MAKALELER

Volkan Erkan

2023.12.10 00:00
| | |
11602

Paylaş:
Ve aslında hayatında yeni bir dönem, işte böyle başlıyor....

Volkan Erkan'ın yeryüzü yolculuğu, 1960'ların hemen ortasında İzmir'de başlıyor.Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü'nden mezun olduktan sonra, sırasıyla Esbank TAŞ, Ege Seramik, Halk Yaşam Sigorta ve  Ülker Grubu'nda çalışıp, 2016 yılının Kasım'ında emekliye ayrılıyor.

Ve aslında hayatında yeni bir dönem, işte böyle başlıyor.... fotoğraf sanatına ayırabilecek daha geniş bir zamana sahip oluyor ister istemez.

Aslında kamerası hep yanında bazen arabasında, bazen omuzunda...her fırsatta çekim yapıyor.Hayalleri, gerçekleri, hatta düşleri gümüş nitratta sabitliyor.Özellikle Taksim'de, İstiklal Caddesi'nde gözüne takılan sokak sanatçılarını, yan sokaklarda gösteri yapan, yüzleri boyalı gençleri, sokak satıcılarını...o yaşamları.

Bundan tam altı yıl önce bir rastlantı, belki kaderin bambaşka bir cilvesiyle 'merhaba'laşıyor Volkan Erkan .

" 2017'nin ilk günleriydi,  Kumbaracı50’nin 'Yalınayak Müzikhol' oyununu izlemeye gitmiştim. Oyundaki renkli makyajları görünce kulis fotoğraflarını çekmek için ekiple iletişim kurdum, sağ olsunlar isteğimi kabul ettiler. İlk tiyatro kulis çekimimi böylece gerçekleştirmiş oldum. Sonrasında Fiziksel Tiyatro Araştırmaları'nın  'Şatonun Altında' ekibi ile iletişime geçip bu oyunun da kulis fotoğraflarını çektim.Bu iki çalışmadan da hayli keyif aldım, mutlu oldum.Bir taraftan kulis çekimleri devam ederken, öte yandan da oyun fotoğrafları konusunda denemeler yapmaya başladım...."

Burada bir parantez açayım.Proje Danışmanlığı'nı üstlendiğim "Aşk ve Siyaset" in oyun fotoğrafları için Serkan Aydın'ı fikir almak için aradığımda, " Volkan Erkan var..." demişti.

İyi ki de, Serkan'a telefon etmek gelmiş aklıma ...oyunun özünü, iletisini, duygularını tam olarak ortaya koyan, son derece titiz, saatlerce süren bir çalışmanın ardından fotoğraflar bize ulaştığında ortak tepkimiz, tek bir sözcükte toplandı : " Müthiş ! "

Oyun fotoğraflarını her zaman çok önemsemiş biriyim, çünkü bugün yarına, dün hem yarına, hem bugüne bağlanıyor, son derece değerli belgeler kalıyor geleceğe.Söylenen sözler, duygular, oyuncular, tasarımlar her detay sabitleniyor çünkü...

Neyse lafı fazla uzatmayayım şimdi.Volkan Erkan "Şatonun Altındakiler" in ardından, sosyal medya, mail üzerinden tiyatrolarla iletişime geçerek oyun fotoğrafları çekmeye başlamış.Sezon boyunca bazen haftanın dört, beş günü o sahneden diğerine yoğun bir iş akışı içinde bulmuş kendini.

- Sadece tiyatro oyunlarına ait fotoğraflarla sınırlamadınız kendinizi, diye biliyorum.

- Dans, bale, performans çekimlerim de oluyor ve sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak yer almaya çalışıyorum.

- Bugüne kadar aşağı yukarı kaç oyun fotoğrafı çektiniz ?

- İki yüz elli olmuştur sanırım.Hobi olarak başlamıştım, giderek adım, yaptığım işler tanınır oldu.Tüm bu süreçte bana inanan, kulislerini, sahnelerini açan ekiplere teşekkür ediyorum.

- Volkan Erkan oyun fotoğraflarını çekerken neyi esas alıyor ?

- Benim için özellikle 'o an'ı yakalamak önemli. Çekimlerin hemen tümünü oyun akışı esnasında gerçekleştiriyorum. Oyuncuları durdurup, poz verdirtmeyi, çok nadiren, eğer yönetmen böyle bir talepte bulunmuşsa, yapıyorum. Oyundan kopmadan, doğal akışı yakalamak bence aslolan...yoksa ücretimi aldım, önemli değil, nasıl olursa olsun zihniyetiyle hareket edilmemeli...o an, o ruh, o duygunun elde edilmesi, yansıtılması şart.

- Çünkü imzanızı atıyorsunuz.Her çektiğiniz fotoğraf bir belge.

- Biliyor musunuz, biz oyun fotoğrafı çekenler önemsenmeyi bırakın, çoğu kez yok sayılıyoruz.

- Nasıl yani ?

- Örneğin çekmiş olduğumuz fotoğraflar basında, oyun tanıtımlarında, sosyal medyada, törenlerde kullanıldığı halde oyun künyesinde adlarımıza hemen hiç yer verilmiyor, tiyatro ödülleri kapsamında yılın oyun fotoğrafı dalında bir kategori de mevcut değil.

- Tiyatro alanında faaliyet gösteren fotoğrafçılar yeterince olmasa da, hiç değilse emeklerinin karşılığını kısmen alabiliyorlar mı?

- Maalesef alamıyorlar.İş fotoğraf çekimine gelinceye kadar toplulukların bütçeleri altüst oluyor, fotoğraf için ayrılacak tutar tükeniyor sanırım...nasılsa digital kamera kullanılmakta, film, baskı maliyeti yok, bilgisayara yükle, gönder, bu kadar basit, diye düşünülüyor.Oysa ayarlar, teknik işlemler, o kadar çok işimiz oluyor ki.

- Tarihsel olarak, özellikle resim sanatının oyun dekoruyla bütünleştiği tiyatronun fotoğraf sanatıyla yolculuğu ve günümüzde ulaştığı noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

-  Oyun fotoğrafına değer  veriliyor gibi görülse de,  gereken öncelik tam olarak verilmediği için bu iş giderek önemsizleşiyor, düşüncesindeyim.Oyunun daha prova aşamasında, fotoğrafların kimin çekeceği belirlenmeli ve o kişinin ismi künyeye mutlaka eklenmeli.Yoksa sadece ünlü bir fotoğrafçı ile çalışılıyorsa onun adının tanıtımlarda kullanılması, bu işi yapan insanları ister istemez kırıyor.Sezon başlarken, ekiplerin oyun duyurularından hareket ederek, çekim planları yapıyorum. 
Bu süreçte, bir arkadaşım cep telefonuyla oyuna dair fotoğrafları nasılsa çeker, tarzı konuşmalara tanık oluyorum bazen.Oysa, oyunun özünü, yönetmenin kurduğu hayali, oyuncunun yorumunu anlamadan, duyumsamadan sadece deklanşöre basmak değil bu iş.Bu arada, kimi zaman geç saatlere kadar devam eden çekimler nedeniyle bana hep destek olan, eşim ve kızıma çok teşekkür ediyorum.

- Son olarak şunu söyleyeyim, şuan ilk aklıma gelen, " Dracula Müzikali ", "Aşk ve Siyaset ", "Ölümün Tersi Arzudur" gibi pek çok oyunu fotoğraflayarak yarına arşiv bıraktınız...size çok şey borçluyuz.

- Çok teşekkür ederim...sadece özgün, kalıcı birşeyler yapma çabası içindeyim.Tiyatronun, sanatın iyileştirici gücüne hep inanmışımdır.

Anahtar Kelimeler: Volkan Erkan



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir