Haber

2019 DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSAL DUYURUSU

2019 DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSAL DUYURUSU

2019.03.16 00:00
| |
0
|
2624

Sizce Nasıl?

Tiyatro sanatının toplumları sağıltan, bireyleri düşündüren, topluca katılımı sağlayan, takım ruhuyla yapılan, bir o kadar da izleyenleri ortak paydada...


27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ KUTLU OLSUN 

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından 1962’den bu yana kutlanan 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nün uluslararası mesajını bu yıl, Havana’daki Argos Teatro’nun kurucusu ve sanat yönetmeni, Kübalı yönetmen, oyun yazarı, tiyatro eğitimcisi, akademisyen Carlos Celdrán kaleme aldı.

Bu yılki  Türkiye Ulusal duyurusunu ise , değerli akademisyen, yazar ve eleştirmen Prof. Dr. Hülya Nutku yazdı.

Uluslararası mesajı ve ulusal duyuruyu ekte gönderiyor, herkesin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyoruz.

ITI (ULUSLARARASI TİYATRO ENSTİTÜSÜ) TÜRKİYE MERKEZİ TEMSİLCİLİĞİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ :

Turan Oflazoğlu
Engin Uludağ               
Ayşe Emel Mesci          
Savaş Aykılıç

2019 DÜNYA TİYATRO GÜNÜ ULUSAL DUYURUSU

PROF.DR. HÜLYA NUTKU

Merhaba…Sizlere Egenin incisi, ülkemin üçüncü büyük kenti, yeni oluşan gökdelenlerinin yanında, Büyükşehir’e yakışan şehir tiyatroları bile olmayan İzmir’den sesleniyorum. 
Tiyatro sanatının toplumları sağıltan, bireyleri düşündüren, topluca katılımı sağlayan, takım ruhuyla yapılan, bir o kadar da izleyenleri ortak paydada birleştiren yapıcı gücünü reddedenler, bugünün gelişmemiş toplumlarıdır.


Yüzyılın önemli yazarlarından biri olan Anna Seghers “Sanatın gücünü bildiğimiz içindir ki, sorumluluğumuz o denli büyük” demiştir. Bunu sadece sanatı üretenler ve icra edenler için değil, o ülkeyi yönetenlerin de bu sorumluluğu duymaları için söylemiştir.


 Yönetici erkin, sanat üzerindeki baskısı da bu  sanatın yapıcı gücünün hissedildiği süreçten bu yana ağırlığını hissettirmektedir. Tiyatromuzun  mimarı Muhsin Ertuğrul ustamızın dediği gibi, kısaca, “fırın açmayan ülkede insanlar aç kalır, ölür ama tiyatro açmayan bir ülkede insanlar ruhen aç kalır, birbirini öldürür.” Bu nedenle, şiddete eğilimli bir yüzyıldan geçtiğimiz gerçeğini baz alırsak, bunun ne kadar doğru olduğu da ortaya çıkmaktadır. Bir süre sonra insanoğlunun anlamsız bir yokediciye dönüşmesi tehlikesine karşılık yine Muhsin Ertuğrul, insanoğlunu “hoyratlıktan kurtarıp insanlık düzeyine” çıkarmanın da yolunun tiyatrodan geçtiğini belirtmiştir.


Ülkemizde bölge tiyatrolarına duyulan gereksinim her geçen yıl ağırlığını hissettirmektedir. Yazarları ve oyuncuları dizilere yönelten de bu eksikliktir. Dizi- Sinema- seslendirme ve reklam sektörünün olduğu merkezde toplanmak ve iş çıkacak diye beklemek zordur. Oysa oyuncular bilir ki, tiyatro canlı yapılan bir sanattır, süreklilik ister, oyuncu-seyirci birlikteliği de bu sanatın özünü oluşturur.


Durmadan televizyona, boyalı basına, tablete, bilgisayara bakan gözler, tiyatroya çevrildiğinde orada hayat vardır. Üstelik, gerçek hayat oradadır çünkü günlerce prova edilmiş, emek verilmiş, estetize edilerek sunulmuş, gerçek hayattan daha gerçek bir paylaşım sözkonusudur. Bu yüzden tiyatro izleyeni manüple etmez, algı operasyonu yapmaz, inançlarla oynamaz, hatta tiyatro gerçeği gizleyen örtüleri kaldıran bir sanattır.


Ekonomisini düzeltmek isteyen toplumlar, sanatın kalıcılığını bildikleri için sanata, tiyatroya verdikleri değerle yücelmişlerdir. Klasikleşen yapıtlar, adı yüzyıllardır yaşayan yazarlar, efsane oyuncular bunun kanıtıdır.


Tam tersine yönelen toplumların arkada bırakacağı birşeyleri yoktur. Sanat toplumlara bir armağandır. Sanatın yaratıcı gücü dünyaya renk ve anlam katar. Durup düşünecekleri, konuşup paylaşacakları, eleştirip düzeltecekleri bir dünya yaratır onlara… Tanış olma fırsatı verir. “İnsanın olduğu yerde yine insanı kurtaracak olanın insan olduğu” bilincine vardırır. Bu nedenle Peter Brook’un dediği gibi “tiyatro saniyelerle gelişen bir devrimdir.” Yaşamın kırılma noktalarını ilham alarak, eskimeden yoluna devam eder.. Bizler bugün insanların farkındalığa sahip olması ve empati kurması gereken bir çağdayız.


Ülkemizde 12 Eylül’ün yarattığı içe dönük bir toplum, giderek daha hoşgörüsüz ve sevecen yaklaşımlardan uzaklaşmaktadır. Ve giderek bilimden sanattan uzaklaşan toplum sistemsizliği, bilgisizliği, sıradanlığı öneren bir sistem içinde uyutulmaktadır. Oysa tiyatro toplum bilinci aşılar.


Bilgi bir hazinedir ama makineleşen dünyada bilgi teknolojiye kazandırdığı ivme ile insanı geri plana itmektedir. İnsanlığın kurtuluşu bu nedenle onlara sanat yoluyla ekip olmayı, yaptığına inanmayı, becerisinin sınırlarını, unuttuğu değerleri, belleksiz toplumlara hafızasını yeniden yoklamayı, özgün olmanın önemini, hepsinden daha fazla da şişmiş egolarımızdan kurtulup başka insanlarla bu dünyayı paylaştığımız gerçeğini öğretir. 


Aksi takdirde makineler, robotlar dünyayı ele geçirirken, biz hala ilkel olanla uğraşıp, dünyayı dinin, ekonominin ya da rant peşinde koşan kapitalist sermayenin veyahut da başa geçen iktidarların kurtaracağı sanrısı içinde seyirci iken bu güçler, medya aktörleri yoluyla hikayemize son noktayı koyarlarken, bizler sadece seyirci olarak kalırız. Şunu bilmeliyiz ki, başka bir dünya yok. Bu yüzden, inadına tiyatro yapan, sanat yoluyla tüm olumsuzluklara direnen başarılı sanatçılarımız sayesinde dünyamızın güzelleşmekte olduğunu bizler biliyoruz ve bildirmek istiyoruz.


Bir ülkede yaşayan insanları geliştirecek olan sanatın gücünü farkeden liderler sanatı destekler, bu gerçeği gören Atatürk sanatı bir ulusun “can damarı”olarak nitelendirmiştir ve tiyatro için “Bir milletin kültür seviyesinin aynasıdır” demiştir.


Bu sanata emek veren tüm dostlarımızın bu güzel günlerinin, yalnızca bugün değil, yılın tüm günlerine yayılması dileğiyle bu anlamlı günü fırsat bilerek, sahnede oynayanlar kadar, dünyadaki rollerini barış ve mutluluk adına üstlenmiş tüm insanların  27 Mart’larını içtenlikle kutluyorum.

Prof. Dr. HÜLYA NUTKU

 

PROF. DR. HÜLYA NUTKU’NUN ÖZGEÇMİŞİ

Ankara Üniversitesi, D.T.C.F. Tiyatro Bölümü’nde lisans eğitimini (1970/74) yüksek Lisans eğitimini tamamladı. (1974/76)  

1971 yılında, Ayak-Bacak Fabrikası adlı oyunla İskoçya’nın York kentinde yapılan festivale  katıldı. 1974’te, Venedik’te, Romantik Dönemde Tiyatro başlıklı seminere katıldı ve İtalya’da 6 ay kaldı. (Uluslararası Tiyatro Tarihi Kursu no. 12). Böylece Venedik Biennal’ini izleme fırsatı buldu. Ankara Çağ Tiyatrosu’nda çocuk oyununda oynadı, Ankara Çocuk Tiyatrosu’nda Salih Kalyon’un rejisinde dramaturg olarak çalıştı.Yüksek Lisans eğitimi sırasında Prof. Dr. Metin And’ın asistanı olarak Ankara Devlet Konservatuvarı’nda ve (1974-1975) Ankara Sanat Tiyatrosu kursiyerlerine ders vermiştir. Ege ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Tiyatro dışında sinema bölümü, BasınYayın Yüksek Okulu ve KKTC Yakındoğu Üniversitesi’nde dersler vermiştir.

1975 yılında, Yüksek Lisans eğitimi sırasında Londra Dil Merkezi’nin ‘International House’ adlı dil okuluna devam etti. Aynı tarihlerde International Theatre Institute kanalıyla Londra’da o sezon oynanan oyunları izleme olanağı buldu ve ‘Half-Moon-Theatre’da ışıkçı olarak çalıştı. 1980 yılında Viyana’da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı, Max Reinhardt Seminar’da yetenek sınavlarında jüri üyeliği yaptı.

Öğrenciliği sırasında, Tiyatro 70 dergisinin sürekli yazarlarından biri olan Hülya Nutku, 7 Gün dergisinin sürekli eleştirmeni olarak basın kartı aldı. Milliyet, Gösteri. Gölge Tiyatro, Güneş Gazetesi, Tiyatral, İki Kalas Bir Heves, Edebiyat 80, Ulusal Dergi, Agon, Yeditepe, Varlık, Ege Sanat Rehberi, GSF Dergisi, Cumhuriyet Dergi, Mavişehir Life, Dramatik, Sahne Dergisi, Yeni Tiyatro ve Tiyatro-Tiyatro Dergisi’nde eleştirileri yayınlandı.

1976’da Ege Üniversitesi bünyesinde kurulan Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’ne, asistan olarak alındı. Prof.Dr.Metin And’ın danışmanlığında Tarihsel Dram ve Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu’nda Tarihsel Dram Modelleri başlıklı doktora teziyle 1983’te doktor, ardından 1985’te yardımcı doçent oldu. 1996’da doçent, 2003 de de profesör oldu.

Kuruluşundan bu yana, Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne Sanatları Bölümü’nde öğretim üyesi olan Nutku, 1992 de Avustralya’da Sidney kenti Nepean Üniversitesi Witti (Dünya Uluslurarası Tiyatro Eğitim Enstitüsü) buluşmasında koodinatörlük yaptı. 1996 da aynı Enstitünün İzmir buluşmasını gerçekleştirdi. 1997’de Güney Kore’nin Seul kentinde 27. Dünya Tiyatro Kongresi’nde Türkiye’yi temsil edenler arasında yeraldı. 11 yıl boyunca İzmir TRT de sanat programı konuğu ve TRT iç eğitim seminerleri yaptı. Çeşitli üniversitelerde panellere katılan, sempozyumlarda bildiri sunan Nutku, kendi üniversitesinin de bu tür etkinliklerinde düzenleme komitesinde yeralmıştır. Bugün de birçok derginin hakemliğini yürütmektedir.

1998’de Kültür Bakanlığı’nın açtığı yarışmada Orhan Asena üzerine yazdığı kitapla biyografi dalında büyük ödülü aldı. 3 büyük oyun, 13 kısa oyun, 5 çocuk oyunu sahneleyen Hülya Nutku 5 yıl boyunca İzmir’de Sokak Tiyatrosu çalışması yapmış, İzmir Tiyatro Günleri düzenleme komitesi üyesi, ITI Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, TEB Eleştirmenler Birliği ve Assitej üyesi olan Nutku Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, İzmir Kukla Festivali, İzmir Tiyatro Günleri, Assitej ve Sahne dergisi jürisi ile Taylıeli Festivali ve Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatroları düzenleme komitesi’nde görev yapmıştır. Yeni Tiyatro Dergisi’nin “Emek ödülü” Salihli’de Dionysos ödülü, son olarak da Aydın’da Muzaffer İzgü “Onur ödülü”almıştır. 42 yıl hizmet verdiği üniversitesinden 2018 eylül’de emekli olmuştur.

 

Yayımlanan Kitapları:

• Tarihsel Dram ve Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu’nda Tarihsel Dram Modelleri 4 cilt Devlet Tiyatroları İç Hizmet Yayını, Ankara 1983.

• Güneşe Tırmanmazsan Ayı Göremezsin [Tiyatro Denemeleri], İleri Yayınevi, İzmir 1992

• Cumhuriyetin 75. Yılında 75 Yılın Tanığı Bir Yazar; Orhan Asena • • Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1998.[T.C.Kültür Bakanlığı, Biyografi Dalı Büyük Ödülü] ayrıca Yaşamı ve Eserleriyle Orhan Asena (Ustalara Saygı gecesinde İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçıları tarafından oynandı)

• Oyun Yazarlığı Mitos-Boyut Yayınevi, Istanbul 1999. Eksik Parça Yayınevi 2017

• Dramaturgi, Mitos-Boyut Yayınevi, Istanbul 2001. (2 ve 3.baskı) Eksik Parça Yayınevi 2017

Anahtar Kelimeler: ulusal tiyatro bildirisi, Prof. Dr. Hülya Nutku

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.

TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir