MAKALELER

Bernarda Alba'nın Evi - İstanbul Şehir Tiyatrosu

2011.05.18 00:00
| | |
4179

Yöneten anlamında iyi bir iş çıkarmış...

   Faşist Franko' dan Bernarda Alba' nın Evine 

   İstanbul Büyükşehir Belediye Tiyatrosu, son dönemde sahne yıkımları ve değişen yönetim sistemi ile gündemde. İstanbul kentinin en büyük tiyatro oluşumu, 2007/08 sezonunda oyunlarıyla değil ama maalesef oluşan kargaşa ile gündeme geliyor. Bu kargaşayı çıkaran kişilerin amaçları hedefine ulaşıyor. İstanbul Şehir Tiyatrosu' nun sonu pek parlak görünmüyor. Yanlış oyun seçimleri, yöneten takımın sürekli tiyatroya ket vurması oyuncuların da moralini bozmuş durumda. Sahnede oynanan oyunun içine başka düşünceler girince, olmuyor, oyunun mayası tutmuyor. “Bernarda Alba' nın Evi” bu durumdan az da olsa sıyrılmışa benziyor. 
 
     Yöneten ve Teknik Ekip

    Oyunu sahneye Engin Alkan koymuş. Yöneten anlamında iyi bir iş çıkarmış. Sahne grafiğini iyi tespit etmiş Sayın Alkan. Kadınlara yönelik bağnazca düşüncenin ne denli iğrenç olduğu konusuna dikkat çekmiş. Günümüz Türkiye'sinin kadına olan yaklaşımını da sahneden göstermiş. Oyuncu bayanların rol seçimleri de çok doğru olmuş. Bedensel hareketlilikte bir takım sorunlar mevcut. Oyunun belli bölümlerinde giyilen gecelikler bayan oyuncuların oturup kalkmasını gölgeliyor. Oyuncu, izleyenleri düşünerek oyun içinde bir takım yavaş ve aksak hareketlerde bulunabiliyor. Doğal hareketlilik sahnede bir anda yok olabiliyor. Hale Toledo çevirisine de yazacaklarım var. Oyunun diyalog bölümleri nedendir bilinmez şiir gibi konuşmalarla geçiyor. Tamam 1930' lu yılların kadınlara uyguladığı baskıcı despotizm ve trajik bir öykü var ortada. Ama illa ki trajedi denilince neden 'şiirsel' konuşmalar ortaya çıkar? Çeviriyi yaparken diyalogların akıcılığına biraz daha dikkat etmek en mantıklı olanı… 
 
    Ayhan Doğan, uyguladığı dekor ile muhteşem bir çıkarmış. Elbette bu dekoru ışıksız düşünmemek lazım. Işıkla dekorun bu denli iç içe girdiği bir gösteri izlemek izleyenleri de büyülüyor. Işıkta Özcan Çelik dekorla iyi birer ikili oluşturmuşlar. Bahçe bölümünün gece oluşan nüansında her iki kişinin kıvrak zekasını izliyoruz. Kostümde Nihal Kaplangı konuya uygun dönem elbiseleri seçmiş. İyi güzel de o geceliklerin halini hiç mi hiç beğenmedim. Beyaz, kefen gibi gecelikler herkesin üzerinde. Genç ve yaşlı olma bağımında gecelik çeşitliliği oluşturulsa hiçte fena olmazmış. 
 
    Oyunun Konusu 

    İspanyol edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Federico Garcia Lorca'nın 72 yıl önce yazdığı metin, ayrıca yazarın öldürülmeden önce yazdığı son oyunu olma özelliğini taşımaktadır. Bernarda Alba' nın evinde cenaze töreniyle başlayan oyunda; Despot Bernarda Alba (Ayça Telırmak), Akli Dengesi Yerinde Olmayan Annesi Maria Josefa (Bercis Fesçi) ve değişik yaşlardaki beş kızıyla yaşadığı evde sekiz yıllık yas ilan eder. Bu zaman zarfında kendisi dahil kimseler evden dışarıya adım atamayacaktır. Pencereden dahi dışarıya bakmak yasaktır. Evde bulunan kızlar 8 sene boyunca erkeksiz ve bakire bir hayat geçireceklerdir. 
 
    Fakat evdeki kızlardan, 39 yaşındaki Angustias'a bir talip çıkar. Kasabanın yakışıklı erkeği 25 yaşındaki Pepe El Romano'nun yaşlı ve kalacak mirasla zengin olacak kişiyle nişan yapması, evdeki çıkmazları daha da karmaşık hale dönüştürür. Kardeşler arasında kıskançlık boy gösterir. Pepe El Romano için kız kardeşler birbirlerine düşerler. 
 
    Yazar Lorca, İspanyolların en kanlı dönemi olan Faşist Franko Rejimi' ni Bernarda Alba' nın üzerine yükleyerek sahneye taşımış. Bernarda' nın kızlarına yaptığı despotizm dönemin koyu Katolik baskıcı din hegemonyasını ve Franko' nun halkı yıldırma hamlelerini simgeliyor. Sevgili Engin Alkan'ı kutluyorum, bu denli bir konuyu sıraladığım durumları kotararak sahneye taşımış. 
 
    Oyuncular

    Ayça Telırmak, Bernarda Alba rolü ile karşımızda. Öncelikle duruşu ile karakterine hayat veriyor. O despot anne tavırları daha sahnedeki duruşunda beliriyor Sayın Telırmak' ın. Anne rolü için biraz 'genç' görünse de, tavırları ve davranışları ile rolünü kurtarıyor. Bercis Fesçi, Maria Josefa' nın kaçık ruh halini iyi incelemiş. Rolünün psikodinamik yapısını güzel tespit etmiş. Hülya Arslan' nın 'hizmetçi' rolü çok mühim. 2 lokma yemeği yemek için kendinden geçercesine yemeğe saldırması, dönemin sosyal sınıf sıkıntısını ön plana çıkarıyor. Sevil Akı, Özlem Türkad, Ayşen Çetiner, Elçin Altındağ, Aslı Nimet Altaylar için yazacaklarım hemen hemen aynı. Askeri baskıya, töre baskısına ve aile içi şiddete maruz kalan kadınların bütün ruh halini sahneye taşıyorlar. Sadece şunu söylemek istiyorum; akşamın karanlığında evin bahçe kısmında neden üzerlerini örtme telaşına giriyorlar? 
 
    Engin Alkan iyi bir iş çıkarmış. Fakat oyuncuların oyuna adaptasyon sorunları var. Bunu da İstanbul Şehir Tiyatrosu' nun son dönemde yaşadığı kaosa bağlıyorum. Önce Sevgili Engin' i sonra ekibin tamamını kutluyorum. Oyun Şehir Tiyatroları'nda devam ediyor. Bu sezon içinde mutlaka izlenmeli. İyi seyirler…
 
    Dip Not 

Marx' ın 'yabancılaşma' teorisini mutlaka irdeleyin. İrdeleyin ki içinden geçtiğimiz dönemin baskıcı, despot yapısını anlayın. Bir kez de olsa 'kapitalist sömürü' nün dışından bakın olaylara.
 

Anahtar Kelimeler: Bernarda Alba nın Evi, istanbul şehir tiyatosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir