Evren Sezgin ‘GALİBA HEPİMİZ KAYBOLDUK’ isimli karma sergi ile  yeniden sanatseverlerle

Evren Sezgin ‘GALİBA HEPİMİZ KAYBOLDUK’ isimli karma sergi ile yeniden sanatseverlerle

2015.12.12 00:00
| |
0
|
4537


Paylaş:

Sanatçı Evren Sezgin, 8-14 Aralık 2015 tarihleri arasında TBMM Milli Saraylar Beylerbeyi Sarayı Tünel Sanat Galerisi’nde


Sanatçı Evren Sezgin ‘GALİBA HEPİMİZ KAYBOLDUK’ isimli karma sergi ile  yeniden sanatseverlerle buluştu

 

Sanatçı Evren Sezgin, 8-14 Aralık 2015 tarihleri arasında TBMM Milli Saraylar Beylerbeyi Sarayı Tünel Sanat Galerisi’nde ‘Şeli Art Project’ işbirliğiyle gerçekleşen ‘Galiba Hepimiz Kaybolduk’ isimli karma sergi ile yeniden sanatseverlerle buluştu. 

 

 

Eserlerinde daha çok canlı renkleri kullanmayı tercih eden sanatçı, ‘kaybolmuşluk’ hissinin yansımalarını görüldüğü bu sergide daha agresif betimlemelere yer veriyor. Akrilik boya ile ‘kolaj’ tekniğini iç içe kullandığı eserlerinde farklı materyallere ve sıkıcı objelere ruh ve hayat kazandırıyor. Karamsar duyguların, yaratıcılık sürecini daha çok beslediğini ve en güçlü eserlerini böyle zamanlarda resmettiğini dile getiren Sezgin, ‘Hayat, iyi ve kötünün iç içe geçtiği tıpkı Yin ve Yang gibi karşıtlıklarla çevrilidir. Her şeyin birbirinden ayrılamaz iki karşıtlığı vardır. Bir karşıtlığın hakimiyetinin en güçlü olduğu noktada diğer karşıtlık belirir. Aynı, gecenin içinde aydınlığın, gündüzün içinde gölgenin var olması gibi... Her sorunun, çözümü, her sevgininse nefreti barındırması gibi... Duygularımız da öyledir. Herkes zaman zaman kaybolmuş hissedebilir. Ancak bilmek gerekir ki kaybolmuşluğun en güçlü olduğu an, kendini bulmuşluktur.’ dedi.

 

 

Sanatçının ‘fragmantasyon’ ismini verdiği teknikle hayata geçirdiği 10 çalışmanın yer aldığı sanat ve edebiyatın iç içe geçtiği ‘PARTS’ isimli kişisel sergisi ise 12 Aralık 2015’e kadar Banyan Restoran’da, 5 farklı çalışmasının yer aldığı ‘Beklenmedik Hikayeler’ isimli karma sergi ise 17 Aralık 2015’e kadar Kuruçeşme La Mancha Soul Room Restoran’da sergilenmeye devam ediyor.

 


Aynı dünyada ayrı hikayelern kahramanlarıydık. Hayat bizi anlasın istiyorduk. Ne terk ettiğimiz yerde mutluyduk ne de gittiğimiz yerde…

 

 


Her geçen gün biraz daha ait olduk sahip olmadığımız şeylere. Mantık aşkta kayıptı, aşk ruhta…Yitip gitmek istedik. Bulamasındı kimse bizi. Bekledik… bekledik… O  sonsuz  boşlukta…

 


Hayallerimiz evreni sığdıracak kadar sınırsızdı. Hayatı, bahar gibi düşlerdik. Mavi akan bulutlarda serinleyip sevdalar asardık ağaç dallarına. Anılar kalmışken fotoğraf karesinde, kocaman susardık. Aşkın olmadığı her şehrin sokaklarını siyaha boyardık. Dolanıp dururduk kayıp zamanların peşinde. Mutluluğun kapısı hangisiydi, neredeydi unuttuk. Yalancı aydınlıklar çökerdi avuçlarımıza. Bir sokak çocuğunun cümleleri çınlardı kulaklarımızda. Ten değersizdi, ruh kayıp…
Anlayamadık, anlatamadık, yalnızlaştık, kaybettik sonunda Hepimiz Kaybolduk….

 


EVREN SEZGİN
Evren Sezgin, 1 Haziran 1978’te Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Samsun’da tamamlayan Sezgin, Sanat Eğitimi için Ondokuzmayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde devam etti.

 

 

İlk sergisini 1998 senesinde Büyük Samsun Oteli’nde,  ikinci sergisini 2000 senesinde üniversite bünyesinde açan Sezgin, “Osmanlı ve Kadın” temalı eserlerini 2004 yılında sergileme fırsatı buldu. 2007’ye kadar Samsun’un çeşitli devlet okullarında öğretmenlik yapan Sezgin daha sonra İstanbul’a taşınarak Şişli ve Etiler’de öğretmenlik yapmaya devam etti. Bu sırada eserlerini çeşitli galerilerde sergileme fırsatı bulan Sezgin, 2007’de eserleriyle Toprak Sanat Galerisi tarafından Bebek’te düzenlenen karma bir sergide yer aldı. Akrilik ve kolaj çalışmalarının yanı sıra; tarzını özel tasarım aynalara da yansıtan Sezgin iç mimariye de yakın ilgi duymaktadır.

 

Eğitimci kimliğinin altında öğrencilerini yarışmalara hazırlayan Sezgin, engelli öğrencileriyle de çalışarak Türkiye’de resim alanında dereceler almalarına vesile olmanın mutluluğunu yaşamaktadır. 2009 yılından itibaren üç yıl üst üste Etiler Garanti Kültür Merkezi’nde öğrencileriyle resim sergileri açmıştır. Şu an galerilerle ortak çalışmalara imza atan Sezgin, aynı zamanda öğretmenlik mesleğini de icra ettirmeye devam etmektedir.
 

 

ŞELİ ART PROJECT

Klasik ve Çağdaş Sanatı ve sanatçıları, sanatseverler ile buluşturmak amacıyla sanatçı Şeli Abut Benhabid tarafından Mayıs 2013’te kurulmuştur. Farklı disiplinlerden genç ve öncü eğilimlere yer veren Şeli Art Project, etkinliklerini uluslararası platformlara taşımayı hedeflemektedir. 

 

Genç ve tecrübeli Türk sanatçılarının yanı sıra, uluslararası önemli isimlerden de oluşan gittikçe genişleyen portföyü ve düzenlediği sergileri ile önemli ve haklı bir konuma sahiptir. Uluslararası çağdaş bir çizgi hedefleyen Şeli Art Project, farklı disiplinlere ait sanat eserlerinin yanı sıra, sanatı gündelik hayata taşımaya ev sahipliği yapan seçkin bir sanat ortamı oluşturmuş ve toplumsal sorunlara duyarlı projelerle de ses getirmeyi hedeflemiştir. 
www.selisanat.com

 

BEYLERBEYİ SARAYI

 


Beylerbeyi Sarayı, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Beylerbeyi semtinde bulunan ve Sultan Abdülaziz tarafından 1861-1865 yıllarında mimar Sarkis Balyan'a yaptırılan saraydır. Saray, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak düşünülmüş ve devrin padişahı Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) isteği üzerine inşa edilmiştir. Batı ve Doğu üsluplarının karıştırılması ile inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Harem ve Mabeyn bölümleri ile Türk evi plan özelliğini taşımaktadır. Yapının çatısı üstten bütün cephe kenarlarını gizleyen bir korkulukla gizlenmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa ettiren Sultan Abdülaziz’in denize olan tutkunluğu nedeni ile Saray’ın tavanlarındaki bazı çerçeve ve kartuşların içinde deniz ve gemi temaları işlenmiştir; hatta Sultan Abdülaziz, ressamlara fikir vermesi için deniz ve gemi temalarını içeren desenler çizmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan ilk önemli konuk, Fransa İmparatoriçesi Eugénie’dir. İmparatoriçe’nin bu gezisi, Sultan Abdülaziz’in 1867 Fransa gezisini iade makamında gerçekleşmekteydi. Sultan Abdülaziz döneminde Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan diğer yabancı konuklar, Avusturya-Macaristan İmparatoru Joseph (1869), Prusya Veliahd Prensi Frédéric Guillaume Nicola Charles (1869), İtalya Veliahdı (1869), İran Şahı Nasıreddin (18 Ağustos 1873), Sultan II. Abdülhamid’in (1876-1909), 33 yıl süren saltanatı süresince Beylerbeyi Sarayı, özellikle yabancı devlet protokolü tarafından gezilen bir müze işlevi de gördü. Cumhuriyet Döneminde Saray: Beylerbeyi Sarayı’nda Cumhuriyet döneminde de yabancı devlet konukları ağırlanmıştır. 1934’de Türkiye’ye gelen İran Şahı Pehlevi, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu sarayda ağırlanmıştır. Balkan Oyunları Festivali, 1936 yılında Beylerbeyi Sarayı’nda düzenlenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, o geceyi Beylerbeyi Sarayı’nın tarihî yatak odasında geçirmiştir.                       

Anahtar Kelimeler: evren sezgin

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir