MAKALELER

Jude Law’dan Londra’da Mükemmel Bir Performans!

2011.09.20 00:00
| | |
2909

Anna Christie, Londra'da Donmar Warehouse'da Ağustos ayında sahnelenmeye başladı.


  Anna Christie, Londra’da Donmar Warehouse’da Ağustos ayında sahnelenmeye başladı. Biletler hemen tükenmiş. Oyunda Jude Law oynuyor. Heyecan içinde bilet sırasında beklemeye gidiyorum. Aslında heyecanımın tek sebebi Jude Law değil. Oyunun sahnelendiği mekan, oyun, yazar, kadro kısaca herşey bu bekleyişe değer. Üç saat sonra iade edilen bir bilet alabiliyorum. Donmar Warehouse küçük bir tiyatro. Adeta sahnenin ortasında oturuyorum. Böylece kendimi oyuna iyice kaptırdım, sanki her şey gerçekten oluyor gibi. Uzun süredir zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım, beni etkileyen bir oyun seyretmemiştim. 

  Anna Christie, Amerika’lı yazar Eugene O’Neill’in 1922’de Pulitzer ödülü almış, yazarın en çok bilinen oyunlarından biri. O’Neill neredeyse elli adet oyun yazmış ve 1936’da Nobel ödülü sahibi olmuş. Yazarın hayat hikayesi çok ilginç. Bir o kadar yazdığı oyunlar da öyle… Yazarın altı haftada yazdığı Anna Christie, üç ana karakterin üzerinde yoğunlaşan bir hikaye anlatıyor. Anna (Ruth Wilson) beş yaşından beri görüşmediği babası ile buluşmaya karar veriyor. Gemi kaptanı olan babası Christopher (David Hayman) ile on beş yıl sonra bir araya gelen Anna, gemide çalışmakta olan Mat (Jude Law) ile tanışıyor. Anna’nın hem babası hem de Mat ile olan ilişkisinde kilit nokta, onlarla bir araya gelmeden önce fahişe olarak çalışmış olması. Anna’nın onlara geçmişte olanları itiraf etmesi ile bu durum büyük bir gerilim yaratıyor. 

  Eugene O’Neill metni dört perde olarak yazmış ama bu oyun iki perde olarak sahneleniyor. İlk perdede, Anna ve babasının yıllar sonra karşılaşma sahnesi ile Anna ve Mat’in tanışma sahnesi beni çok etkiledi. Tanışma anından önce gemi bir fırtınaya yakalanıyor ve birdenbire su, sesler ve ışıklar ile sahnede herşey değişiyor. Sahne yatay şekilde yükselirken, oyuncular arkadan gelen yağmurda ıslanıp yuvarlanarak kayıyor. Dekor, ses ve ışıkların kullanımında çok sade ve bir o kadar güçlü bir etki yaratacak seçimler yapılmış. İkinci perdede, Mat ve Anna arasındaki ilişki sarsıcı çatışmalara sebep verince soluksuz seyrettiğim tartışma sahneleri başlıyor. Mat ve Anna’nın babası Christopher, Anna hakkında gerilimi yüksek bir konuşma yapıyor. Kadının erkeğin gözünde bir obje gibi görülmesi oyun süresince tekrarlanan bir nokta. İşte bu noktada, Anna’nın duyguları ve çaresizlik göze çarpıyor. Christopher kızının Mat ile evlenmesini istemiyor. Mat ise Anna’ya sahip olmak için öfkesini iyice yoğun halde dışa vuruyor. Sandalyeyi fırlatıyor ve yatağı tutup yere öyle bir vuruyor ki gerilim zirveye tırmanıyor. Sonunda bıçak da ortaya çıkınca artık herşey Anna’nın ne söyleyeceğine bağlı. İçten içe bir ahlak hesaplaşması bir çok soru işareti çıkarıyor. 

  David Hayman, Ruth Wilson ve Jude Law’un performansı Londra’da yazılan eleştirilerde çok beğenilmiş. Christopher, Anna ve Mat olarak oyunun başından sonuna kadar yaşadıklarını çok özenli ve hakiki bir yaklaşımla yansıttıklarını gözlemledim. Aşk, acı, tutku, özlem ve öfke gibi duyguların karışımıyla unutulmaz anlar sergilendi. Bu üç oyuncunun yanında diğer oyuncular da sahnelerin değişiminde enerjinin hep canlı tutulmasında büyük paya sahip. Yönetmen Rob Ashford belli ki iyice merak uyandırmak ve atmosferi tanıtmak için ilk sahneyi uzun tutmaktan çekinmemiş. Oyuncuların İsveç ve İrlanda aksanıyla konuşmaları bazen söylenenleri anlamakta zorluk yaşatıyor. Bu nedenle başta biraz odaklanmak güç ama oyun ilerledikçe hikaye sürükleyici hale gelince sorun olmuyor. Zaten yine performansın verdiği keyiften söz etmem gerek. Ruth Wilson, yine Donmar’da sahnelenmiş A Streetcar Named Desire isimli oyunda ödül almıştı. Jude Law, 2009’da Hamlet’teki performansıyla kendinden çok söz ettirmişti. Eminim herkes Mat karakterindeki performansına hayran olmaya devam edecek. Oyunun bütününden sezinlenen gizem ve bir belirsizlik boyutu var. Böylece oyunun klişeden uzak bir yöne gittiğini söyleyebilirim. 

   Anna Christie, 1921’de prömiyer yapmış bir oyun. O’Neill, 1921’den önce bu hikaye üzerinde farklı versiyonlar da yazmış. Oyunun bu haliyle günümüzde sahneye taşınması ve bu başarılı kadro ile sahlenmesi beni çok sevindirdi. Oyun Londra’da Donmar Warehouse’da 8 Ekim’e kadar sahnelenmeye devam ediyor. Son olarak, tanıtım kağıtlarında Jude Law’un resmini kullanmadıkları dikkatimi çekiyor. Eve gidince Benim Aşk Pastam diye çevrilen Wong Kar Wai filmi My Blueberry Nights aklıma geldi. Oyunun ardından da tekrar filmi seyretmek iyi olacak. 

Oyuncular:
Jude Law, Ruth Wilson, David Hayman, Jenny Galloway, Matt Wilman, Paul Brightwell, Michael Walters, Robert Lonsdale, Henry Pettigrew

Yönetmen: Rob Ashford
Tasarımcı: Paul Wills Işık Tasarımı: Howard Harrison Ses Tasarımı: Adam Cork
 

Anahtar Kelimeler: Jude Law, Donmar Warehouse



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir