| Hangi tirat? | Paulina: Sonunda beni salı verdikleri vakit.. |
|---|---|
| Orijinal Adı: | Death and the Maiden |
| Oyun Türü | Oyun |
| Yazar: | Ariel Dorfman |
| Çeviren: | Filiz Ofluoğlu |
Paulina: Sonunda beni salı verdikleri vakit..
Ölüm ve Kız
TİRAT
Tirat bir tiyatro oyununda oyuncuların yazı ya da konuşmada bir kez söylediği parça. Bir düşüncenin kesintisiz gelişimi; uzun ve tumturaklı konuşma olarak da tanımlanabilir. Genellikle başrol oyuncusunun yaptığı uzun konuşmadır.
Paulina, kendisine senelerce önce işkence yapmış ve tecavüz etmiş olan,elleri ayakları sandalyeye bağlı olarak karşısında oturan Dr.Roberto Miranda'ya,işkenceden sonraki yaşamını ve kocasıyla olan ilişkisini anlatmaktadır.
Paulina:
Sonunda beni salı verdikleri vakit..
Nereye gittim dersin?
Eve anama babama gidemezdim, öylesine askerlerden yanaydılar ki, uzun süre, annemi yalnızca bir tek defa görmüştüm....
Ne garip değil mi,bütün bunlarıgünah çıkarırcasına sana anlatıyorum, oysa ne Gerardo'ya, ne kız kardeşime, ne de, kesinlikle, anneme anlatmadığım çok şey var.
Kafamdan geçenleri bilseydi, yüreğine inerdi.
Oysa sana, neler hissettiğimi, beni saldıkları vakit neler hissetmiş olduğumu, pek güzel anlatabiliyorum.
O gece...
Her neyse, ne durumda olduğumu sana söylememe gerek yok, salıverilmeden önce sen beni bir güzel muayene etmiştin, değil mi?
Burada sıcacık bir yuvada gibiyiz değil mi, böylece, ikimiz tıpkı, güneşin altında, bir bankta oturmuş iki yaşlı emekli gibi.
(Roberto bir şey söylemek ya da kendini iplerden kurtarmak istercesine bir hareket yapar) Aç mısın?
İşler o kadar da kötü değil.
Geardo gelene kadar sabret biraz.
( Erkek sesini taklit ederek.) "Aç mısın? Yemek mi istiyorsun?
Şimdi sana yiyecek veririm yavru, hem de seni öylesine doldururum ki açlığını bile unutturursun."
(Kendi sesiyle.) Hiçbirinizi Gerardo'dan haberi yoktu, değil mi?
Onun adını hiç ağzıma almadım. Senin meslektaşların tabii bana sorarlardı.
"Sende bu varken, ah yavru, seni becerecek kimse yoktu deme bana, ha?
Haydi, söyle bakalım bayan, seni kim beceriyordu, söyle.
Ama ben onlara Gerardo'nun adını asla vermedim.
Şu işe bak, çarklar nasılda garip dönüyor.
Oysa Gerardo'nun adı ağzımdan kaçsaydı, o komisyona seçilmezdi de, huhçunun birinin soruşturacağı adlardan olurdu.
Üstelik bende o komisyona çıkıp Gerardo ile nasıl tanıştığımı anlatırdım-aslında ben onunla askeri darbeden hemen sonra, kaçmak isteyenlerin yabancı elçiliklere sığınmasına yardım ederken tanışmıştım; ölmesinler diye insanları yurt dışına kaçırırken.
.ılgındım, korkusuzdum, herşeye hazırdım, o sırada içimde en ufak bir korku izi bile olmadığına hala şaşırıyordum.
Nerede kalmıştım?...
A, evet salıverildiğim gece, ben de Gerardo'nun evine gittim, kapıyı vurdum, uzun, sakin vuruşlar, bir daha, bir daha, tıpkı senin dün yaptığın gibi, sonunda Gerardo kapıyı açtığın vakit,
şaşkındı, saçlarıkarmaşıktı.
0 Yorum