MAKALELER

Halil Sezai'den KOKU

2026.02.24 00:00
| | |
3009

Paylaş:
İnsan sevdiklerine nasıl kıyar?

Tamer Turan'ın yazdığı Halil Sezai'nin uyarladığı, Hakkı Kuş'un yönettiği " Koku " adlı oyunun yapımcılığını Kerem Gök, kostüm tasarımını Barbaros Şansal, dekor tasarımını Büşra Eroğlu Doğan, ışık tasarımını İzzettin Biçer, kukla tasarımını Filiz Çankaya Uzun, afiş tasarımını Emrah Sönmez, görsel tasarımını Tuğçe Sarıdede Satı, müzik tasarımını Ekin Eti, yönetmen yardımcılığını Şehnaz Kalkancı, sahne amirliği görevini Evin Kalkancı üstlenmiş, fotoğrafları Şebnem Eldes çekmiş, Selim Erdoğan ise dış ses olarak esere katkıda bulunmuş.

Oyun başladığında, sahnede bir an Aksentiv İvanov Poprişçin'i görür gibi oldum.Kuklalar, durmadan çalışan, ağır aksak sonra birden bire hızla dönmeye başlayan pervane...oraya buraya atılmış objeler...sarkan ağlar.Her detay, Keskin bir cinneti hatırlatıyordu adeta.

Lavanta, kan, vanilya, balık kokuları...

" Annem sürerdi lavanta yağını.
Babam için.. 
Babamın geldiğini eve yayılan lavanta kokusundan anlardım. 
Annem o kadar güzel kokardı ki..Babamın tam aksine. 
Balıkçıydı benim babam. 
Evimizin biraz ötesinde denizle kucaklaşmayı bekleyen nehirde tutardı balıklarını. 

Eski bir takası vardı. Bir de yükünü taşımak için römorklu külüstür bir motorsiklet..

Kış aylarında baya fazla yakalardı. 
Bir sürü benekli alabalık. Tuttuğu balıkları kasabadaki balık konserve fabrikasına satardı. 
Hemen hemen her akşamda ayırdığı üç, beş balığı eve getirirdi. 

Annem onları temizlemek için saatlerce uğraşırdı. 

Sonra da kızartma faslı."

Genç adam yazık edilmiş hayatını sorguluyordu, ökseye takılışını, hayalinde ve gerçek hayatta işlediği cinayetleri...

Annesini ve annesiyle beraber olan adamı, annesini satan babasını ödürmüştü...öldürmüş müydü ? Ya o göçmen kız ?

Sanrılar, korkular içindeydi genç adam.Darmadağınıktı...hayat üstü bir anlam arıyor, kendini aklamaya çalışırken, suça batıyordu.

Çaresizdi...kimsesiz ve kimliksizdi.Adı yoktu.Hem çivi, hem çarmıhtı aslında.İçindeki açık, ufunetli yaraları, yaşadığı travmaları farklı kokularla hatırlamaya çalışıyordu.Ertelenmiş, düşle, hakikat arasında sıkışmıştı.Kendini ifade etmek, duyurmak istiyordu sadece...belki de anlaşılmak.Terazisi ayarsız duygular içindeydi.Yok edilişe karşı var olma yollarını arıyordu.Ne tuhaf, upuzun, bitmeyen tek bir zamanı yaşıyor gibiydi nicedir. 

Halil Sezai zifirden kara bir insan öyküsünü başarıyla, tüm inceliği, duyarlığı ve geliş gidişleri, fırtınaları, gözüpek ruh çözümlemeleri, tuzakları, sarsıntılarıyla adeta o kişi olarak yorumlamış.Yaşar kıldığı karakterde son derece yalın, sahici, inandırıcı, etkileyici, başarılı.

"  Koku " sonu bize bırakılmış bir oyun aslında.Birden çok sonu, sonları var...izlemenizi öneririm.

Anahtar Kelimeler: koku



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir