MAKALELER

Freak Show Tiyatro Jargon

2024.01.25 00:00
| | |
2947

Paylaş:
Bundan, çok değil, tam kırk yedi yıl sonra, diyelim Finlandiya'da bir talk show programının yüzüncü ve son bölümündeyiz.

Andre Olmak da, Ahmet Olmak da Kolay Değildi...

 

Bundan, çok değil, tam kırk yedi yıl sonra, diyelim Finlandiya'da bir talk show programının yüzüncü ve son bölümündeyiz.

Hem sunucu, hem izleyici, hem konuk ya da hiçbiri olmak, sadece bize kalmış bir seçim.

" Çünkü o yanlış kalkıp gelip başka bir şeye dönüşünce, bununla baş etmek çok zor oluyor. Sus mu? Unut mu? Konuş mu? Çöz mü? Ağla mı? Zırla mı? Anla mı? Ne yapacağım şimdi ben? ”

Program sunucusu Andre, savaş muhabiri ve sonrasında bir yardım kuruluşunda temsilcilik yapan Ahmet...her ikisi de bir labirentin içindeydiler.Yoksa girdap mı, desem? Yedekte yoğun matemler, açık kalmış hesaplar, ufunetli yaralar, vicdan azapları vardı.

Çocukken oyunlar oynadığı sokakta Ahmet herşeye, yeniden, en başından başlayabilir miydi, örneğin? Bu mümkün müydü?

Ütopyalar neden distopyalara evrilir olmuştu? Bilerek kötülük yapmayanlar, o halde neden kötülüğe ihtiyaç duyuyorlardı? Kim, kimin gözünde kahramanlaşıyor ya da yargılanmadan hükümler giyiyordu?

Tek bir dertleri vardı aslında...
sevilmemek, öteki sayılmak ve hiçbir yere ait olamamak.Ve o korkunç can sıkıntısıyla beslenen hırçın yalnızlıklar.Kağıt kesiği hüzünler...isyanlar.

Yaşanan bunca acının sorumlusu, suçlusu kimdi? Herkes ya da hiç kimse !

 

Öncelikle belirtmeliyim ki, Zihni Bayraktar, Furkan Altınışık'ın yazıp, yaşar kıldıkları, Tiyatro Jargon'un yapımcılığını gerçekleştirdiği " FREAK Show
 " adlı oyunda yönetmen Aras Kösedağ alışılmış reji anlayışını siliyor, imge ve metaforlarla seyircinin metinle kurabileceği ilişkiyi farklı yönlere, farklı düzeylere, düzlemlere çekiyor usulca.Elinde mevcut malzemeyi kıvamında ve yerinde en çapaksız bir şekilde kullanıyor.

İlda Ersezer dekor, Enes Aydemir ışık, Ali Rıza Şahenk'in ses ve efekt, Seren Bostan kostüm tasarımlarıyla, kutlanmayı hak eden belli bir başarıyı yakalamışlar.

Her iki oyuncu da, eseri sadece fiziksel anlamda değil, ruhlarıyla birlikte sarıp sarmalamışlar, yazdıkları tekstin çok katmanlı anlamlarını en doğru biçimde, ustalıkla yansıtmışlar.Eserin beklentisine uygun, seyirciyi içine çeken, üst düzey bir başarı yakalayıp, nitelikli karakterler yaratmışlar.Öyle ki, daha ilk andan itibaren izleyici önemli olaylarla karşı karşıya geleceğini belli belirsiz bir önseziyle duyumsuyor.

"FREAK Show " oyunculuk, yazarlık, reji biçemi, yaratıcılığı, özgünlüğüyle de, son derece başarılı, dikkat çekici bir çalışma.Seksen beş dakikalık süre, nasıl derler, adeta su gibi akıyor.Başta eğlenceli bir havayla başlayan oyun yerini yoğun bir acıya bırakıyor.Ve zihinlerde çoğalan sorulara...

Aslında " FREAK Show " gerek içerik, gerek anlatım, gerek sunulan ileti olarak da sezonun en etkileyici, 'mutlaka görülmeli' diye önerilmesi gereken oyunlarından biri.Dahası böylesi bir eseri tiyatro sanatına yaraşan bir biçimde sahneye aktaran herkese teşekkür ediyorum.

Son olarak, bu oyunu izlerken, aklıma nedense Edip Cansever'in bir şiiri geliverdi : " Çağrılmayan Yakup..."

Anahtar Kelimeler: FREAK Show, Tiyatro Jargon



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir