MAKALELER

Cırcır Böcekleri, İtler ve Biz - Art 12

2023.09.23 00:00
| | |
2955

"True West - Vahşi Batı" oyunundan yola çıkılarak Mert Öner’in yönetiminde ‘Cırcır Böcekleri, İtler ve Biz” adıyla...

Cırcır Böcekleri İtler ve Biz (2023): “KİMLİKLER ve VAHŞİ BİR RÜYA”

Sam Shepard tarafından yazılan ve Amerika’nın gerçek yüzünü korkusuzca ortaya seren "True West - Vahşi Batı" oyunundan yola çıkılarak Mert Öner’in yönetiminde ‘Cırcır Böcekleri, İtler ve Biz” adıyla seyircisi karşısına geçen gösteriyi geçtiğimiz günlerde Zorlu PSM’de izledik. Buğra Gülsoy ve Serhat Teoman'ın birlikte ortak olarak kurdukları Art 12'nin ilk projesi olan çalışma, enteresan yapısı ve tek perdelik dinamizmi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Oyunda Serhat Teoman, Buğra Gülsoy, Burak Sarımola ve Ayşe Lebriz Berkem rol almış.

Konu, Shepard’ın oyunuyla paralellik gösterse de, zaman/mekan algısı dışında bir prodüksiyon ile seyirciye sunulduğu için, çıkış noktasıyla farklılıklar oluşturabiliyor. Orijinal metinde Lee ve Austin adlı iki kardeşin çocukluk yıllarından başlayarak kimlik arayışına girmeleri; Amerika nın kuzeyinde yaşanılan zenginliğe duydukları hayranlık ile tüm topluma mal olmuş bir öyküye tanığız. Yaşadıkları tüm değerleri kuzeyin zenginliğine feda eden insanlar, belli süre sonra kendi hayatlarıyla dalga geçmeye başlıyorlar. Arizona Çölü nde büyüyen ve batı kültürüyle yetişen iki insanın geçmişlerine duydukları özlem oyun boyunca sistem çatışmasına doğru kayıyor. Senaryo yazarak yaşamını devam ettirmek isteyen Austin ve serserilik, avarelik içinde ortalıkta dolanan Lee, Amerikan toplumunun yitirilmiş değerlerinin birer simgesi.

“Cırcır Böcekleri, İtler ve Biz” oyununda ise karakterlerin isimleri kullanılmadan, yer/zaman belirtilmeden olaylar aktarılmış. Yine aynı şekilde babalarıyla duygusal çatışma içinde olan iki kardeşin yaşamından yola çıkılarak oluşturan metin, biri şehirli, eğitimli bir senarist diğeri ise ormanlara sığınan, özgür ruhlu bir hırsız olan iki kardeşin hikayesi üzerinde kurgulanmış. Parçalanmış aile motifi ise üzerinden bol bol sistemsel ve psikolojik tahliller izliyoruz.

Sahte mutluluklar sunan kapitalizmi derinden eleştiren oyunu daha önce Tiyatro 0.2, Tiyatro Baykuş ve İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan izlemiştim. Bu yorumda iki kardeşin çocukluk yıllarından başlayarak kimlik arayışına girmelerine tanık olurken, bireysel ve maddi zenginliğe duyulan hayranlık aslında tüm topluma mal olmuş bir öyküyü doğuruyor. Yaşamlarını inandıkları ve içi boş olarak hissettikleri hayallere feda eden insanlar, belli süre sonra kendi hayatlarıyla dalga geçmeye başlıyorlar. İki insanın geçmişlerine duydukları özlem oyun boyunca sistem çatışmasına doğru kayıyor. Senaryo yazarak yaşamını devam ettirmek isteyen bir kardeş ile hayatını kolaycılıkla kazanma hırsı içinde olan zıttı olayların akışını hızlandırmış. Bu yorumda sanatın endüstrileştirilmesi, tüccar mantığında sanatın eleştirilmesi bir nevi olayları politik noktaya çekiyor.

Yönetmen Mert Öner’i üç konuda tebrik ediyorum. Birincisi, uzun oyunu tek perdede, özündeki sistem eleştirisinden ödün vermeden sahnelemesi. İkincisi, iki kardeş, görünmeyen baba ve bir anne üzerinden muhteşem psikolojik tahlillere geniş yer ayırması. Üçüncüsü ise sahne tasarımını gösteriyle birleştirmedeki ustalık, Oyunda sıkılmışlık hissini aktarmak için daraltılan sahne alanı bizde de aynı duyguyu uyandırıyor. Gösteri girişinde, konu ilerlerken ve sonda izlediğimiz ışık ve gölge tekniği yönetmenin seyirciyi sıkmadan olayları aktarmasını sağlamış. Oyunla ilgili fazlaca spoiler vererek sahnede neler olup bittiğini daha fazla anlatmayayım, bunu oyuna giderek görmenizde fayda var.

Buğra Gülsoy ve Serhat Teoman, yani Austin ve Lee dersek mantıklı olur, ikili diyalogta, psikolojik ve politik çatışmada son derece başarılı rol ortaya koyuyorlar. Yönetmenin ara ara ironiyle karışık yeni Vahşi Batı yorumunda günümüz insanının sosyokültürel ruh hali var. Her iki oyuncu bu güncellemeyi son derece muhteşem yorumlamış. Annenin duygusuz, ruhsuz, sevgisiz  halinde Ayşe Lebriz Berkem’in karakter yaratmadaki ustalığı sahnede parlıyor. Burak Sarımola’nın ise kardeşleri birbirlerine düşüren, çatışmayı ateşleyen  tilki yapımcı yorumu çok ama çok iyi.

“Cırcır Böcekleri, İtler ve Biz” yeni sezonun dikkat çekici, kaliteli çalışmalarından. Art 12, çarpıcı ve başarılı bir işle sezona damgasını vuruyor.

[email protected]

Anahtar Kelimeler: Cırcır Böcekleri İtler ve Biz, Art 12, Serhat Teoman, Buğra Gülsoy, Burak Sarımola, Ayşe Lebriz Berkem, Yaşam Kaya, Zorlu PSM, zorlu performans sanatları merkezi



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir