MAKALELER

Yaranın İçindeki Bıçağı Çevirmek...

2022.11.26 00:00
| | |
1115

Sokaktan hava bile sızmayacaktı içeriye.Kapılar, pencereler tuğlayla örülmüş gibi yaşanacaktı.

Seksen küsur yıl öncesi. İspanya'da bir köy.

Bernarda Alba’nın evinde sekiz sene sürecek bir yas vardı.Sokaktan hava bile sızmayacaktı içeriye.Kapılar, pencereler tuğlayla örülmüş gibi yaşanacaktı. 

" Kapın kapalı kaldıkça günah da olmaz."

İlk eşinden bir, ikinci eşinden dört kızı, iki hizmetçisi ve annesi ile birlikte yaşayan Bernarda Alba, bizim Aliye Rona’dan, " Camdaki Kız " ın tahammül fersah 'Feride'si Nur Sürer'den bile daha sert, acımasız, ödün vermez bir kadındı. Dediğim dedikti. Hayat, Bernarda’nın evinde hiç kimse için kolay değildi aslında. Zaten o kadar çok keşke ve  belkiler vardı ki geçmişlerinde.Tenleri çürüyordu, pas yürümüş duvar çivileri gibi.

Angustias, Magdalena, Adela, Amelia, Martirio. Bir girdaba doğru sürükleniyorlardı. Öfke büyüdükçe daha çok can yakıyordu.Gün gelecek bu korkunç hesaplaşmanın bedeli son derece hunhar ve acımasız olacaktı herkes için. Büyükanne María Josefa ise Bernarda'yı da, onun aman vermez kurallarını da 
önemsemiyordu hiç.

Martirio mesela, çaresizdi. İçine sığınmıştı. Savunmasız yanlarını kalın örgülerle çevirmişti. Kalbinin bir köşesinde nakışladığı, erkeklerin tümüydü belki de Pepe el Romano.Yarım bırakılmış, eksik tarafıydı. Zamana yayıp ehlileştirdiğini sandığı korkularıyla, ufunetli kıskançlıkları, içgüdüleriyle ilk ne zaman yüzleşmişti Martirio? 

Yasak tutkuları dizginleyen korkular hep yedeğindeydi. 

Uykusuz geçen, yorgun, ıslak geceler. 

Pepe El Romano’nun gizlice aşırılmış  fotoğrafı...

Bir yerlerden kopup gelen Fandangos ve Flamenko ezgileri...

" Kadın doğmak cezaların en ağırı..."

Yakında o cehennemden kurtulacaktı Angusyas.

" Pepe el Romano beni seçti."

Beyaz keten çarşaf, ter ve tarla kokusu...

Derisinin aklığı o avluda yitsin istemiyordu Adela.

Pelin Temur'un, Federico Garcia Lorca'nın  " Bernarda Alba'nın Evi ( La Case de Alba ) " adlı piyesinden yola çıkarak yazdığı " Bernarda " da oyunun koreografi ve müzik tasarımlarını da üstlenmiş olan Özge Arslan, son derece başarılı bir yoruma imza atarak, oyun boyunca beş ayrı karakteri yaşar kılıyor, zıpkın gibi bir oyunculuk sergiliyor.Her karakterde bir başka Özge Arslan ile karşılaşmak ayrıca esere çok şey katmakta.

" Bernarda" zirvede oyunculuk kavramının gerçek bir örneği.Özge Arslan bu oyunla, şimdilerin tanımıyla, tarihe geçiyor.Ölçüt oluyor.Sadece iyi değil, çok, çok iyi bir oyuncu olduğunu da kanıtlıyor.Ve bir Lorca Kadını ( kadınları ) olarak yer yer virtüöziteye dönüşen yorumlarıyla dünya standartlarında bir oyunculuk başarısına imza atıyor.

Yönetmenliğini Can Ali Çalışandemir, yönetmen yardımcılığını R.Onur Duru, müzik direktörlüğünü Erdem Altınses, video ve animasyon tasarımını Serdest Vural'ın gerçekleştirdiği " Bernarda ", " Direklerarası Tiyatro Ödülleri 2020 " kapsamında " En İyi Performans Ödülü" ve " TEB 2022 En İyi Kadın Oyuncu " ödüllerinin de sahibi.

Safran rengi acılarla çoğalan Lorca kadınları...ötelerde günbatımının ilk ışıklarını lacivert, eflatun gölgelerle yıldızlayan bir şarkı...

Bernarda'nın elindeki orak neden güzel olan herşeyi biçmekteydi ? Sahi neden ?

 " Adela kızoğlan kız öldü ! "

Anahtar Kelimeler: Bernarda Alba nın Evi



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir