KONKEN PARTİSİ

“İnsan bazen yıllarca sustuklarını, tek bir oyunun içinde dile getirir…”
Hayat Bir Oyunsa, Kazanmak İçin Asla Geç Değildir!"
Hayatınızın sonbaharında bir masanın etrafında toplansanız, elinizde hangi kartlar olurdu? Pişmanlıklar mı, yoksa hala parıldayan umutlar mı?
Hayatın yavaşladığı, günlerin birbirine benzemeye başladığı bir zamanda; iki yabancı, beklenmedik bir anda aynı masanın etrafında buluşur. Fonsia ve Weller… İlk bakışta sıradan bir karşılaşma gibi görünen bu tanışma, kısa sürede derinleşen bir yolculuğun kapısını aralar. Önlerinde duran iskambil kağıtları, yalnızca bir oyunun parçaları değil; geçmişin, pişmanlıkların, kırgınlıkların ve hala sönmemiş umutların sessiz tanıklarıdır.

Her dağıtılan elde, yalnızca kartlar değil; saklı kalmış duygular da açılır. Söylenmemiş sözler, yarım kalmış hikayeler ve içten içe taşınan yükler, oyun ilerledikçe gün yüzüne çıkmaya başlar. Küçük bir masa, zamanla iki insanın kendileriyle ve birbirleriyle hesaplaştığı bir alana dönüşür. Bu karşılaşma, yalnızca bir oyunun değil; aynı zamanda hayatın ta kendisinin yeniden oynandığı bir ana evrilir.
Kazananın ve kaybedenin sürekli değiştiği bu oyunda, asıl mesele skor değildir. Asıl soru şudur: İnsan gerçekten neyi kazanır, neyi kaybeder? Geçmişin ağırlığıyla yaşamak mı, yoksa her şeye rağmen yeniden başlama cesaretini göstermek mi daha zordur? Fonsia ve Weller, her hamlede bu soruların etrafında dolaşırken; seyirciyi de kendi hayatına dönüp bakmaya davet eder.
Zamanın insana sunduğu ikinci şanslar çoğu zaman sessizdir. Fark edilmez, ertelenir ya da görmezden gelinir. Oysa bazen bir oyun, bir bakış ya da küçük bir tesadüf; yılların yükünü hafifletecek bir kapıyı aralayabilir. “Konken Partisi”, tam da bu ihtimali hatırlatan, incelikle dokunmuş bir hikâye sunar.
Pulitzer Ödüllü efsane eser "Konken Partisi", usta yönetmen Nedim Saban’ın çağdaş dokunuşuyla yeniden sahnede! 90’lı yıllarda Yıldız Kenter ve Müşfik Kenter'in ruhlarıyla devleşen bu hikaye, şimdi Melek Baykal’ın zarafeti ve Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay’ın etkileyici performansıyla hayat buluyor. Fonsia ve Weller ile bir konken masasına oturmaya, kahkahaların arasında gizlenmiş gözyaşlarını keşfetmeye hazır mısınız?

Duygunun zarafetle, mizahın incelikle işlendiği bu oyun; izleyeni yalnızca güldürmekle kalmaz, aynı zamanda kalbinin en sessiz köşelerine dokunur. Bazen bir tebessümle, bazen de içten gelen bir sızıyla…
"Konken Partisi", Nedim Saban yorumuyla Tiyatrokare’de. Kağıtlar dağıtıldı, sırlar açığa çıktı. Hayatın oyununda kazanmak için hala vaktiniz var. Bu duygusal komediyi kaçırmayın!
Çünkü hayat, her zaman yeniden oynanabilecek bir oyundur… Yeter ki cesaret edilsin.
KÜNYE:
Yazar: D.L COBURN
Yönetmen: Nedim SABAN
Çevirmen: Seçkin SELVİ
Dekor: Barış DİNÇEL
Kostüm Tasarım: Başak ÖZDOĞAN
Işık Tasarımı: Osman AKTAN
Afiş Fotoğrafı: Galip AKSULAR
Fotoğraf: Emre MOLLAOĞLU
Yönetmen Yardımcısı: Erdinç DOĞANCI
Reji Asistanı: M.Mertcan DURMUŞ
Danışman: Emre DUYMAZ
Anahtar Kelimeler: konken partisi
0 Yorum