MAKALELER

Yüreğim Dağlardadır

2023.05.16 00:00
| | |
3662

Haydi, Johnny. Sen o dükkândan bugüne kadar hiç eli boş dönmedin.On dakikaya...


 

" Haydi, Johnny. Sen o dükkândan bugüne kadar hiç eli boş dönmedin.On dakikaya
kalmadan, elinde krallara layık yiyeceklerle burada olursun. 
Ya da en azından düklere layık yiyeceklerle."

Tiyatro Hangardz'ı, üç yıl önce " Mer Çunetsadzı İrarmov Kıdnenk " adlı oyunla tanımıştım.Heranuş Arşagyan'ın şiir ve mektuplarından yola çıkılarak hazırlan, Yeğya Akgün'ün yönettiği son derece etkileyici bir yapımdı.Ve yine doğru hatırlıyorsam, Sırbistan, Novi Sad’daki Synergy World Theater Festival’de dünya prömiyerini gerçekleştirmişti.

Tiyatro Hangardz bu defa William Saroyan'ın yazdığı, Ece Eroğlu'nun dilimize kazandırdığı, Çağdaş Ekin Şişman'ın dramaturgluğunu, İsabel Gültop'un dekor, Ece Nur Ateş'in koreografi, Ülkü Şahin'in saç/ makyaj, Anet Sandra Açıkgöz'ün grafik, Sibil Arsenyan'ın ses/ efekt, Burak Kaçi'nin kostüm, Ali Poyraz/Cihan Alparslan'ın ışık ve Altuğ Yılmaz'ın metin danışmanlığı, Bared Çil'in yardımcı yönetmenliğini üstlendiği " Yüreğim Dağlardadır "ı Tara Demircioğlu ve Yeğya Akgün yönetmiş.

Öncelikle belirtmeliyim ki, Tiyatro Hangardz " Mer Çunetsadzı İrarmov Kıdnenk (Bizde Olmayanı Birbirimizde Bulalım)"in ardından yine üst düzey reji, oyunculuk, dekor, kostüm, ışık tasarımlarıyla başarılı, izleyici de güzel duygular uyandıran bir eserle perde açmış.

Tiyatro dilini oyuncular ve seyircilerle birlikte yaşatan " Yüreğim Dağlardadır ", hiç aksamayan sahne trafiği ve iyi eklemlenmiş, duyguların ve olayların ruhuna inen, inandırıcı oyunculuk performansları, her bir ayrıntının üzerinde özenle durulmuş rejisi, en ufak bir aksaklık bile kabul etmeyen tam bir grup oyunu oluşuyla da, hiç kuşkusuz, sahne - seyirci diyaloğunu sürekli olarak canlı tutabilmekte.

JOHNNY: Biz nereye gittiğimizi sanıyoruz acaba, baba ?

JOHNNY’NİN BABASI: Takma kafana Johnny. Peşimden gel yeter.

JOHNNY: Tam olarak nerede bilmiyorum ama bir yerlerde bir terslik var baba.

Diana Çilingaryan, Lara Narin, Yeğya Akgün, Garine Maral Çizmeciyan, Nişan Şirinyan, Dikran Peştemalcıgil, Seveda Haçik Demirci, Bared Çil, Antranik Bakırcıoğlu, Miranda Şahinoğlu, Artun Gebenlioğlu her bir anı ve sözcüğü en ince detayına kadar değerlendirerek yaşar kıldıkları karakterlere sahicilik katarken, az önce de belirttiğim gibi, etkileyici, başarı çizgisinin üzerinde bir ekip oyunculuğunun da kusursuz örneğini sergiliyor, oda müziği tadında bir oyuna imza atıyorlar...

MAC GREGOR: 
Uğuldayın rüzgârlar, uğuldayın. Çatlayıncaya kadar şişirin yanaklarınızı! Kudurun! 
Uçurun dünyayı! Seller, kasırgalar, tepemize boşanın, sulara gömün kuleleri 
rüzgârhorozlarına kadar. Düşünce hızıyla çakıp sönen kükürtlü alevler, şu ak saçlı başımı alazlayın !
Dinleyin gökler var gücünüzle! Yağdırın, saçın ateşlerinizi! Sellere boğun bizi! 
Size koca bir ülke vermedim, evlatlarım da demedim. İşte kölenizim artık, zavallı, 
düşkün, dermansız Ve hor görülen bir ihtiyarım. Olmak ya da olmamak... 
Olmak- Olmak- Ne? Bir soytarı mı? Talihin maskara ettiği biri mi? Evine, savaşa ve aşka 
sırt çevirmiş biri mi? Ben suçlu değil, davacıyım. Silahlar! Silahlar! Kılıçlar! Ateş! 
Burada her şey yozlaşmış! Şu minik köpeklerim bile bana havlıyorlar! Tray, Blanch, 
Sweetheart, tanımıyor musunuz beni? Yo yo, işte deliliğe giden yol bu, kaçınmam gerek 
bundan! Artık düşünmemeliyim. Gel çocuğum, sen ne e âlemdesin? Üşüyor musun? Rahat bırakın beni! "

Bu önemli eseri, bizlere tiyatro sanatına yaraşır bir şekilde sunan tüm kadroya teşekkür ediyorum.

Sözün özü, " Yüreğim Dağlardadır " belleklerden silinecek gibi değil !

Anahtar Kelimeler: yüreğim dağlardadır, Tiyatro Hangardz



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir