MAKALELER

Açık Saçık Birkaç Polaroid - Tiyatro 0.2

2006.05.11 00:00
| | |
3379

Tiyatro Sıfırnoktaiki, Mark Ravenhill’in “Açık Saçık Birkaç Polaroid” isimli oyunuyla tiyatro severlerin karşısına çıkıyor...

 

Tiyatro Sıfırnoktaiki, Mark Ravenhill’in “Açık Saçık Birkaç Polaroid” isimli oyunuyla tiyatro severlerin karşısına çıkıyor. Oyun, bugün dünyada tartışılan “kara kutu sahneler/oyunlar” serisinin Türkiye uzantısına damga vuracak şekilde dizayn edilmiş. Ravenhill’in abartıya kaçmayan karakter analizleri günümüz dünyasını inceden inceye çok güzel anlatıyor. Eyüp Emre Uçaray’ın da eşsiz yorumu oyunun seyirci kitlesini geniş ölçüde arttırmış. 
 
Türkiye’de bugün bile tartışmaya açılmayan in your face tiyatro; İngilizlerin yeni dönem tiyatro yaşantısını belirleyerek tüm dünyaya dalga dalga yayıldı. Bir elin parmaklarını geçmeyen grupların çabaları ile sanat gündemimizde varolan bu akım; sahnelerimizde, İngilizlerin sahne denemeleri kadar, başarılı bir düzlemde ilerliyor. Genç isimlerin bir araya gelerek oluşturduğu Tiyatro Sıfırnoktaiki, çağdaş metinlerin gücünü çok iyi analiz ederek seyirciye şahane bir gösteri sunuyor. 
 
"Açık Saçık Birkaç Polaroid” 1999 yılında İngiltere’de geçen bir öykü. Soğuk savaş döneminde sosyalist olan Nick, 1984 yılında değerlerine uğruna kapitalist Jonathan’ı öldürmeye teşebbüs ederek on beş senelik bir hapishane serüveni yaşar. Hapisten çıkan Nick, eski sevgilisi Helen’in yanına dönüp onunla tekrar yaşamak ister. Fakat Helen, vahşi kapitalist olguların tutsağı olmuş; kapitalistlerle beraber ortak işler yürüten kişiliksiz bir insana dönüşmüştür. Helen, Nick’le olan tüm bağlarını kesme niyetindedir. Nick, bir gece sokakta tanıştığı striptizci Nadia ile kısa süreli bir ilişki ağına girer. Nadia’ nın aids hastası arkadaşı Tim; Tim’in kiralık erkek sevgilisi Rus Victor; kapitalist Helen, Nick’in sosyalist değerleri ile yeni dönem dünyanın değerlerini karşı karşıya getirecektir. 
 
Sahnede 1990’ların başında demir perde ülkelerinin çöküşe girişi ile sarsılan insanların problemlerini görüyoruz. Nick’in sosyalist değerleri; fikirsiz gençlerin içine düştüğü bataklık; kapitalizmin acımasız yüzü yazarın keskin kaleminden payına düşeni alıyor. İngilizlerin asi yazarı Mark Ravenhill, kendi değerlerinden yola çıkarak dünyanın yaşadığı tüm faşizan olayları korkusuzca seyirciye aktarıyor. Oyunun yönetmeni Eyüp Emre Uçaray, Ravenhill’in resmini çizdiği dünyayı güzel bir yorumla sahneye yerleştirmiş. Özellikle de Nick’in yaşadığı çatışmalar insanların kafasında soru işareti bırakıyor. 
 
İpek Banu Kılar, Doğan Kecin, Gülce Oral, Ushan Çakır, İhsan Ceylan, Tarkan Çeper oyunda görev alan oyuncular. Helen rolünde İpek Banu Kılar, fikirlerini satarak kapitalizme tutsak olan karakterini çok iyi yorumlamış. Nick’te Doğan Kecin oyunu baştan sona sürükleyen isim. On beş sene içeride yatarak sadece sosyalizme inanan bir insanın tüm ruh halini sahnede izleyebiliyoruz. Rus Victor’u ve sevgilisini eleştirdiği sahnelerde seyircilerde fikirsel sorgulamalar oluşturuyor. Tarkan Çeper, Jonathan’ı sahneye aktarırken biraz daha hareketli olmalı. Fakat son bölümdeki Jonathan ve Nick konuşmasında, kapitalizmin acımasız yönünü şahane açıklıyor. Nadia karakterinde Gülce Oral inanılmaz bir yetenek. İlerisi için çok iyi bir oyuncu olacağı kesin. Striptizci kadının yaşadığı ‘aşk/sevgi/seks” üçgenini yazarın anlatmak istediği şekilde sahneye aktarmış. Tim’de İhsan Ceylan, Victor’da Ushan Çakır iyi bir ikili oluşturuyorlar. 
 
Oyunun müziklerinde Ersen Kutluk, seçtiği müziklerle yakın dönemi seyirciye hissettiriyor. Yönetmen ışık ve dekor seçimlerinde de başarılı. Sürekli değişen sahne yapısına uygun seçilen dekorlar oyunun temposunu arttırıyor. 
 
Tiyatro Sıfırnoktaiki, “Açık Saçık Birkaç Polaroid” oyunu ile, in your face tiyatro oynayan gruplara ders veriyor. 2000’li yıllarda yavaş yavaş çöken kapitalist olgular, Ravenhill’in keskin kalemi ve grubun olağanüstü performansıyla tiyatro severleri bekliyor. 
 
(Victor “Dünyanın herhangi bir yerinde olabilirsin. Dünya o kadar büyük değil biliyor musun? Aynı müzik var, aynı hamburgerler, aynı insanlar. Dünyanın her yerinde. Sürekli hareket edebilirsin ve yine de aynı yerde olabilirsin.” 
 
Nick “Ben artık durmak istiyorum. Dünyayı siktir et. Sevdiğim birine bakmak istiyorum. Bir yuva istiyorum.” 
 
Victor “Ne ki yuva? Artık hiçbir şey sabit değil. ‘Burası yuva’ diyemezsin.”) 
 
 

Anahtar Kelimeler: tiyatro 0.2, Açık Saçık Birkaç Polaroid, Tiyatro Sıfırnoktaiki, mark ravenhill, eyüp emre uçaray



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir