MAKALELER

17:31 - Tiyatro 0.2

2009.12.27 00:00
| | |
4806

Paylaş:
Tiyatromuz artık içinde bulunduğumuz sistemin pis yüzünü gösterecek cesur grupları bünyesinde barındırıyor...

    Kapitalizmin Gerçek Yüzü İle Hesaplaşma Sürüyor! !..
 
    Tiyatromuz artık içinde bulunduğumuz sistemin pis yüzünü gösterecek cesur grupları bünyesinde barındırıyor. Tiyatro 0.2, geçtiğimiz sezon başlayan yükselişini sürdürürken, gerçek anlamda bize hitap eden konularla tiyatro severlerin karşısına geçiyor. Tarihin tozlu raflarında kalmış eserler, çağı anlatmayan saçma öyküler, hiçbir felsefesi olmayan yapıtlar insanları hızla tiyatro salonlarından uzaklaştırırken, Ebru Nihan Celkan “17:31” adlı oyunuyla tüm bu kalıplara son vermiş. Soluk alıp verdiğimiz dünyada gerçeğin ta kendisi sahneye geçmiş!
 
    Oyun, gece yarısı bir evde üç kişi arasında yaşanılan öyküyü anlatıyor. Aynı iş yerinde çalışan biri kadın ikisi erkek üç kişinin yaşadıkları bizi bize göstermeye yetiyor. Dış çevrede normal hayatlarını devam ettiren bu insanlar, bir araya geldikleri zaman sapıkça duygularla bazı eylemler içine giriyorlar. Seks, aldatma, uyuşturucu, sapıkça fanteziler ve para için satılmış dostluklar! Ayrıca korku toplumu haline dönüşen dünya profilinin bir örneği alt komşu!... Tüm bu olayları bir gece yarısı sohbetine bağlayan Ebru Nihan Celkan, şu ana kadar gördüğüm en iyi Türkiye gerçeğini yazmayı başarmış. Görünen dünyada, herkes mükemmel bir ilişki çemberi içinde olduğunu söylerken aslında ne büyük yalan söylediğinin de farkında. İşte yazar bu yalanları ifşa ediyor sahnede. Öyle ki, mükemmel bir eş gibi görünen iki insanın görünmeyen diğer hayatları hepimizi anlatıyor! Gerçeklerden kaçarak yaşayan insanlar 17 : 31 oyunuyla aydınlanıyor!
 
    Oyunun yönetmeni İpek Banu Kılar. İpek Banu, bir gece yarısı olayını ele alırken mekanı güzel kullanmış. Ev ortamının sadeliği, oda diye ayrılan iki bölüm konunun akışını hızlandırmış. Karakterlerin iki yönlü sahneden görünmesi de güzel düşünce. Birbiri içine girmiş ilişki ağları deşifre olurken yönetmen diyalogların vurgusuna dikkat çekmiş. Fakat konuyu işlerken İpek Banu hata yapmıyor da değil. Mesela arkadaşlarının iftirası ile işten atılan karakter evdeki kadın ile erkeği öldürürken, karakterlerin yüzünü göremiyoruz. Olay hızla büyüyor ve ölüm anı kırılma noktası. Kırılmada dramatik yapının izleyenleri dehşete düşürmesi gerekli. Öldürülen kişilerinin yüzlerinin görünmemesi olmuyor. Yönetmenin konuyu yorumlarken en büyük başarısı, kapitalist sistemin çöplüğü haline dönüşen konuşmalara, eylemlere vurgu yapması! Oyuncuların karakter çözümlemelerine de yardımcı olan bu durum, anlatıda geçen kokuşmuş düzeni gayet net ortaya çıkarmış.
 
    Konunun dekor, kostüm yapısını çok başarılı. Ama evdeki kadının üzerine giyindikleri biraz daha seksi olabilirdi. Sonuçta sapıklıklar için o elbise fazlaca masum kalıyor. Ayrıca konu işlenirken neden müzik kullanılmadığını merak ediyorum. Tamam, bazı bölümlerde müzik var, fakat oyunun boşlukları çok!
 
    Oyuncularda bakar isek; Murat Mahmutyazıoğlu aldatılmış karakterini bakışlarıyla mükemmel ifade ediyor. Psikolojik takıntıları başlamış, aldatılmış, hayata karşı sinirli, parasız genci, gecenin sonunu getirecek olan yapıyı yerinde tepkilerle oynuyor. Bu rol o’ nun oyunculuğunda sıçrama noktası olmuş. Evin sahibi kadında Ayfer Dönmez her yönden başarılı. Ama acilen elbisesini yenilemeli. Sıradan bir gece geçirmek için orada durmuyor sonuçta. Eve gelen ve olayların merkezi konumundaki karakterde Deniz Karaoğlu iftira, aşağılama sahnelerinde iyi, fakat rolünü çok mu ciddi oynuyor? Ayrıca Ayfer Dönmez ve Deniz Karaoğlu’ nun sevişme sahneleri daha derin olabilir. Evin komşusu rolünde Özge Keskin, korku obsesyonu yaşayan karakterini doğru biçimlendirmiş. Kısa olan sahnelerinde olaylar durgunlaşıyor. Takıntılar içinde insanlardan kaçmasının ne denli doğru olduğu oyundaki cinayet sahnelerinde ortaya çıkıyor!
 
    17 : 31 oyununda para için en yakın dostlarını satan insanları görüyoruz. Güçlü olanın hayatta kalması gerektiğine inanan insanların ölümü ile kapitalizmin çökmesi simgesel anlamda aynı karede birleştirilmiş. Ebru Nihan Celkan, karakter yaratmaktaki ustalığı ile bizlere yok olmaya başlayan sistemimizi gösteriyor. “İn your face” in mantığını anlamak için ya da yüzünüze şiddetli bir tokat yemek istiyorsanız oyunu kaçırmayın!
 

Anahtar Kelimeler: 17:31, Tiyatro 0.2



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir