ANIMSAMALAR

" Yol bir türlü bitmek bilmiyor.Kalbim, küt küt atmakta.Bir yandan da ezberimi pekiştiriyorum.Maurice Rostand'ın ' Öldürdüğüm Adam ' ı ile Moliere'in ' Amfitrion ' oyunlarından seçtiğim parçalarla gireceğim konservatuvar sınavına."
" Konservatuvar sınavını kazanamasam da birçok alaylı sanatçı gibi oyuncu olabilecektim.Hem de Kent Oyuncuları'nda."
" Antik Yunan tragedyalarında kahramanın bahtının döndüğü anlara peripetie/baht dönüşü denir ya...Tragedya kahramanı olmasam da bir tiyatro sevdalısı olarak babamın, Sevgi Sanlı'nın odasında Max Meinecke ile karşılaşmış olması da benim ' penipetie'im oldu. "
1957 yılında İzmir Radyosu Çocuk Saati programında sanat hayatına başlayan, 1961 yılında İzmir Devlet Tiyatrosu'nun sınavlarını kazanarak oyuncu olarak profesyonel tiyatro yaşamına atılan, yapımcı, yönetmen, yazar Dr.Tekin Özertem son kitabında bizlere bir dönemi, Ankara'nın sanat ve siyasi ortamlarını anlatıyor.
Bazı kitaplar vardır, okuduğunuz sürece onu adeta yaşar, yazarın tanığı, suç ortağı olursunuz, derken son sayfa, son paragraf, son cümle, son sözcük gelir. Kitap biter. Ve yine kitaplar vardır senelerce belleğinizin, kalbinizin, anılarınızın bir yerinde sizinle yaşayıp durur.Dahası kitaplar vardır her okuyan kendisinden bir şeyler katar, her okuyan kendi hikayesini bulup, sorgular.O kitaplardan; dönemine imza atmış, geçmişi bugün ve geleceğe iliklemiş, o kitaplardan ayrılamazsınız. Her harfinde sesinizi duyarsınız çünkü. Hatırlayışlar, çağrışımlar sağanağında bulursunuz kendinizi.Kimbilir belki de hayatı, zamanı yeniden kurgularsınız.Olamaz mı ?
Tekin Özertem'in Ange Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan " ANIMSAMALAR / Bir Zamanlar Ankara " (2026) adlı çalışması da işte o kitaplardan biri. İtiraf edeyim, bu kitabı okurken bilmediğim, tanımadığım, hiçbir rengin, notanın karışımından elde edilemeyecek tonlar, senfoniler arasında buldum kendimi.
Yıldız Kenter, Asaf Çiğiltepe, İsmail Cem, Halit Refiğ, Kemal Tahir, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, Sevda Şener ve ne çok kişiyle selamlaştım.
Mahir Canova, Salih Caner, Cüneyt Gökçen, Max Meinecke'den oluşan sınav heyeti önünde titrediğimi hissettim mesela.
Prof. Dr Melahat Özgü'den gelen, 23 Kasım 1965 tarihli telgraf mesajınıı uzattım Tekin Özertem'e.
Meydan Sahnesi, Yenişehir Tiyatrosu, Mithatpaşa Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatosu'nun fuayelerinde dolaştım. Yetmedi ülkemizin ilk, dünyanın ikinci tiyatro grevinde buldum kedimi beş gün boyunca.
Ankara'yı, bütün o yılları yaşadım sanki.
Oktay Akbal " iyi kitap birden çok kez okunmalı hak eder " demiş... " ANIMSAMALAR / Bir Zamanlar Ankara " o kitaplardan biri.
Anahtar Kelimeler: anımsamalar, Dr.Tekin Özertem, Tekin Özertem
0 Yorum