirci ancak bu sahneden itibaren oyuna gülme tepkisi verme cesaretini kendinde buluyor ki ; “oyunculuk kutsaması ayini” yerini yavaş yavaş bildik tiyatro gösterimine bırakmaya başlıyor. Savaş Aykılıç

http://tiyatronline.com/bir-delinin-hatira-defteri_-ankara-devlet-tiyatrosu-2808


Bir Delinin Hatıra Defteri - Ankara Devlet Tiyatrosu

Proje tasarımını ve yönetmenliğini Cem Emüler'in, oyunculuğunu ve yönetmen yardımcılığını ise Erdal Beşikçioğlu'nun üstlendiği oyun, uyarlama konusunda incelikle hazırlanmış bir ders niteliğini taşıması bakımından özel bir öneme sahip. Orijinal metnin ana izleğinden sapmadan özgün ve yaratıcı tiyatronun izini süren oyun, tiyatronun görselliğin esiri haline dönüşen günümüz insanını hâlâ büyüleyebileceğini ispatlayan bir başyapıt. Hazırlık döneminde oyuncu yönetmen işbirliğinden fazlasıyla yararlanıldığı anlaşılan oyunun, bu yönüyle de geleneksel ayrımlardan uzak bir sanatsal sürecin ürünü olduğunu söylemek doğru olur.
 
Seyircileri, sahnenin ortasına yerleştirilmiş, sisler içinde bir iş asansörü karşılıyor; kendi etrafında üç yüz altmış derece dönebilen ve tiyatronun tavanına kadar yükselebilen bir iş asansörü bu. Popriçin (Erdal Beşikçioğlu) ışıktan bir kafesin içindeki asansörün üzerinde hareketsiz yatıyor. Aynı renkten altlı üstlü, kışlık iç giysileri var üzerinde, eli yüzü yara bere içinde, bileklerinde intihar denemelerinin acı izlerini taşıyor. Zorlanarak konuşuyor ilkin. Ayağa güçlükle kalkarak bakanlıktaki görevinden, diğer memurluklarda dönen dalaverelerden söz ediyor. “Onlarca kabloyla bağlandığınız hayatta her gün aynı hat üzerinde gidip gelen sizler, benden çok mu farklısınız?” diye sorar gibi bakıyor gözlerimizin içine. Sonrası malum. 

Erdal Beşikçioğlu'nun kusursuz performansıyla hayat bulan Popriçin, bu tuzaklardan uzak durmayı başarıyor. Sahne tasarımının tanığı olanaklardan sonuna kadar faydalanan Beşikçioğlu, Popriçin karakterini izleyicilerin içine sızarak yaşıyor. Oyun boyunca temposunu bir an olsun kaybetmeyen Beşikçioğlu'nun tavana monte edilmiş profillerin üzerinde gezinerek seyircinin arasına indiği final sahnesi, hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir etkiye sahip. Oyuncunun bu müstesna başarısı akıllara hemen Uğur Polat'la hayat bulan Ruhi Bey karakterini getiriyor. Uğur Polat, “Ben Ruhi Bey Nasılım?” oyununu her sezon yeniden görmek isteyen bir seyirci kitlesi yaratmayı başarmıştı. Benzer bir seyirci kitlesi de Erdal Beşikçioğlu'yla birlikte Ankaralı tiyatro seveler arasında oluşmaya başlayacak gibi görünüyor.
 
Bu sezonun da adından en çok söz ettirecek oyunlardan biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri, uyarlama metinlerin özgün bir yaklaşımla ele alındığında ortaya çıkabilecek başarıların en güzel örneklerinden birini sunuyor. Gerçek anlamda yaratıcı bir dramaturgi altyapısına sahip oyunda, gereksiz hiçbir öğeye yer verilmemiş. En basit aksesuardan, ses ve ışık tasarımlarına kadar her öğe, oyun içindeki işlevi düşünülerek, uyum içinde kullanılmış. Erdal Beşikçioğlu'nun izleyenleri kendine hayran bırakan performansıyla taçlandırdığı oyun, Stüdyo Sahnesi'nin adına yakışır deneyselliğiyle, izleyicileri geleneksel tiyatro anlayışından farklı bir seyir keyfiyle buluşturuyor. Popriçin'le olan randevunuza geç kalmamanız dileğiyle, iyi seyirler. Taner Can


http://tiyatronline.com/bir-delinin-hatira-defteri_-ankara-devlet-tiyatrosu-2694




Yorum

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.


TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir