
“İçimde kırk kadın, kırkı da yabancı, kırkı da öteki...Uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibisin.Yürüyemezsen dans et Frida!”
Ali Yalçıner'in yazıp, yönettiği " Frida " da, Ayşegül Yalçıner, tıpkı " Celile "," Sivas'a Ağıt " oyunlarında olduğu gibi, hiç aşırıya kaçmayan yorumuyla sahne üzerinde gerçekleştirilen her detayın, her devinimin bir anlamı, nedeni olduğunu vurguluyor ve izleyiciyle, yaşama kavuşturduğu kimlikle doğru, güçlü bir duygusal bağ kuruyor.
" Üzerimde rengarenk bir elbise...Başımda çiçeklerden bir taç.Bulutları aşan dağların üzerindeyim sanki.O koku, çiçeklerin kokusu...Yol
kenarlarına birikmiş bütün Meksika...
Alkışlar, ıslıklar, tezahüratlar... Evet, bulutları aşan dağların üzerindeyim.İlk kraliçesiyim Meksika'nın, acılar kraliçesi...

Bütün Meksika ayakta.
Biraz yorgun, biraz şaşkın ve ziyadesiyle ölü bir kraliçe. Bu gece Meksika beni onurlandırıyor.Biraz yorgun, biraz şaşkın ve ziyadesiyle ölü."
Ali Yalçıner canlı, duru, son derece etkileyici bir piyes yazmış ve başarıyla yönetmiş.Hemen belirteyim, tiyatro edebiyatımıza katkı niteliğindeki bu eseri satır altlarını çizerek, küçük notlar alarak, beğeniyle okudum.
Hayatın, acının, hayal kırıklıkları ve isyanların mengenesinde ezilmiş olsa da dikenli tellerle korunan sınırları olan Frida, çok uzaklardan, çok eskilerden çıkıp geliyor birden bire.Oyun boyunca gözlerimizi ondan alamıyoruz.
Ayşegül Yalçıner ışığı yüksek, rüzgarı güçlü oyunculuğuna aurasını da katıp izleyiciyi sarmalıyor.Frida'nın donmuş 'an' larına taşıyor bizi.Frida'nın savaşçı kişiliğiyle tanıştırıyor...Nasıl anlatsam, adeta " Yalnız sanatın var edebileceği mucizeyle zaman yeniden kurgulanıyor " (*) ve Ayşegül Yalçıner " Frida " ile bir başka doruğa erişiyor.
" Frida Kahlo, ne kadar acı çektin? Defalarca kestiler, kemiklerini kırdılar, yeniden kaynattılar.Bir yapboz gibisin. Bütün o ameliyatlar, geçirdiğin kazadan fazla hasar verdi
sana.Ama en kötüsü de bacakların.Yine de iyisin. Dayanamayacağımızı sandığımızdan daha fazlasına dayanıyoruz. Sanırım resimlerimde de bunları anlatıyordum ve resimlerim insanların ortak duygularını ifade ediyordu.Acı çekerken yalnız olduğumuzu. Yapayalnız..."
Oyun öncesi Ayşegül ve Ali Yalçıner'e " Neden Frida, bu proje nasıl doğdu ?" diye sordu m.İşte yanıtları ,:

Ayşegül Yalçıner - Frida Kahlo çok uzun zamandır gerçekleştirmek istediğimiz bir projeydi. Evet, Frida çok güçlü bir kadın ve ben (özellikle kadın seyirciye) bu ülkede, bu zamanda güçlü olmak gerektiği düşüncesinin altını çizmek istiyorum. Ama Frida Kahlo’nun hayatını sahneye taşımak istememin başka özel sebepleri de var. Konservatuvarı kazandığım sene ablam çok büyük bir trafik kazası geçirmişti. Araçta yanındaki arkadaşı ablamın öldüğünü zannedip olay yerinden kaçmıştı. Ablamın aylarca kaldığı yoğun bakım, geçirdiği onlarca ameliyat ve paramparça olan yaşamının koca bir aileyi nasıl etkilediğini, Frida üzerinden göstermek istiyordum yıllardır. Anlatmak istediğime az çok yaklaşabildiysek ne mutlu. Kısacası 'Celile’den çok daha önce düşünüp, araştırıp, tartıştığımız bir projeydi. Ama herşey kendi vaktini bekler ya; Frida’yı çıkarmamız için doğru zaman buymuş diye düşünüyorum.Ablamın geçirdiği kaza üzerinden 18 sene geçti, 50’den fazla ameliyat geçirdi, yürümesi hatta yaşaması bile imkansız diyordu doktorlar ama o hayata tutunmayı tercih etti, tıpkı Frida gibi.
Ali Yalçıner - Ayşegül'ün uzun zamandır anlatmak istediği bir hikayeyi kendi tarzımızla aktarıyoruz seyirciye. Biz zaten politik tiyatro yapıyoruz yıllardır. Frida da önemli bir sanatçı olmasının yanı sıra politik bir karakter aynı zamanda.
" Frida " sezonun en güzel oyunlarından biri.Hiç vakit kaybetmeden, ertelemeden izleyin, derim.
OYUN KÜNYESİ :
Oynayanlar: Ayşegül Yalçıner – Melek Yel – Bülent Bayrak
Yazan&Yöneten: Ali Yalçıner
Müzik: Bülent Bayrak & Gökmen Özveri
Koreograf: Melek Yel
Kostüm: Zerrin Akbulut
Afiş Tasarım: Fırat Seymen
Afiş Fotoğraf: Halil Ergin & Zeynep SarıhasanMakyaj: Ayşe Yılmaz
Dekor: Ferit Özen
Yapım: Kadıköy Halk Tiyatrosu
(*) İleri S.: " Yalnız Evler Soğuk Olur ".Everest Yayınları.İst.,2024
Anahtar Kelimeler: frida, frida kahlo, Kadıköy Halk Tiyatrosu
0 Yorum