Kimseye ait olamayan tek başına bir adam… REDKİD… Bu ismi kendine o seçti. Onunla iletişim kurmanın önceliği kendine bir isim seçmek ile başlar. Hayatını jigololuk yaparak devam ettiren REDKİT’in aitsizliği seçtiği isim ile örtüşmektedir…
TENTEN; Bir TV kanalında metin yazarlığı yaparak hayatını kazanırken bir gün işinden kovulur ve artık tek başına yaşamak ekonomik olarak ona zor gelir. REDKİD’in gazeteye verdiği ev arkadaşı ilanını değerlendirir ve anlaşmak için eve gelir…
Aynı gün ölümün kıyısında ve artık hayatı oyunlaştırmış ve bir konsoloslukta çevirmenlik yapan Fatoş REDKİD’in evine gelerek TENTEN’e, onu dört aydır gizli gizli takip ettiğini itiraf eder. FATOŞ’u tanımayan TENTEN bu garip ve gizemli olayı anlamaya çalışırken bir yandan da FATOŞ’un zaafından yararlanmanın peşindedir. FATOŞ, ölümün kıyısında da olsa kontrolünü kaybetmez ve uzun zamandır planlarını kurduğu görkemli gidişin ilk aşamasını gerçekleştirir, yani TENTEN’e kendini gösterir.
Hiç beklenmedik bir andır veya bilinmeyen bir zaman. Yıllar sonra BETY çıkagelir geride kalan bütün zamanların ardından. REDKİD’in eski ama hiç vazgeçilmezi olan büyük tutku ile bağlandığı büyük aşkı… Nedendir bilinmez terk etmiştir onu REDKİD…Ya bağlanmaktan korktuğu için ya da BETY’nin bir beden de değişen iki ruh halinden yorulduğu için. O, BETY’yi sevse de JESSİCA olmadık zamanlarda teslim alırdı BETY’nin bedenini. REDKİD’i bu gelgitler, BETY’i de REDKİD’in kalbinden bağımsız hareket ve paylaşmak zorunda olduğu bedeninin ağırlığı yormuştur. Ama her ne olursa olsun bu geliş son ve planlı bir gelişti. BETY’nin de gidişi, hiç şüphe yoktur ki FATOŞ’un gidişi gibi görkemli olacaktır.
Bütün bu planlar, entrikalar ve telaşlar arasında SAFİNAZ hatırlatır bize geçmişin naifliğini. Bir köprü olur bize geçmiş ile günümüz arasında. REDKİD’in alt kat komşusu olan SAFİNAZ, dul, yalnız ve kendince bir dünyası vardır. Geçmişin, elemle yüklediği yüreğindeki acı ve yalnızlıkları paylaşacak birilerini bulmakta zorlanır. Tüm yalnızlığını Televizyon ve günlük işlerle geçiştirmeye çalışır. Ama insanın içinde sakladığı vahşet duygusu beklenmedik bir anda uyanır onun içinde… SAFİNAZ hanım artık sıradan bir kadın olarak kalmayacaktır bu hikayenin sonunda.
| Etkinlik | Yer | Tarih |
|---|
Anahtar Kelimeler: kırmızı yorgunları, savaş dinçel tiyatrosu
0 Yorum