Muhsine’nin getirildiği köşkün her tarafında her gece cinler, periler dolaşmaktadır. Bunlardan en korkuncu ise Gulyabani’dir. Cinler ve Periler her gece bu köşkün etrafına gelip odalara girerek abuk sabuk sesler çıkarır ve Muhsine’ye saldırırlar. Muhsine ise ona verilen tavsiyelere göre hareket ederek sesini çıkarmaz. Bir gece bir erkek peri Muhsine Hanımın odasına gelir. Muhsine bu durum karşısında şaşkın kalmıştır. Bu erkek perinin adı Hasan dır. Hasan çok güzel yüzlü bir peridir. Hasan kendisinin peri olmadığını ve onu bu köşkten kurtarmak istediğini söyler. Fakat Muhsine bu olaylarla sürekli karşılaştığından onun sözüne inanmaz. Hasan ise ona âşık olduğunu ve onu sevdiğini, onun için her şey yapabileceğini söyler. İşte böylece çok sıradışı bir aşk hikayesi gelişir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı romanından oyunlaşıran Gökçe Biçer. Eser Hakan Altıner tarafından sahneye konuldu. Başrollerde Damla Cercisoğlu ve Bülent Alkış yer alıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı Hakan Altıner canlandırıyor. Nükhet Akkaya, Efe Yeşilay, Işık Selin Kuyumcu, Reyhan Aydınsel, İrem Uğural, Kübra Madak, Onur Yaldız, Mehmet Baran Erdoğan, Metin Hasgül konağın diğer sakinleri ve cinleri.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1912 yılında yazdığı ve aradan yüz yıl geçmesine, “bilim ve teknolojinin bu kadar ilerlemesine” rağmen insanların hayat karşısındaki çaresizliği, hurafeye, büyüye, batıl inançlara aldanabiliyor olması, oyunun evrenselliğinin en önemli göstergesidir. Yazarın bütün romanlarında olduğu gibi Gulyabani’de de toplumsal hicivleri hala güncelliğini korumaktadır.
0 Yorum