İstanbul'da Şehir ve Devlet tiyatrolarında sezon sonuna doğru kaçırılmaması gereken oyunlar

İstanbul'da Şehir ve Devlet tiyatrolarında sezon sonuna doğru kaçırılmaması gereken oyunlar

2016.04.03 00:00
| |
0
|
3641


Paylaş:

Danis Tanovic’in “Tarafsız Bölge” adlı film senaryosundan oyunlaştırılan İki Arada Bir Yerde adlı oyun Yıldıray Şahinler’in rejisiyle sahneye taşınıyor.

 


İKİ ARADA BİR YERDE (İstanbul Şehir Tiyatrosu)
Danis Tanovic’in “Tarafsız Bölge” adlı film senaryosundan oyunlaştırılan İki Arada Bir Yerde adlı oyun Yıldıray Şahinler’in rejisiyle sahneye taşınıyor. “İki Arada Bir Yerde”, savaşın tam orta yerinde “iki taraf” haline gelmiş ya da düşürülmüş “asker-insan’ların” durumunu anlatıyor. Adları yasam biçimleri, uğruna savaştıkları değerler, hatta beklentileri, birbirinin benzeri olanları ateş altındaki korkuları, tedirginlikleri, öfkeleri oyunda konu ediliyor. Oyunda; Cengiz Tangör, Mehmet Sefa Öztürk, Yıldıray Şahinler, Mehmet Soner Dinç, Murat Coşkuner, İrem Arslan, Reyhan Karasu, Ertuğrul Postoğlu ve Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun; 14 - 16 Nisan 2016 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor. 



AYAKTAKIMI ARASINDA (İstanbul Şehir Tiyatrosu)


Şehir Tiyatroları Rus edebiyatının dev yazarı Maksim Gorki’nin önemli oyunu Ayaktakımı Arasında’yı Orhan Alkaya rejisiyle sahneye taşıyor. Maksim Gorki, Çehov’un deyişiyle, “Tahrip edilmesi gereken her şeyi tahrip eden bir muhrip”ti. Çağının gerçek insan figürlerinden yola çıkarak yazdığı Ayaktakımı Arasında (Na Dne) oyunu, 1903’teki ilk sahnelenişiyle birlikte, dünya tiyatrosunun klasikleri sınıfına girdi. Farklı kesimler, farklı sınıflardan gelen ve bir toplum panoraması oluşturan karakterleri, sürüklendikleri hayatın dibinden sıyrılıp, bütün yaşantı zenginlikleriyle tiyatro sahnesinde belirdi. Devrimin ayak seslerinin duyulmaya başladığı bir tarihsel dönemeçte, “dipte”ki hayatlarına tutunmanın yolunu arayan bu insanlar, hâlâ çok tanıdık. Oyunda; Rıdvan Çelebi, Yeşim Koçak, Şirin Kılavuz, Yılmaz Meydaneri, Serdar Orçin, Ali Gökmen Altuğ, Buket Yanmaz Kubilay, Irem Erkaya, Semah Tuğsel, Kutay Kırşehirlioğlu, Ahmet Özarslan, Mehmet Avdan, Mert Tanık, Mazlum Kiper, Çaglar Polat, Tuğrul Arsever ve Emrah Özertem rol alıyor. Oyun; 20 - 23 Nisan 2016 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.


YANLIŞLIKLAR KOMEDYASI (Bakırköy Şehir Tiyatrosu)

Yazan: William SHAKESPEARE Çeviren: Bülent BOZKURT Yöneten: Timothy SUPPLE

Yanlışlıklar Komedyası, Shakespeare’in iyi bilinen ama en az sahnelenmiş komedisidir. Olaylar, Efes'te, sınır komşusu iki ülkenin savaşı sürerken geçer. Çılgın ve şaşkın insanlarla dolu büyülü bir atmosferin egemen olduğu oyunda insanlar, daha önce hiç görmedikleri ikiz kardeşlerine, artık bulmaktan ümitlerini kestikleri eşlerine kavuşur, çoğu ise kendi benliklerinin varlığını dahi bilmedikleri yönlerinin ortaya çıktığını görür. Dahi yazarın seyircisini kahkahalara boğarken, savaş, kadın-erkek ilişkisi, kölelik, göçmenlik gibi güncel konularda yine söyleyecek çok sözü var. İngiltere Royal Shakespeare Company yönetmenlerinden Tim Supple'ın rejisiyle sahnelenmekte  olan komedi, yeni sezonun sürprizleri arasında.


HİZMETÇİLER  (Bakırköy Şehir Tiyatrosu)
Yazan:  Jean GENET Çeviren:  Salah BİRSEL Yöneten:  Oğuz Utku GÜNEŞ

BBT; ezilen, toplum dışına itilen kişileri işleyen Fransız yazar Genet’nin modern klasikler arasında sayılan “Hizmetçiler” oyununu sahneye taşıyor. Sınıfsal ve varoluşsal bir bakış açısı içinde hanımlarına nefret ve arzuyla bağlı iki kız kardeşin karmaşık dünyası aktarılıyor. 

"İyilikte bir şey yok, güzel ve zengin olunca elbette iyi olur insan. Mesele adil olmakta. Ama bu adaletsizlikte hizmetçi ol da iyi ol bakalım.! İyiymiş gibi yapmak  için en fazla toz alırken  kendi kendine havalara girersin, bulaşık eldivenini yelpaze gibi kullanır, toz beziyle fiyakalı hareketler yaparsın. Basma önlükle sanki abiyeler içindeymiş gibi hallenirsin .Ya da olsa olsa hanımının odasında sahip olamayacağın giysilerle kendi kendine defile yaparsın.


EĞER BU BİR FİLM OLSAYDI (İstanbul Devlet Tiyatrosu)


(8 Nisan Bahçelievler Kültür Merkezi)

1992 Yugoslavyası… Savaş her yerde… Bosna Hersek bağımsızlığını ilan etmiş… 
Saraybosna kuşatma altında… 
Bu dönemi yaşamakta olan Ziriç ailesinin hikayesini, evin büyük oğlu Alaaddin, aklında kalan anılarıyla anlatırken bizde yaşananları yakından izleme fırsatı buluyoruz… 
Eğer Bu Bir Film Olsaydı… 
Nasıl bir kurgu yapardı kimbilir…

Yazan: Almir İmsireviç Çeviren: Bilge Emin Yöneten: Bilge Emin  Oyuncular: Burak Şentürk, Mine Tüfekçioğlu, Burak Altay, Gönen Aykaç, Barış Bağcı, Berk Sezenler, Emre Yeşilöz,Gürsen Eren


PROFESYONEL (İstanbul Devlet Tiyatrosu) 

(8 Nisan Kültür Üniversitesi)

Dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçeviç, Yugoslavya'daki büyük dönüşümünden önceki ve sonraki toplumsal-politik yaşamı, bir entelektüelin yaşam öyküsü içinde, kara-komedi türünde ve ironik bir üslupla anlatıyor. 40 yaşlarında bir edebiyat adamı, bir sekreter ve bir gizli polisin sürprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek hikayesi.

Yazan: Duşan Kovaçeviç, Çeviren: Başar Sabuncu – Bilge Emin, Rejisör: Işıl Kasapoğlu

Oyuncular:Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli, Cenap Oğuz

 


ÇEHOV MAKİNASI (İstanbul Devlet Tiyatrosu)

(5-7-9-10 Nisan Üsküdar Tekel Sahnesi)

İçinde Çehov’un da karakter olarak yer aldığı bu şiirsel oyun, büyük bir yazarın yaşam ve ölümü arasındaki döngüde oyunlarında yaratmış olduğu kendi karakterleriyle buluşması biçiminde gelişiyor. Bu karakterler özünü taşımakla birlikte, ait oldukları oyundan bağımsızlaşmış, sanki uzaydan Çehov’un düşlerine düşmüş hayaller gibidirler. Farklı bir düzlemde ve farklı bağlamlarda oluşmuş sahnelerde bir araya gelirler. Çehov’un anlatmış olduğu gerçeklikleri, yazgılarını belirlediği kendi karakterlerine ve yine kendi üzerinden sorgulatması biçiminde gelişen bir tür karşılaşmalar zinciri… Bu absürd ve gerçeküstü serüvenin Çehov’dan bizlere ulaşan ve günümüz gerçekliğini de halkaları arasına alan bir zincir…

Yazar: Matei Visniec Çevirmen: Mete Gürman Yönetmen: Müge Gürman Oyuncu: Fatih Sönmez, Hakan Vanlı, Levent Öktem, Şahin Çelik, Erkan Taşdöğen, Nalan Okçuoğlu, Sanem Öge, Toygun Ateş, Çağrı Şensoy, Pınar Tuncegil, Arda Baykal, İsmet Vural, Didem Ertan, Aslı Özsaraç, Duygu Gökhan, Eren Balkan
 

 

SESSİZLİĞİN İÇİNDEN (İstanbul Devlet Tiyatrosu)

(5-6-7-8-9 Nisan Caddebostan Kültür Merkezi)

İşitme engellilere özel eğitim veren bir okulda öğretmenlik yapan James Leeds, öğrencileriyle iyi bir iletişim kurmuştur. Ancak aralarında biri vardır ki onunla iletişim kurmakta oldukça zorlanır. Sarah, aldığı eğitim süresince dudak okumayı reddetmiş ve şimdilerde okulda temizlik görevlisi olarak çalışmaktadır. James Leeds, iletişim kurmakta zorlandığı bu güzel ama inatçı kıza çok geçmeden aşık olur. Ancak Sarah'ın kalbine ulaşmak için önce onun öfkesini yenmelidir. Bakalım Sarah, işitenler dünyasına olan öfkesini yenip, kalbini James'e açabilecek mi?

Yazan: Mark Medoff Çeviren: Beyhan Karadağ Yönetmen: Faik Ertener Oyuncular:Ebru Aytürk Evren, Cem Zeynel Kılıç, Aylin Gürsoy,M.Coşkun Ülgen,Elvan Boran,Canan Maktal,Tuncay Koçal,Yasin Yiğit, Buse Yörükoğlu, Bingül Utsukarcı, Zehra Gül Yiğit, Selda Işıktaş Yıldız 

 
MEDEA KALİ (İstanbul Devlet Tiyatrosu)

(6-8-9 Nisan Üsküdar Stüdyo Sahnesi)

Gorgonların en korkuncu, göz göze geldiği her şeyi taşlaştıran Medusa ve Hindu mitindeki yaratan ve yok eden, koruyucu ana Tanrıça Kali kadın arketipleriyle harmanlanarak Laurent Gaudé tarafından yeniden ele alınan Medea efsanesi…

Argonot Jason, Yunan Mitolojisinde dünya iktidarının simgesi olan “Altın Post”u ele geçirmek için, Gürcü topraklarındaki Kolhis Krallığı’na gelir. Jason’a âşık olan kralın kızı büyücü Medea, güçleriyle onun “Altın Post”u almasına yardım eder; kardeşini öldürür ve baba yurdu Kolhis’i terk eder. Jason’un peşinden geldiği Korint’de yapayalnız kalan Medea, iktidar için Jason’un kralın kızıyla evleneceğini öğrendiğinde, intikam için çocuklarını öldürür.

Oyun, bu andan sonrasını konu alıyordur. Yunan topraklarını terk etmiş olan Medea çocuklarının mezarına geri döner. Öfkesi hala dinmemiştir. Onların bu topraklarda gömülü olmalarına katlanamaz. Yolda, tanımadığı bir adam onu izlemiştir. Yaklaşmaya cesaret edemeden… Çünkü çocuklarını öldürdükten sonra Medea’nın baktığı her şey artık taşlaşıyordur, Medusa olarak. Ama sadece o da değildir, çünkü Medea Kali Kolhis ovalarının çok daha uzağından gelmektedir. Ganj nehrinin kıyılarında bir parya* olarak doğmuş ve daha sonra Tanrıça Kali’nin güçlerine sahip olmuştur. Kali, hem Ana Tanrıça, kendisine sığınan aşağılanmış, dışlanmış, ezilmiş, zulme uğratılmış, zayıf yavrularını çok şiddetli ve vahşi şekilde koruyan; hem Kanlı Kara Dişi, evrendeki zararlı enerjileri uzaydaki kara delikler gibi yutup içine alarak, karanlığı yok eden; hem de Savaşçı Tanrıçadır.

Sadece ardındaki bu yabancının yaşamını sürdürmesine izin veriyordur, onun varlığını seviyor, onunla konuşuyordur. Bu yabancı belki de onun aşığı olacaktır, belki de en tehlikeli düşmanı?

*Parya: (toplum bilimi) Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar.

Herkes tarafından hor görülen ve aşağılanan kimse

Yazar: Laurent Gaude Çevirmen: H. Zeynep Utku  Rejisör: Musa Uzunlar Oyuncu: H. Zeynep Utku, Musa Uzunlar, Yusuf Can Sancaklı

Anahtar Kelimeler: istşeh, istdt

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir