Ahmet Cemal’in kaleme aldığı oyun, Nazım Hikmet’i ele alırken, bilindik, alışılagelmiş bakış açılarını, şiirlerini ya da dizelerini içermiyor, bunun yerine Nazım’ın farklı zamanlarını ele alıp, onun bıraktığı izlerin peşine düşerek, özgün bir metinle, herkesin kendine ait Nazım’larını ortaya çıkarmasına öncülük ediyor.
Yönetmenliğini Ümit Çırak’ın yaptığı oyunun dramaturjisi; Nazım Hikmet’in dava uğruna yollara düştüğü yıllarını, kendi yurdunda hapis yattığı yıllarını ve hapisliğinden sonra, yurt dışında geçirdiği sürgün yıllarını yaşayan Nazım’ları aynı sahnede buluşturuyor.
Oyunun dekor tasarımı, 3MOTA Oyuncuları’nın ilk oyunu “Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü”nde olduğu gibi, yine Barış Dinçel tarafından yapıldı. Hareket düzeni Senem Oluztarafından çıkarılan oyunda; Tolga Çıklaçiftçi ve Hakan Ummak “Nazım” rolünü birlikte üstlenirken, Çağatay Çatal “Anlatıcı” olarak ve seyirci ile beraber Nazım’ın izini sürüyor. 3MOTA Oyuncuları’nın ikinci oyunu olan “Ben, Nazım, Yaşarken ve Ölürken…”de de sahne arkası kadrosunun tamamı, yine 3MOTA bünyesindeki oyunculardan ve öğrencilerden oluşmaktadır.
Nazım Hikmet’in Peşine Düşmek;
“Bizler, yaşatamadıklarımızı anmak istediğimizde, onları sanki insan yanlarından soyutladığımız ölçüde anılmaya değer buluruz…
Kendimize kahraman bellediklerimizin kahramanlıkları çok doğaldır bizim için.
Sanki onlar, dünyaya böyle yükümlülüklerle doğmuşlardır.
Ve o yüzden elbette ki kahraman olmaları gerekir!
Ama hangi bedeller karşılığında?”…Ahmet Cemal
“Vatandaşlık hakları geri verilen Nazım Hikmet, şiirlerinin kendi dilinde artık yasaksız okunabildiğinden habersiz olsa da, biz onun şiirlerini her fırsatta okumak, paylaşmak, oyunlaştırmak sevdasındayız. Böylelikle onu anlamak, ona dokunmak, ondan öğrenmek ihtiyaçlarımızı gidermiş oluyoruz. Ne var ki, bu acıkmış iştahımız bazen onun gerçek bir insan olma olayını gözden kaçırmamıza sebep oluyor.”…Ümit Çırak
Anahtar Kelimeler: ben yaşarken ve ölürken
0 Yorum