
Görkem Talay'ı geçtiğimiz ay sahnede ilk kez izlediğimde sahnedeki farklılığını, ışığını, eskilerin tanımıyla 'oyuncu kumaşı'nı ayrımsamıştım.Değişik bir aura'sı vardı, hiç kuşkusuz.Gelecek vaad ediyordu.Hele öfkelenip kendini yere attığı o an...
Perde açılmasına saatler kala Görkem Talay ile buluştuk ve ilk sorumu yönelttim :
- Görkem Talay'ı " Ölü Ozanlar Derneği " nde tanıdık...ilk sorum Görkem Talay kim ?
-8 Nisan 2002 yılında İzmir'de doğdum. İlkokul ve ortaokul yıllarımı İzmirde geçirdim. Yaratıcı ve sanata yatkın bir çocuktum. Özellikle resim alanına yoğun ilgim vardı. Renkler, kalemler, tasarımlar her zaman ilgi alanım oldu. Bu yeteneğimi dijital ortamda da geliştirmek istediğim için lisede Grafik Tasarım Bölümü'nü tercih ettim. Lise 2. Sınıfa kadar İzmir'de eğitimim devam ederken ailemle birlikte İstanbul'a taşındım ve eğitimim İstanbul'da devam etti. O yıllarda resim, moda tasarım, grafik tasarım fotoğrafçılık gibi ilgi alanlarımın yanına sinema da eklenmişti. İyi bir film izleyicisi olarak bu alana da merakım başlamıştı. Liseden mezun olduktan sonra Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nü kazandım. Boluda okuduğum 4 yıl boyunca sinema tarihinden senaryo yazımına, kısa film çekimlerinden afiş tasarımlarına kadar birçok noktada kendimi geliştirmeye çalıştım. Üniversite yıllarımda tanıştığım tiyatro ise hayatımın, gerçek anlamda bir dönüm noktası oldu.
- Tiyatroya ilgin nasıl başladı ?
- Tiyatroya ilgimin olduğunu çok geç fark ettim. Aslında küçükken çok oyunbazdım, kendi kafamda dünyalar yaratır, o dünyada roller yapar ve inanarak oynardım. Çevremdeki insanları güldürmeyi, eğlendirmeyi çok severdim.Ama bunun bir adının olduğunu bilmiyordum o zamanlar. Yeteneğimi resim üzerinden keşfetmiştim ve bu alanda ilerleyeceğimi düşünmüştüm hep. Ama zaman geçtikçe ve büyüdükçe insanın düşünceleri değişiyor elbette. Üniversitenin 2. yılında kendim için yeni şeyler yapmak, yeni şeyler öğrenmek istediğimi fark ettim. Bolu'da ne yapabilirim diye bir araştırmaya girdim ve Bolu Bölge Tiyatrosu ve Yönetmen Onur Yamak’la tanıştım. Yıllardır Bolu'da tiyatro yapan, tiyatro eğitimi veren harika işler ortaya çıkaran bir tiyatro Bolu Bölge Tiyatrosu. Böylece tiyatroya ilk adımımı atmış oldum. Burada eğitimimi tamamladıktan sonra daha fazla deneyim ve bilgi kazanmak için Can Gürzap ve Arsen Gürzap’ın eğitim kurumu olan Dialog Anlatım İletişim'de eğitim almaya karar verdim. Oyunculuk eğitimimimi tamamladıktan sonra Bolu'ya döndüm ve yaklaşık üç yıl boyunca Bolu Bölge Tiyatrosu'nda oyunculuk yaptım. ‘’Oyun Nasıl Oynanmalı", "Cimri", "Çukur", "Suç ve Ceza’’ oyunlarında, ayrıca ‘’Bremen Mızıkacıları ve Gizli Sandık’’ adlı çocuk oyununda rol aldım. Asistanlık, yönetmen yardımcılığı, afiş tasarımı gibi konularda da deneyim kazandım.
Mezun olduktan sonra her genç gibi okuduğum alanda ve tabii tiyatro alanında iş aramaya başladım ve çok şanslıyım ki yolum Hakan Altıner ile kesişti. Tiyatro Kedi’de "Ölü Ozanlar Derneği gibi harika bir oyunda rol aldım ve İstanbul'da tiyatro serüvenim başlamış oldu.

- Ölü Ozanlar Derneği " nde Knox Overstreet karakteri ile buluşman nasıl oldu ?
- Knox ile çok beklenmedik bir şekilde tanıştık diyebilirim. Bu çok güzel bir hikayedir. Mezun olduktan sonra iş arayışım devam ederken, daha önce eğitim aldığım Dialog Anlatım İletişim ile iletişime geçtim. İsteğim oyunculuk yapmak, tiyatronun bir yerinde var olabilmek ve sektöre adım atmaktı. Dialog’un yönlendirmesiyle Tiyatro Kedi ile tanıştım. Dialog’un eğitmenlerinden Hakan Altıner'in Tiyatrosu Tiyatro Kedi'ye mail atmamı ve belki bu iş konusunda yardımcı olabileceklerini söylediler bana. Ben de hiç vakit kaybetmeden bir mail attım, kendimden tiyatro geçmişimden bahsettim ve fotoğraflarımı gönderdim. Çok geçmeden görüşmek için beni beklediklerini söyleyen bir mail aldım. Tarihi hiç unutmam 1 Ekim günü görüşmek için Tiyatro Kedi'nğn ofisine gittim. Niyetim Hakan Hoca'yla görüşmek yaptıklarımdan bahsetmek ve gerçekten bu işin içinde olmak istediğimi ve her şeyi yapmak için hazır olduğumu söylemekti ama olaylar beklenmedik bir şekilde gelişmeye başladı. Meğerse benim görüşme için gittiğim gün "Ölü Ozanlar Derneği"nin yeni oyuncularıyla olan ilk okuma provasıymış.Kendimi açıkladıktan sonra Hakan Hoca beni de gruplarına ekledi ve okuma provasına dahil oldum. Prova bittikten sonra sıra rolleri dağıtma aşamasına geldi, ben hala beklentisiz bir şekilde bekliyorum...
- Neden ?
- Çünkü diğer oyuncu arkadaşlarım bu roller için audition vermiş, seçmelere girmiş ve kazanmış ama ben sadece okudum başka hiçbir şey yapmadım. Ve işte hayatımın ikinci dönüm noktası tam da o an gerçekleşti ve Hakan Hoca beni Knox karakteri için oyuna aldı. Benim için inanılmaz bir gündü... işte, böylece Knox karakteriyle böyle tanışmış olduk iyi ki de tanıştık.
- Knox ve Görkem arasında bir kan bağı var mı ?
- Kesinlikle var. Knox karakterini ilk okuduğumda fark ettim bunu. Knox’a hayat vermek inanılmaz mutlu ediyor, inanılmaz heyecanlandırıyor beni çünkü gerçekten çok geniş bir renk skalasına sahip, çok yönlü biri.
Eğlenceli, espritüel, sürekli pozitif olmaya çalışan, biraz saf, duygusal, hayalperest, aşık, dostluğa çok önem veren, hayalleri için çabalayan, pes etmeyen, düşse bile tekrar ayağa kalkabilen, paylaşmayı seven yani aslında yaşamayı seven ve her ne olursa olsun yaşamdan zevk almayı isteyen, bilen biri Knox. Bu yönleriyle kendime oldukça benzetiyorum onu. Ben de biraz Knox'um aslında. Bunlara dayanarak kan bağımız olduğunu söyleyebilirim. O nedenle onu hayata geçirirken rol yapmıyorum gerçekten yaşıyorum. Ve Knox’a hayat verirken en sevdiğim şey sürprizli biri olması. Her an her şeyi yapabilir, kimsenin aklına gelmeyen bir şey söyleyip bir şey sorabilir... bu onun doğasında var. Dikkat çekmek ya da aykırı durmak için yapmıyor bunu, o gerçekten öyle hissettiği için, öyle düşündüğü için, tamamen kalbinden geçtiği gibi davranıyor ve bence bu yüzden de seviliyor çünkü sahici biri. Olduğu gibi kalbi temiz biri Knox.
- Geleceğe yönelik planların, hayallerin...
- Hepsini gerçekleştirmek istediğim, birçok hayalim var aslında. Sağlam adımlarla ilerlemek, koşmadan merdivenleri tek tek çıkmak her zaman tercihim olmuştur. Şu anda da kariyerimde emin adımlarla ilerliyorum. İnsanın sevdiği işi yapması hele ki bu sevdiği işin mesleği olması inanılmaz mutluluk verici bir şey. Henüz yolun çok başındayım ama isteğim ve hayallerim gelecekte başarılı bir oyuncu olmak üzerine. İleride oyunculuğun yanı sıra, yönetmen olmak da planlarım arasında. Diğer ilgi duyduğum alanlarda da başarılar göstermek istiyorum, resimde moda tasarım alanında, grafik tasarım alanında… Onlarla ilgili de hayallerim ve planlarım var.Yaptığım işi ve ilgilendiğim alanları seviyorum, çünkü bir noktada hepsi birbirleriyle bağlantılı işler. Moda tasarımı ile ilgilendiğim için bir oyunun kostüm tasarımını yapmak, grafik tasarım okuduğum için bir tiyatro oyununun bir filmin afiş tasarımını yapmak, Sinema Televizyon mezunu olarak ileride kendi filmimi çekmek, yönetmek ve daha bir çok istek…
Hayal kurmak üretmenin bir parçası ve ben de bundan inanılmaz keyif alıyorum.
Anahtar Kelimeler: Görkem Talay
0 Yorum