MAKALELER

Hadi Öldürsene Canikom - Zağrofyan Eğitim Kurumu

2003.02.27 00:00
| | |
2189

Aziz Nesin'in sahnelerimizde en fazla sahnelen oyunu “Hadi Öldürsene Canikom” u İstanbul seyircisine sunuyorlar...

Zoğrafyon Eğitim Kurumu çatısı altında bir araya gelen Rum gençler Türkiye'nin en önemli yazarı Aziz Nesin'in sahnelerimizde en fazla sahnelen oyunu “Hadi Öldürsene Canikom” u İstanbul seyircisine sunuyorlar. Aziz Nesin gibi bir ustayı ana dillerinden yola çıkarak sahneye aktaran Rumlar, Türkiye'deki demokrasi kavramlarının ırkçı bir döneme doğru ilerlediği bir zamanda büyük bir işin altına girmiş durumdalar. Rum'ların 17. yy'ın sonlarından başlayarak Beyoğlu ve Galata bölgesindeki varlıklarının artması Türk kültürü ile kaynaşan farklı düşünce biçimlerini geliştirdi. Gelişen bu düşünceler genç Türkiye Cumhuriyeti ile başka bir alana doğru kayarken; mübadeleler, 6/7 eylül olayları ve 1980 yılından başlayarak yükselen ırkçı düşünceler içimizde yaşayan azınlık kültürlerini yok olma noktasına getirdi. Aziz Nesin ustanın barışçıl ve toplumları birleştiren düşünce biçemleri Rum azınlığın tekrardan ülke topraklarında bizlerle kaynaşmasını sağladı.


Sayıları bugün 3000'i geçmeyen Rumlar, İstanbul'un sanat yapısına Osmanlı'dan başlayarak çok büyük katkılar sundular. Salt Müslüman kültürün egemen olduğu topraklarda Hristiyan sanatının demografik yapısını Müslüman kültürün içine sokarak, sanatın farklı alanlara doğru kaymasına sebep oldular. Avrupa modern tiyatrosunu Rumlardan ve Ermenilerden öğrenen Türkler bunu neredeyse unutmuş durumdalar. Zografyan Eğitim Kurumu'nda teatral çalışmalar yapan gençler, amatör yapıları ile ülkede profesyonel tiyatro yapmaya çalışan gruplara parmak ısırtıyorlar. Tarihsel bağlarla bu sanatın doğduğu topraklardan günümüze ulaşan Rum kültürü, Türk Tiyatrosu'na daha çok değer katacağı ortada. 
 
Oyun, yetmiş ve yetmişbeşlik iki yaşlı kadının, Siyen ve Diha'nın yaşadığı kenar mahallelerdeki izbe bir apartmanda geçer. Açılış sahnesinde Siyen'in, 23 yıl önce ölmüş bir general olan kocasının resmiyle kavga ettiğini görürüz. Kocasının onu bırakıp gitmesinden muzdariptir. Bu gürültüyü duyan yan dairedeki komşusu Diha merakla arkadaşının yanına gelir. Onun bir ölünün resmiyle kavga ettiğini öğrenince bu saçma jest üzerine tartışmaya başlarlar. Diha da kocasını genç yaşta kaybetmiştir. Her iki kadının da maddi durumları, kocalarının ölümü sonrasında iyice bozulmuştur. Kimselerle görüşmemektedirler ve hayatlarına başka hiçbir erkek girmemiştir. Diha, Siyen'e bazı erkeklerden aşk mektupları aldığını anlatmakta ve bunları yazan adamları tek tek reddettiğini söylemektedir. O akşam Siyen'in 50. evlilik yıldönümüdür ve Diha kutlama için ocağa koyduğu yemeği yanmaktan kurtarmak için yan daireye geçer. Yalnız kalan Siyen radyoyu açar. Radyoda, kendisine havagazı memuru süsü veren, sempatik görünüşlü, genç bir erkek sapıktan söz edilmektedir. Bu sapık, özellikle yalnız yaşayan kadınları hedef almakta, onlara tecavüz ettikten sonra boğarak öldürmektedir. İki kadında yalnız hayatlarında erkeğe hasret yaşarken bir anda kadınları öldüren sapığa karşı cinsel ve duygusal düşünce biçimleri geliştirirler. Sapığın onları ziyaret edeceği düşüncesi iki kadında da müthiş bir heyecan yaratmıştır. O gece tesadüfen Siyen'in evine gelen havagazı memuru olayların komediyle karışık boyutunu harekete geçirir. Eve gelen sapık değildir. Siyen o akşam evliliğin 50. yıl dönemini kutlamak için hazırlıklar yapmıştır. Ve eve gelen yaşlı havagazı memuru ile evlilik yıl dönemini kutlamaya başlar. Olayın içine Diha da dahil olunca komedi doruk noktasına ulaşır. 
 
Yani Demircioğlu oyunun yönetmeni olarak Aziz Nesin'i doğal bir sahneleme ile sahneye aktarmış. Siyen'in ve Diha'nın yalnız ve çatışmalı hayatlarını psikolojik olarak yerinde çözümlemiş. Sahnede yaşlı/bunak iki kadın yerine, aynı duygular altında bir araya gelerek yaşama tutunmaya çalışan iki kadın izliyoruz. Rumca oynanan metinde Aziz Nesin'in akıcı ve de komik dilinin hiçbir şey kaybetmediğini anlıyoruz. Demircioğlu, konunun evrensel yapısını iyi çözümlemiş. Öncelikle ekip çalışmasıyla oluşturulan şahane dekor seyirciyi oyuna bağlıyor. Duygu yüklü müzikle pekişen dekor, komedinin olduğu bölümlerde de kendisini hissettiriyor. Sultana Demircioğlu Siyen karakterini harika oynuyor. Öncelikle bu denli mükemmel bir oyuncuyu izleyenler çok şanslılar. Çok büyük yetenek. Gelecek için ışık saçıyor. Siyen'in erkeğe hasret yapısını yerinde devinimlerle gösteriyor. Diha'da Yorgia Kiricoğlu, Sultana Demircioğlu kadar başarılı olamasa da yaşlı ve de meraklı karakterinin davranışlarını doğru şekilde sahneye aktarıyor. Siyen ve Diha çatışmasından oluşan komedide Kiricioğlu'nun katkısı büyük. Yaşlı havagazı memurunu canlandıran Evangelia Öğretmenoğlu'nun rolüne biraz daha adaptasyon sağlaması gerekli. Yaşlı bir insanın davranışlarını sergilerken daha yavaş hareket etmeli. 
 
Zoğrafyan Tiyatro Grubu, Rum'ların ülke toprakları üzerinde sayıları 3000'i geçmese de, çok önemli teatral işler yaptıklarını bizlere kanıtlıyorlar. Rum azınlıkların tiyatro sanatına profesyonel olarak yaklaşımları, Türk Tiyatrosu için büyük bir kazançtır. Irkçılığın kol gezdiği ülke topraklarında Aziz Nesin usta ile bir araya gelen iki ayrı toplum, barış içinde beraberlik anlayışına ve demokratik kültür yaşamına çok büyük katkı sunuyorlar.

Anahtar Kelimeler: Zağrofyan Eğitim Kurumu, hadi öldürsene canikom, aziz nesin



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir