MAKALELER

Bir Devrin Evrak-ı Metrukesi ya da ARUŞ!

2025.07.13 00:00
| | |
23750

Paylaş:
Çıngırak, bir, bir daha, bir daha çaldı.Perdeci iplere asıldı usulca...

Çıngırak, bir, bir daha, bir daha çaldı.Perdeci iplere asıldı usulca.

Girişte yer alan rengarenk kartelalara takıldı bir an gözüm.Herkes heyecan içindeydi.

Üç duvarlı dünyanın büyüsüydü bu.Hep o tutku bulaşığı heyecan...hep o korku ! Hep o beğenilmek, alkışlanmak, çok sevilmek arzusu.Vadesi kestirilmeyen zamanlara uzanan o sayrılı, karmaşık duygular yumağı.

Az sonra Osmanlı'da ilk kez, bir kadın, profesyonel anlamda  sahneye çıkacaktı.Kendisinden beklenen 'müsamere -i fevkalade' ayarında bir başarıydı.Ya üstesinden gelemezse ? Dahası değişmez yasalar, kurallar, törel değerler vardı.Peki ya, toplum böyle bir hadiseye hazır mıydı ya da ne kadar hazırdı ? Başarı ve ceza neden ayrılmaz bir bütündü ? 

Sessizlik.

Mustafa Aslantaş, daha önce iki kitaba esin olmuş, bir öncü kadını, Arusyag Papazyan'ı, yeniden ait olduğu yere, tiyatro sahnesine emanet etmek adına bir piyes yazdı...bir dönemi anlattı, bir soylu mücadeleyi, bir var oluş meselesini.Hırsları, duygusal çözülüşleri, kıskançlıkları, zaaflara, ihtiraslara yenik düşen güzel duyguları, hepsinden öte, uçurumun kenarında yaşayan insanlar için doruk ve hiçliğin aslında pek de farklı olmadığını, anlattı.

Mustafa Aslantaş " Aruş " adlı son eserinde gönül kırıklıkları, sessiz gözyaşları, hicranlarıyla, giderek baldıran zehirine dönüşen bir sevdayı fısıldarken, geçmişten bugüne tiyatro sanatına emek vermiş tüm kadın oyuncuları ayakta alkışlıyor." Hep beraber zehirlenelim bu iki kalasın tozlarının döküldüğü, çok şekerli şerbeti içerek, " diyor.

Yüzyılların, nedense unutulmuşluk rüzgarına tek ettiği Aruş'u, sonbaharın erken çökmüş hüzün ve kasvetini umursamadan, adeta bir devrin 'evrak-ı metrukesi'ni başarıyla gözler önüne seriyor Mustafa Aslantaş.Plastik ya da mukavva değil gerçek insan öykülerine ses ve yankı oluyor yine.

Hayatının son on beş yılına yirmi dört piyes, üç kitap sığdırmış Mustafa Aslantaş'ın olgunluk / yetkinlik dönemi eseri "Aruş" hem kurgu, hem edebi diliyle, hiç kuşkusuz yarına, yıllardan yıllara, gelecek zamanlara kalacak, sıradanlığın çeliğine su katmamış  bir eser.

Umarım, bu piyes kitap raflarından sonra, 2025-2026 tiyatro sezonunda izleyicisi ile de buluşur.

Anahtar Kelimeler: aruş



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir