
"Akakiy Akakiyeviç ölmüş bulunuyor..yalnızlıktan öldü o.Yalnızlık, soğuktan daha soğuktur. "
" Palto " / Nikolay Gogol

" Palto İşte Bütün Mesele Bu " adlı oyunu Bedri Adar, Mehmetcan Kara ile beraber uyarlayan Seyithan Tokkarabudak'a öncelikle " Neden Palto, neden Hamlet ? " sorusunu yönelttim.İşte, cevabı :
" Geleneksel edebiyatta Hamlet, yüksek statüdeki 'trajik kahraman'ın prototipidir. Akakiy ise Gogol’ün yarattığı 'küçük adam' tiplemesidir. Ancak bu oyun metni, Akakiy’i o statüden çıkarıp Hamlet'i andırır bir derinliğe taşır:

Hamlet, 'Danimarka bir hapishanedir' derken; Akakiy için bu hapishane memur dairesidir.
Metnin sonunda Akakiy’in ağzından dökülen 'Bilinç. Olmak ya da olmamak' ifadesi, Akakiy’in sadece soğuktan korunmak isteyen biri değil, kendi varlığını ('Bilinç') sorgulayan bir bilince ulaştığını gösterir. Artık o sadece bir kâtip değil, hayatın anlamını palto imgesi üzerinden arayan bir filozoftur.
Hamlet’in tüm trajedisi babasının adını taşıması ve onun hayaletiyle konuşmasıyla şekillenir. Akakiy’in durumu da benzer bir 'isimlendirme' trajedisidir:

Akakiy’in ismi seçilirken annesinin ısrarla babasının ve dedesinin ismini vermesi ('Babasının adını alsın... Adım Akakiy Akakiyeviç olmuş'), onun birey olmasının önüne geçen bir kader zinciridir.
Hamlet’in babası bir hayalet olarak geri döner ve düzeni sarsar. Bu oyunun sonunda da Akakiy öldükten sonra 'paltoların çalınması' ve herkesin korku içinde 'Paltom yok!' diye bağırması, Akakiy’in bir "ç'toplumsal hayalet' (Gogol'ün orijinal öyküsündeki hortlak gibi) olarak geri döndüğünü ve yaşayanların huzurunu kaçırdığını simgeler.
Hamlet, saraydaki yozlaşmadan kaçmak için kitaplarına ve 'sahte' deliliğine sığınır. Akakiy’in sığınağı ise harfler ve kağıtlardır:
Akakiy için dünyada 'kendinden başka kimse yoktur' ve tek eğlencesi "dosyaları yetiştirmektir'. Bu, Hamlet’in entelektüel yalnızlığının, Akakiy’deki bürokratik ve mekanik karşılığıdır. İkisi de çevrelerindeki dünyaya (saraya/daireye) uyum sağlayamadıkları için kendi iç dünyalarında kurdukları bir gerçeklikte yaşarlar.
Hamlet, eyleme geçmekte (intikam almakta) tereddüt eder; Akakiy ise yeni bir palto diktirme kararı alana kadar pasif bir hayat sürer:
Palto bir amaç olarak Hamlet için babasının intikamı hayatına nasıl bir anlam katıyorsa, Akakiy için de "yeni bir palto" hayali hayatını o kadar merkezileştirir. Palto, Akakiy için sadece bir giysi değil, Hamlet’in kılıcı gibi bir onur ve var oluş nişanesidir.

Paltonun çalınması, Akakiy’in dünyasının yıkılması demektir; tıpkı Hamlet’in dünyasının babasının ölümüyle yıkılması gibi.
Hamlet’in trajedisi görkemlidir, Akakiy’in trajedisi ise metinde belirtilen 'yarım kilo pamuk, bir yastık ve bir yorgan' kadar sadedir. Ancak oyunun sonunda Akakiy’in Hamlet’in repliğini ödünç alması, bu 'basit' ölümün aslında insanlık onuru adına ne kadar büyük bir kayıp olduğunu vurgular.
Akakiy Akakiyeviç’i Hamlet’in 'modern ve küçük bir kopyası' olarak konumlandırır. İkisi de kendi dünyalarının yabancısıdır; ikisi de isimlerinin ağırlığı altında ezilir ve ikisi de 'olmak ya da olmamak' arasındaki o ince çizgide, bir eşya (palto) veya bir görev (intikam) uğruna yok olup giderler."

Seyithan Tokkarabudak'a yönettiği " Palto İşte Bütün Mesele Bu " adlı oyunda Nuri Cabaroğlu, Sena Çalışkan, İdil İnal, Rıdvan Ulaşdemir, Dilara Sezen ve Seyithan Tokkrabudak scalası yüksek, alabildiğince zengin oyunculuk örnekleri sergilerken, grotesk tarzı yorumlardaki üstün başarılarıyla da övgüyü fazlasıyla hak ediyorlar.Zaten sahnede yarattıkları illüzyona hayran kalmamak elde değil.
" Palto İşte Bütün Mesele Bu " her detayı özenle, ustalıkla ele alınmış, son derece enerjik, izleyiciyi adeta Petersburg'un şiddetli soğuklarına, boş sokaklarına taşıyan, acının hayatla bir olup karşımıza çıktığı, aksaksız, çapaksız bir Gogol uyarlaması.İzleyin, mutlaka izleyin, hemen izleyin !
Anahtar Kelimeler: Palto İşte Bütün Mesele Bu, Tiyatro Ras, tiyatro çizgi
0 Yorum