
Willy Russel'in yazdığı, Semra Karamürsel'in dilimize kazandırdığı " Shirley " adlı oyunun sahne tasarımını Cihan Aşar, ışık tasarımını Yakup Çartık üstlenmiş ve Selmin Artemiz yorumladığı şarkılarla oyuna apayrı bir renk katmış.
" Aldırma yaşa, gelecekten korkma...hayat zaten çok kısa... bugünü, bu anı yaşa..."
Shirley Valentine üzüm yetişen, bağlarında salkım salkım üzümlerin olduğu bir ülkede yaşamak istiyordu aslında.
Yaşı kırk dokuz, bedeninde hissettiği sıcaklık ise nicedir elli dokuzdu.Evet, mutsuzdu, yalnızdı Shirley.Tek yoldaşı, arkadaşı, sırdaşı bir duvardı.
Özgüveni yerle bir edilmişti.Uçsuz bucaksız hayal ve hayat kırıklıkları içindeydi.Kaygıları vardı, hatta giderek baş gösteren agorafobisi.
İki çocuğu evden ayrılmıştı, eşi Joe ile iletişim sorunu yaşıyordu.
Aşk mı ? Aşk molekülleri çoktan eskimişti bile.
Shirley değişimi göze alabilecek, kendini bulabilecek miydi ? Dahası korkmadan çekinmeden " Artık ' değil ' henüz ' kırk dokuz yaşındayım, " diyebilecek miydi ?
Yapmak zorunda olduklarını değil, yapmak istediklerini yapacak, kalbinin sesini dinleyecek, belki de Bodrum'da aşkı yeniden bulacaktı.Neden olmasın ?
Yaşanmamış, ertelenmiş, yok sayılmış duyguların intikamını almaya hazırdı.
Hazır mıydı ?
Sumru Yavrucuk ' Shirley ' de sergilediği üst düzey yorumla bir kez daha dorukta, ölçüt sayılabilecek bir oyunculuk ortaya koyuyor.
Sumru Yavrucuk ile ilk tanışmam, doğru hatırlıyorsam, 1992 yılında izlediğim " Macbeth " de yaşar kıldığı Lady Macbeth karakteri ile olmuştu.
Şimdi nasıl hatırlamam, " Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi "nin Umut'unu, " Olmayan Kadın ", " Fay Hattı "," Altı Kişi Yazarını Arıyor ", " Yalnız Kadın " ve " Leenane'in Güzellik Kraliçesi " nin Maureen'ini " Annem " filminin Ayşe'sini ?
Sahnede, pelikülde var ettiği o benzersiz karakterler...hepsi sahici, hepsi inandırıcı, hepsi tanıdık, bildik birileriydi.Tıpkı Feride, Ayla, Rosa, tıpkı Shirley gibi.
Sumru Yavrucuk eserin içine özenle kattığı oyunculuk tekniği, enerjisi, samimiyeti, sahne hakimiyeti, mimik kullanımındaki ustalığı, zamanlama ve dinamizm mükemmeliyeti, kusursuz sahne kullanımı, izleyici ile kurduğu duygusal bağ ile yine kendini aşıyor, benzersiz, erişilmesi zor bir yoruma daha imza atıyor.
Shirley'i oynamıyor, Shiley'in hikayesini Shirley olarak ustalıkla anlatıyor.Hele Shirley'i adeta bizden biri kılma başarısı, hiç kuşkusuz, her türlü takdirin üstünde.Shirley de, aynen Maureen, Umut, Ayşe gibi Sumru Yavrucuk'u tarihe taşıyor.
İtiraf edeyim, Sumru Yavrucuk'u " Shirley " de, tam on yıl sonra yeniden izlemek, başlı başına mutluluktu.Sevinçti.
Anahtar Kelimeler: willy russel, shirley, Shirley Valentine
0 Yorum