
" Kendi düşen ağlar mı ? "
Murat Karahüseyinoğlu bu defa William Shakespeare'in " Kral Lear "ını bambaşka bir uyarlama ve yorumla sahneye taşımış.
Oyunun ışık tasarımını Emrah Sürücü, sahne tasarımını Erhan Alabaş üstlenmiş.Daha önce " 12 Öfkeli Adam "da başarılı yorumlarına tanıklık ettiğimiz Hamit Demir ve Engin Alpateş Lear ve Soytarı karakterlerine hayat vermişler.
Krallığının topraklarını iki kızı arasında paylaştıran Lear, kendini yaşadığı ihanetin, terk edilmişliğin katı gerçeğiyle, yanında atadan dededen Soytarısı, hiçbir şeysiz bir dağ başında buluverir.Şimdi geçmişiyle, kararlarıyla, hayatla hesaplaşma zamanıdır.
Tam da bu satırları yazarken, Prof.Dr.Nurhan Tekerek'in oyunla ilgili yorumunu gördüm:
" Kral Lear' bilindiği üzere, Shakespeare'in karmaşık oyunlarından biridir. Kral Lear ve kızları, Kent Kontu ve Lear'in sadık adamı Gloucester ve oğulları arasındaki ilişkileri riya ve iktidar bağlamında paralel iki eylem üzerinden inceleyen bir trajedidir.
Kendi elleriyle babalık ve otoriteyi çocuklarına sunan bu iki yönetici ve insan zaafları, tüm oyun kişilerinin ölümüne neden olur oyunun sonunda.
Murat Karahüseyinoğlu bu iki paralel olaydan Kral Lear ve kızları arasındaki ilişkiyi seçerek, iktidar ve zaaf olgusunu güncel ve politik bakış açısıyla harmanlayarak yeniden tartışmaya açıyor, çılgına dönen Lear'in, doğanın da çılgına döndüğü bir gecede kendini kırlara vurması ve ona her daim eşlik eden Soytarı'nın bir kez daha geçmişi ve şimdiyi, Lear'e rağmen eleştiriye açması, oyun alanındaki seyirci, ancak edilgen-sadece seyreden konumunda tutulan seyirci ve salondaki seyirci önünde oynanıyor."
" Soytarı Kral Lear " rejisi, etkili oyunculuklarıyla izlenmesi gereken bir oyun.
Anahtar Kelimeler: soytarı kral lear
0 Yorum