Beni Dünya Kadar Sev, bizden bir hikaye... İki farklı kültürel katmana ait iki farklı sevgi kümelenmesini sahneye taşıyan oyun, bir yandan bir milletvekili ve karısı arasındaki hasarlı ilişkiyi anlatırken öte yandan bu iki insanın yanı başında onların ev ve iş yaşamında küçük işlerini yapan iki insanın sevecen ilişkisini kontrast bir şekilde işliyor.
Eylül, tanınmış bir oyuncudur... Tanınmışlığı kocası olan Milletvekilinin kendisinden ve çevresinden mi ileri gelir; değilse oyunculuğundan mı? Tanınmış milletvekili Latif; karısına olan aşkına dair ikircikli tutumunu parti işlerinin yoğunluğu ile mi kapatmaktadır; değilse gerçekten partinin geleceğine kafa yoran bir milletvekili midir? Yazar Aydın'ın; Eylül'e olan imkansız aşkını yazdığı piyes midir imkansız olan; değilse gerçekten beslediği aşk mı? Popüler bir kültür sanat muhabiri olan Güzin; sevgisizliğin acısını Milletvekili babasından çıkarmaya çabalarken; isyanı Eylül'ün trajedisine duyduğu kadınsı yakınlıktan mıdır; değilse, bir kız olarak ihmal edilmişliğin getirdiği bir şeyden mi? Bu ilişki yumağı içerisinde ustaca kurgulanmış ve kurgulandığı kadar da duru ve saf olan Hacer ve Latif'i bu kadar cana yakın kılan; yaşantılarındaki rutinlik ve düzlük müdür; değilse yalana bulanmamışlıkları ya da sevgiyi yeşertmeleri mi?
Anahtar Kelimeler: Beni Dünya Kadar Sev
0 Yorum