OYUNLAR

Döne Döne

Döne Döne

Oynadığı Sahneler

Henüz sahneler ilişkilendirilmemiş.

Etkinlikler

Henüz etkinlik eklenmemiş.
Bugün Bu Hafta Bu Ay Gelecek Ay

İlişkili İçerikler




Dramaturgi Arama

  • Oyun adı, Orijinal adı, Yazar adı, Çevirmen adı bölümlerinde arama yapabilirsiniz


Bu senin için! İçerikle ilgili hata ya da önerin mi var? hemen önerebilirsin.
  • Sahneleyen Tiyatro: Tiyatro Oyunevi
  • Oyun Durumu: Gösterim dışı oyun
  • İlk Oynama Tarihi: 23.Mayıs.204
  • Süre:
  • Gösterim Sayısı: -1
  • Sosyal Medya:
  • Kadro:
    YAZAN: WERNER SCHWAB
    YÖNETMEN : MAHİR GÜNŞİRAY
    ÇEVİREN: ULUER EMRE OZDİL
    SAHNE TASARIMI: CLAUDE LEON
    MÜZİK YÖNETMENİ: TOLGA YENİLMEZ
    IŞIK: YÜKSEL AYMAZ
  • Oyuncular:
    NALAN KURUCİM,
    ERKAN BEKTAS,
    AYÇA DAMGACI ,
    SİNAN CALİSKANOGLU,
    AYNUR TOKLUOGLU,
    HAKAN MİLLİ,
    BANU FOTOCAN

İlişkili Kişiler

Ayça Damgacı
(Oyuncu, Yönetmen +1)

Konu

Oyunların seçimi Tiyatro Oyunevi için her yil birbirinden farkli yaşanır. Düşünsenize, hayatınızın en az bir yılını vereceğiniz bir proje, sizi bu süreçte heyecanlı ve diri tutabilmesinin yanısıra size bir şeyler de öğretebilmeli; bir yandan içerik, öte yandan sahneleme ve oyunculuk, sizi merak ettiğiniz bir yolculuğu çıkarabilmelidir. Ve her şey tamamlandığında en azından bir seyirciye unutulmayacak bir oyun sunabilmelisinizdir.
 
Bir Ağustos günü, Lorca'nın bir oyununu üzerinden bir proje yapmaya karar vermiş iken, aniden hissedersiniz ki, bu çalışma çok iyi olabilir ama size bir şey öğretmeyecek; cepten yiyeceksiniz.
 
O an çok ani ve radikal bir kararla dünyasını hiç bilmediğiniz bir başka yazarın oyununu çalısmaya karar verebilirsiniz. Bu bir deliliktir. Bu risk sizi heyecanlandırır. Üste Tiyatro Oyunevi, Werner Schwab'İn "Döne Döne" sine böyle karar verdi. İçerdiği temaları ve dili kadar, oyunculuk çalısması için de mükemmel bir oyundu. Oyunu okuyup okutup "Tesekkür ederim ben alamayacağİm" diyenler de oldu, kendine güvenle beş ay çalısıp bu oyunu bugüne getirenler de. Schwab'İn dilinde olan özellik aynı zamanda oyunun anlamında ve sahnelenisinde de bir izlek olusturur: tez ve antitez bir aradadır.
 
Bu oyun hem cinsellik üzerinedir hem değil; hem erotiktir hem değil; hem acıtıcıdır, hem sakadır; hem hakikidir hem yapaydır; penisler, vajinalar vardır ama yokturlar; karakterler vardır, ete kemiğe bürünmüslerdir ama bir değis-dokuş nesnesine dönüsmüşlerdir, kendilerine, dillerine yabancılasmıslardır, tıpkı organlarının kendi dışlarına itildiği gibi kendilerine ait olmayan dil özneden uzağa düşmüştür. Sanki yasamda da tıpkı oyunu bizim sahneleyisimizde ele aldığİmız gibi vitrindeyiz.
 
Hem de artık bunun çoğu zaman gönüllü bir varoluş olduğu bile söylenebilir. Acaba kendimizi ifade etmek arzusu içinde bir tür teshire mi sürüklüyoruz Ükendimizi kendimizle birlikte? Masumca bu durumun bize yararlar sağlayacağı düsüncesi ile davranırken aslında bizi yok eden, kendimize yabancılastıran bir hayata onay mı vermiş oluyoruz? Sanatçıların yasamlarının politikacılardan bile daha sorumluluk isteyen bir konumu olduğunu hep düşünmüşümdür. Son yİllarda sanatçıların yasamlarının ayan beyan ortada oluşu, kendilerinin de bunu sergilemekten kaçınmayısı, bizlerin de buna duyduğu merak pornografik bir durum değil midir? Öyle bir gösteri toplumu ki, mönüden bir rol seçiyorsunuz, ya da aç kalıyorsunuz.
 
Kendini bir takım imajlara göre hazırlarken hakikiliğini yitirdiğinin, gittikçe kölelestiğinin, mekaniklestiğinin ve böylece bir yandan üretim aracı olarak nesneleserek, herşeyin sadece para olduğu çürümeye doğru giden bir dünyanİn uyumlu bir bedeni olduğunun ayırdında olamamak ya da aymİısan da çaresizlik hissetmek trajik bir durum. Her gün televizyonlarda oyunculuk ve sarkıcılık gibi bir toplumun bedensel ya da duygusal olarak kendini ifade etme aracı olan sanatların nasİl pazar malına dönüştürülerek içinin boşaltıldığını dehşetle iziliyoruz. Yabancı ve yerli kliplerde, televole ve magazin programlarında, reklamlarda sunulan cinselliğin de benzer konumda olduğu söylenebilir.
 
Foucault'nun da dediği gibi, cinselliğin bastırılmış olduğundan değil, artİk onun pozitif olarak üretilmesinden konuşlabilir. Böylece iktidar için aslİnda tehlikeli olabilecek olan cinselliğin üretiminin ve denetiminin elde tutulabilmesi söz konusudur. Aynİ zamanda da cinsellik alıs-verisin en önemli nesnesi haline gelmistir. Hissettiğim sey, hakiki olanİ gittikçe yitirdiğimiz, teknolojik olanın kölesi haline geldiğimiz, his ve bellek kaybİna uğramakta olduğumuzdur. Şimdi tüm bunlarİn oyunla iliskisini unutalım, çünkü bir oyun herseyi anlatmaz, sadece sizin gördüklerinizden ibarettir, asla daha fazlasİ değil. Mahir Günsiray

Anahtar Kelimeler: döne döne

0
|
4518


Paylaş:

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.