OYUNLAR

Gülünç Kibarlar

Gülünç Kibarlar

Oynadığı Sahneler


Etkinlikler

Henüz etkinlik eklenmemiş.
Bugün Bu Hafta Bu Ay Gelecek Ay

İlişkili İçerikler




Dramaturgi Arama

  • Oyun adı, Orijinal adı, Yazar adı, Çevirmen adı bölümlerinde arama yapabilirsiniz


Bu senin için! İçerikle ilgili hata ya da önerin mi var? hemen önerebilirsin.
  • Sahneleyen Tiyatro: Seyyar Sahne
  • Oyun Durumu: Gösterim dışı oyun
  • İlk Oynama Tarihi: 2001
  • Süre:
  • Gösterim Sayısı: 0
  • Sosyal Medya:
  • Kadro:
    YAZAN: J. B. P. MOLİÈRE
    ÇEVİREN: İ. GALİP ARCAN
    YÖNETEN: KEREM EKSEN
    REJİ DANIŞMANI: CELAL MORDENİZ
    MÜZİK: TURGAY ÖZDEMİR (ÇİN FLÜDÜ – YAN FLÜT), KEREM EKSEN (PERKÜSYON)
    KOSTÜMLER: SEZGİN YİĞİT, R. İLKE YİĞİT, SUZAN KARAİBRAHİMOĞLU
    TEKNİK EKİP: AKIN SAVAŞ YILDIRIM, MURAT KÜRTÜN
    AFİŞ: PINAR YOLDAŞ, CELAL MORDENİZ

  • Oyuncular:
    LA GRANGE: ERDEM ŞENOCAK
    DU CROİSY: EFE KELEŞOĞLU –
    GORGİBUS: MURAT KÜRTÜN –
    MAROTTE: AKIN SAVAŞ YILDIRIM –
    MAGDELON: NESRİN UÇARLAR
    CATHOS: BANU GÜLTEKİN –
    MASCARİLLE: AHU SILA BAYER
    1. TAŞIYICI: ERDEM ŞENOCAK
    2. TAŞIYICI: SUZAN KARAİBRAHİMOĞLU –
    JODELET: REZZAN İLKE YİĞİT –
    1. KOMŞU: SUZAN KARAİBRAHİMOĞLU –
    2. KOMŞU: SEZİN BOZACI
    3. KOMŞU: SELMA SONGÜR

İlişkili Kişiler

Celal Mordeniz
(Afiş Tasarım, Oyuncu +6)
Erdem Şenocak
(Oyuncu, Yönetmen)
Sezin Bozacı
(Oyuncu, Proje Danışmanı +1)
Sıla Bayer
(Oyuncu)

Konu

Gülünç Kibarlar oyununun hazırlık dönemi, bizim için aynı zamanda büyük bir ustayla tanışma dönemi oldu. Birçok tanışma gibi bunun da sancılı olduğunu söylemek mümkün. Herşeyden önce, günümüz izleyicisinde (buna bizler de dahiliz), Molière’in biraz fazla “yaşlı” olduğu, karakterlerinin ve oyun konularının bugünün kitlesi için bir şey ifade etmeyeceği şeklinde bir şüphe olduğunu gözlemliyorduk. Ayrıca Molière’in fazlaca “basit” olduğu, Molière karakterlerinin kendilerini kolayca ele verdikleri, günümüzün “ciddi” tiyatro izleyicisinin sahnede görmek isteyeceği türden girift karakterlerin yanında biraz “avam” kaldıkları düşünülebilirdi. Herşey bir yana, acaba Molière yeterince komik miydi? Lise kitaplarında okuduğumuz “Cimri” pasajları pek de komik görünmemişti gözümüze. Molière’le tanıştıkça, ustaya dair bu önyargıları bertaraf etmek için özenle seçilmiş argümanlar bulmanın bir işe yaramayacağını gördük. Molière’in demode olduğu eleştirisine “Çağdaşımız Molière” başlıklı klişe bir savunmayla cevap vermek, onun karakterlerinin aslında ne kadar derin olduğunu ispatlamaya girişmek, mizahının ne kadar ince olduğunu anlatmak beyhude bir çaba olacaktı. Zaman içinde ortaya çıktı ki, bir tiyatro grubunun Molière’le tanışmasının yolu onun üzerine uzun uzadıya tartışmaktan değil, sahneye çıkıp onun dünyasına girmeyi denemekten geçiyordu. Zira Molière’in karakterleri, kuramsal tartışmalara, kuru argümanlara, uzun metin analizlerine dayanamıyor, bir an önce kitap sayfalarını terk etmek, sahneye çıkıp oyuncuyla buluşmak istiyordu. Bu anlamda, Molière’le ciddi bir tanışma yaşayabilmenin, ancak sahneye çıkmakla ve ustanın oyunlarını dinamik, canlı ve samimi bir şekilde sergilemek üzere çalışmakla mümkün olabileceğini gördük. Bir başka deyişle, bir tiyatrocunun Molière’le tanışmasının, özünde tiyatroyla tanışması (ya da yeniden tanışması) anlamına geldiğini fark ettik. Seyyar Sahne ve İTÜ Mezunlar Tiyatrosu olarak bu tanışma sürecinden yüzümüzün akıyla çıkabildiysek, ne mutlu bize.

Molière ve “Gülünç Kibarlar” Üzerine
1622-1673 yıllarında yaşamış olan Molière, tiyatro kariyerinin ilk iki yılını Paris’teki tiyatro kurma girişimleriyle, sonraki on iki yılını da taşrada yaptığı turnelerle geçirmiştir. Bu dönemde başarılı bir tragedya oyuncusu olma arzusuyla yanıp tutuşan Molière, seyirciden görmek istediği ilgiyi sergilediği tragedyalarda değil, bazı gösterimlerden önce sergilediği komedilerde yakalamış, bunun üzerine biraz isteksizce de olsa komediler yazmaya girişmiştir. Gülünç Kibarlar (1659), yazarın Paris’e dönüp saray himayesinde tiyatro yapmaya başladığı dönemde sergilediği ilk komedilerinden biridir. Oyun, sahnelendiği dönemde büyük ilgi görmüş, böylelikle Molière’in ilk ciddi çıkışını yapmasını sağlamıştır. Molière’in Parisli kibar hanımların özentili ve şaşaalı dünyasını yerden yere vurması, özellikle locaları dolduran izleyicilerin alınganlığına, giderek de şiddetli tepkilerine yol açmış, bunun üzerine yazar oyunun iki ana karakteri olan gülünç kibarları taşradan şehre yeni gelmiş sonradan görmeler haline getirmiştir. Ancak genel olarak bakıldığında, bu değişikliğin oyunun temel dramaturjisini pek değiştirmediğini belirtmek gerekiyor. Bu değişikliğe rağmen, oyunda her türlü kibarlık özentisinin, yapmacıklığın ve elitizmin (ki buna sanatsal elitizm de dahil) alabildiğine keskin bir eleştirisinin sunulduğunu görmek mümkün. Ayrıca metnin, sadece iki gülünç kibarı değil, onlara kumpas kuran beyefendileri ve bu kumpası hayata geçiren Mascarille ve Jodelet’yi de yerden yere vurduğunu, en azından böyle bir yorumu olanaklı kıldığını söylemek mümkün.

 

 

Anahtar Kelimeler: gülünç kibarlar

0
|
2400


Paylaş:

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.