MAKALELER

Deran Özgen İle Bütün O Yıllar

2024.07.03 00:00
| | |
4026

Deran Özgen ile tiyatro serüvenine dair neler mi konuştuk ? Noktasına, virgülüne dokunmadan anlatacağım.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devlet Tiyatrosu, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu,  Sarıyer Sanat Tiyatrosu ve Keyf-i Temaşa Tiyatro, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda oyunculuk, yönetmen yardımcılığı görevleri üstlenmiş olan Deran Özgen ile ilk karşılaşmam " Makedonya Gamzesi " adlı oyunla olmuştu. Sonrasında " Ay Carmela ", " Moby Dick ", " Komik-i Şehir Naşit Bey ", " Aşk Bir Zamanlar ", " Hamlet ", " Savaş ve Barış ", " Bu Memleket Bizim " de başarılı yorumlarına tanıklık ettim.

Deran Özgen ile tiyatro serüvenine dair neler mi konuştuk ? Noktasına, virgülüne dokunmadan anlatacağım.

 Pınar Çekirge - Deran Özgen tiyatrocu olmaya nasıl ve ne zaman karar verdi?
 
Deran Özgen - Henüz beş yaşındayken Erzurum’da bütün arkadaşlarım evcilik oynarken, apartmanın bodrumunda sahneyi andıran bir tahta parçasının üstüne fener tutup, karıncaları tiyatro oyuncusu gibi hayal edip onları seslendirirdim.Hatırlıyorum, 1979 ya da 80 yılıydı, ne sinemaya gitmişliğim vardı, ne de  televizyonda tiyatro ile ilgili birşey izlemiştim, bu duygu nerden geldi, bu davranışıma sebep olan şey neydi bilmiyorum. Hala da çözemedim. Sekiz yaşındayken annem ve babamla gittiğim Erzurum Devlet Tiyatrosu'ndaki 'Boş Beşik' oyununu büyülenerek izlemiştim. İlkokul 3’te Kars’a taşındık...okulda piyes hazırlanacağını öğrendim, ben de oynamak istedim ve ilk rolümü 1984 yılında aldım. Artık orada tiyatronun ne kadar büyüleyici bir şey olduğunu iliklerime kadar yaşadım. Orta okulda boş derslerde evden getirdiğim aksesuarlarla arkadaşlarımla doğaçlama oyunlar oynadım. Orta 3. sınıfta İstanbul’a yerleştik. Anlayacağınız, beş yaşından itibaren tiyatro içimde filizlenen bir çiçekti.
 

Pınar Çekirge - Ailenin, yakın çevrenin oyuncu olma kararına tepkisi ne oldu? Yoksa Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme Fakültesinde  öğrencilik durumu yatıştırmak için miydi?
 
Deran Özgen -  Lise bitip, üniversite sınavı yaklaştığında kendim cesaret edemediğim için babama konservatuar okumak istediğimi bir türlü söyleyemediğim.Gğnlerden bir gün halamın ‘’ Bu çocuk tam bir soytarı bunu tiyatroya ver’’ sözüyle ümitlendim. Yalnız babamın sert bir bakışı bu hayalimi o anda yıkıvermişti. Babam hukuk okumamı istedi. Fakat Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü kazandım. Aslında evet, aklımın köşesinde hep tiyatro vardı. Bu bir fırsattı. İstanbul’dan uzak olunca oyunculuk yapabileceğimi biliyordum. Öyle de oldu. Kıbrıs’ta önce duayyen tiyatrocu Alper Susuzlu ile tanıştım. Beni okulun tiyatro kulübüne yönlendirdi. Ertesi yıl nihayet ‘’Kadıncılar’ın Apo’su ‘’ ile sahnedeydim.
 
 Pınar Çekirge - Ne oldu da Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Ana Sanat Dalı ve sonrasında Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tiyatro İleri Oyunculuk Yüksek Lisans eğitimlerini seçtin ve başarıyla tamamladın?
 
Deran Özgen -  Aslında daha önceden Lisans mezunu olduğum için öncelikle Yüksek Lisansımı tiyatro üzerine yaptım. Çünkü bir yandan medya sektöründe ( Number One Tv’de sunuculuk ve yönetmenlik, ayrıca bazı tematik kanallarda sunuculuk ve yönetmenlik ) çalışıyordum. Akşamları da Old City Comedy Club ve Vedat Sakman’ın barında Keyf-i Temaşa Grubu ile tiyatro yapıyordum. Bu yüzden tiyatro lisansımı Şehir Tiyatroları’na girdikten sonra tamamlayabildim.
 
Pınar Çekirge - KKTC Devlet Tiyatrosu ve Lefkoşe Belediye Tiyatrosu’nda geçen dört yılı sorsam…
 
Deran Özgen - Tiyatro kulübüne girdikten sonra başkanlığını üstendim ve KKTC Devlet Tiyatrosu Müdürü Mehmet Ulubatlı ile kulübü DAÜ Tiyatrosu adıyla dışarı açarak, farklı bir hüviyete kavuşturduk. Daha özgür daha eleştirel bir hale gelen tiyatromuzda KKTC’nin önemli tiyatro insanlarıyla birlikte oyunlar koyduk. Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’ndan da yönetmen ve oyuncularla projeler gerçekleştirdik. Dinçer Sümer’in de katılımıyla jübile yaptığım KKTC macerama 'Memur oğlu Memur' oyunuyla nokta koydum. Dinçer Hoca o gece bana; “Tiyatroyu bırakırsan seni mahkemeye veririm” diye tatlı sert çıkışmıştı. İstanbul’a döndükten bir süre sonra KKTC DT’den rol teklifi aldım fakat gidemedim çünkü İstanbul’da kurduğum düzeni bozamadım.
 

Pınar Çekirge - Sarıyer Sanat Tiyatrosu ve Keyf-i Temaşa Tiyatro dönemlerin…
 
Deran Özgen -;  İstanbul’a gelip aileme tiyatrodan vazgeçmeyeceğimi söyledikten sonra zorlu dönemler başladı. Sarıyer Sanat Tiyatrosu ve Keyf-i Temaşa Grubu sürecim başlamış oldu. Yevmiye ücretleriyle ayakta durmaya çalışırken, televizyonlarda da, yukarda bahsettiğim gibi, eş zamanlı çalışarak yaşamımı idame ettim. Her şeye  rağmen çok mutluydum çünkü sevdiğim bir mesleği yapıyordum. Televizyonda kariyer yapmayı aklımdan bile geçirmedim mesela. Benim için varsa yoksa tiyatroydu . O tahtanın üstünde olmanın ne anlama geldiğini bilenler beni çok iyi anlayacaklardır.
 
Pınar Çekirge - Ve İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’na katılman nasıl oldu?
 

Deran Özgen -  Yüksek lisansımı tamamladıktan sonra, Şehir Tiyatrosu'na başvurdum. Çok gittim geldim. Nihayet, Tarık Şerbetçioğlu’nun sahneye koyduğu 'Makedonya Gamzesi' adlı oyunla Şehir Tiyatrosu Ailesi'ne katıldım.
 
Pınar Çekirge- Mekteplisin. Ancak ister mektepli ister alaylı ol, değişmeyen tek şey gerçek bir ustanın çırağı olmaktan geçiyor. Senin ustaların kimlerdi?
 
 Deran Özgen - Her zaman derler; tiyatro eğitimi şart değil ama gereklidir diye. Bunu mektepli olmadan, akademik eğitim almadan önce tam anlamıyorsunuz. Ama beni ben yapan, hamurumu yoğuran Mehmet Ulubatlı (KKTC DT), Erol Refikoğlu (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu) ve Sabahattin Mutluer (Sarıyer Sanat Tiyatrosu) olmuştur. Ardından -isimlerini saymazsam olmaz- Suat Özturna, Bora Seçkin, Çiğdem Kılıç, Ardan Beyarslan, Ziya Kürküt, Hilmi Zafer Şahin, Şirin Ergüven Hamşioğlu, Deniz Yusuf Özmen, Süreyya Temel, Canan Pekiçten, Seçil Demircan, Sinem Nur Mete, Ali Düşenkalkar, Cihan Yöntem, Devrim Yakut, Gürol Tonbul, Nazan Kesal, Ayda Aksel ve Senem Cevher bana şekil veren sanatçılar olmuşlardır. Şehir Tiyatrosu Ailesi'nden yönetmen ve oyuncu arkadaşlarımdan da çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Doktora yapmayı düşünüyorum, ama asla kariyerime  öğretim görevlisi olarak devam etmek gibi bir hayal kurmadım. Son nefesime kadar sadece oyunculuk yapmak istiyorum.
 
Pınar Çekirge - Dizilerde de rol aldın değil mi?
 
Deran Özgen  Evet İstanbul’a gelince bir kaç dizide bölüm oyunculukları yaptım. İki reklamda da baş rol oynadım ama en son 'Muhteşem Yüzyıl Kösem' dizisi ana kastında Abbas Ağa karakterini canlandırdım. Son beş bölümde dahil oldum ama iki ay boyunca o tecrübeyi yaşamak bana çok şey kattı. Tekrar kamera önü oyunculuğu yapmayı çok istiyorum...ancak tiyatrodan kopmadan o işlere zaman ayırmak zor oluyor.
 
Pınar Çekirge - Deran Özgen’in mucizesi nedir?
 
Deran Özgen
- Benim mucizem; evrendeki önemli bir gerçeği keşfeden insanların arasına katılmam oldu. O gerçek şu: Bir şeyi gerçekten istersen mutlaka elde edersin. Evren mutlaka senin isteğine yanıt veriyor. Hepimiz bir mucizeyiz, yeter ki bunu keşfedelim.
 
Pınar Çekirge- Buğulu bir pencere camına ne yazardın?
 
Deran Özgen -  Buğulu bir pencere camına tam da şunu yazardım ve coşkuyla bağırarak tane tane okurdum: “Keşke yapsaydım” dediğim her şeyi “İyi ki yaptım” a çevirdim.

Anahtar Kelimeler: Deran Özgen



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir